anarsizm »
1. insanlarin devlet olmadan da adil ve uyumlu bir duzen icinde yasayabileceklerini, insanlar uzerinde bir devlet sistemi kurulmasinin onlara zarar verdigini ve kotuluk ettigini savunan felsefi ve siyasal akim. yunanca "yonetimsiz" sozcugunden turetilmistir. anarsistler, devletin, insanin icindeki hirs, para tutkusu gibi olumsuz egolari korukledigini dusunurler.
2. anarşistin takipçisi olduğu düşünce ve toplumsal örgütlenme** biçimi.

esasen george orwell amcanın hayvan çiftliği* kitabı için herkes bir komunizm eleştirisi der, ve de doğrudur, ancak anarşizm için düşünerek okunursa, orada da toplumsal hiyerarşik örgütlenmenin ve güç sömürüsünün gözlemlerinden anarşist düşünceye karşıt paylar çıkarılabilir.

yani ki, bu gözlemlere göre, insanları kendi hallerine bırakırsanız direkt hiyerarşi oluşturuyorlar. * *.

ama esas anarşik ütopyaursula k le guin teyzemiz mülksüzler* adlı kurgu kitabında bir güzel kurcalamıştır.
**.
3. insanlarin ne oldugunu tam olarak bilip anlamadan hakkinda konusmayi pek sevdikleri devrimci hareket
4. (bkz: her insan biraz anarsistir)
5. başta devlet olmak üzere bütün baskıcı kurumları ortadan kaldırmayı öneren öğreti.

anarşizme göre devlet egemen sınıfın çıkarlarını korumakla görevlendirilmiş gereksiz bir kurumdur. Özgürlüğü gerçekleştirmek için en başta devlet yıkılmalıdır. devlet hiçbir zaman yeni bir toplum çağını başlatmak için kullanılamaz. temsilcilik, gerçeklere dayanmayan bir düşçülüktür; bu gibi düşçülükler insanları insan dışılığa dönüştürür. baskı yerine özgür işbirliği, korku yerine kardeşlik ve sevgi gerçekleştirilmelidir. devlet yerine işbirliğinin doğuracağı dernekler ve bu derneklerin birleşmesiyle meydana gelen federasyonlar kurulmalıdır. uyum bu birleşmelerin doğal dengesiyle gerçekleşecektir. Çeşitli birlikler her an yön ve biçim değiştirerek her an etkin yönü ve biçimi kullanacaklardır. devlet ile birlikte her türlü baskıcı kurum yok edilmelidir. İnsan; bir üretici olarak anamalın otoritesinden, bir vatandaş olarak devletin otoritesinden, bir birey olarak dinsel törenin otoritesinden kurtulmalı ve özgür bir gelişme olanağına kavuşmalıdır. bütün insansal yetenekler ancak başsızcı (anarşist) bir toplumda, hiçbir baskıyla engellemeksizin, özgürce gerçekleşebilir
6. komünizmle taban tabana zıt, proudhon ve bakunin gibi fikir adamlarınca temellendirilmiş öğreti.
7. osmanli da ve turkiye cumhuriyetinde devlet o kadar kutsallastirilmistir ki anarsizm her zaman tukaka olmustur. ihtilalcilik, teror, fitnelik, kuralsizlik ve hatta erkeksizlik gibi tanimlamalara maruz kalmistir. devlet bizde ya babadir ya ana. seriatin kestigi parmak acimaz diyerek islamin degil devletin buyuklugunu kabullenmisizdir. turk icin en buyuk felaket bassizlik olunca * anarsizm gibi devlet aygitini kabul etmeyen bir sistem her zaman dislanmistir.
8. (i wanna be anarchy no dog's body)
9. (bkz: anarchy in the uk)
10. çok kolayca sömürülebilecek bir yönetim sistemi. * bir çok avantajı da olsa aynı komunizm gibi herkesin belli bir bilince sahip olması gerekir. her insan onurlu, namuslu, dürüst ve daha insan olduğunda dünyadaki en iyi sistem bu olacaktır. anarşizm hakkında bir şeyler bilen insan sayısı çok değildir. bu nedenle kulaktan dolma anarşistler kötüdür, adam öldürür gibi bilgiler tamamen yanlıştır. ama şu anda bu kadar az insan gibi insanla bu mümkün değildir.
11. (bkz: kesilmesin istiyorum)
12. (bkz: alem buysa kral benim)
13. teori olarak önce komünizme atlanacağı, peşinden anarşizme geçileceğini savunur, yani dialektik metaryalizme aykırıdır.. komünistlerden ayrıldıkları en önemli nokta işte budur..
komünitler der ki:
önce sosyalizm peşinden komünizm ve en son anarşizm..
anarşistler ise hemen komünizme geçmek ister ki bu da doğaya aykırıdır..
14. anarşistler komünistlerden değil *, sosyalistlerden ayrılırlar. anarşistler komünizm için; devrim ya içinde ya hiç bir yerde, bugün değilse ne zaman derken, sosyalistler için ise komünizme giden bir yol vardır; proleterya diktatörlüğü.

anarşistler hiç bir otoriteyi, iktidarı, tahakkümü, sınıfı kabul etmezken; sosyalistler bu tip yapıların komünizme giden yolda ortadan kalkacağını savunur.

aslına bakarsak bu konuda belirli formüller yazmak pek doğru değildir; zira bu bir denizdir. üç cümlede bir formül yazıp bunu tek geçer doğru göstermek mümkün değildir. buna rağmen belirli doğruların altını çizmek gerektiği kanısındayım. örneğin anarşistler komünisttir. anarşistler için komünist değil demek büyük bir hata olacaktır; zira komünizm ile sosyalizm arasında iktidarın varlığı ve iktidarın varolmaması gibi derin bir ayrım varken ikisi bir kabul edilmektedir. oysa komünizm bir çok özgürlükçü fikir akımının ve kimilerine göre hıristiyanlığın, islamiyetin varmaya çalıştığı bir noktadır. komünist olmak ne sosyalistlerin, ne anarşistlerin tekelindedir.
15. anarşizm yalnızca devlet karşıtlığı değildir, her türden hiyerarşik ilişkinin reddidir. anarşizmin özgün yanı belli başlı ilkeleri dışında -otoritenin reddi, tahakküm karşıtlığı, özyönetimcilik- belli bir kalıba sokulamayacak oluşudur, muhtelif düşünceleri ve pratikleri içerir. örneğin şiddete bakış konusunda anarşistler arasında fikir birliği yoktur. anarşist sıfatını ilk kabul eden düşünür olan
proudhon a göre mevcut düzeni değiştirmek için şiddet kullanmaya gerek dahi kalmayacaktır.
kendisini anarşist olarak kabul etmeyen ancak anarşist düşünürler arasında sayılan tolstoy tam bir pasifizm savunucusuyken, bakunin şiddeti zorunlu bir araç olarak görür. yakın tarihteki anarşist hareketlerde ise şiddetten arınmış eylemlerin ön plana geçtiği görülmekte.

anarşistlerin bilime bakışında da çeşitlilik vardır. 19.yüzyıl anarşist düşünürleri(proudhon,
bakunin,
kropotkin) genel olarak, bilim ve teknolojinin bir kurumun tekelinde olmaktan çıkarıldığında tüm insanlığın çıkarını sağlayabilecek bir niteliğe bürünebileceğini düşünürler. sözgelimi teknoloji çalışma saatlerinin düşürülmesini sağlayabilir. ancak özellikle 1960 lardan itibaren gelişen anarşist harekette ise teknolojinin özü itibariyle yıkıcı olduğu düşüncesi ön plandadır. yine benzer bir şekilde rasyonalizmi reddeden, mistisizme yakın anarşist hareketler de 20. yüzyılın ikinci yarısında gelişmişlerdir.

16. anarşistler, 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında genelde feodal ilişkilerin hakim olduğu, sanayileşmemiş, rusya ispanya ve italya gibi ülkelerde etkili oldular. hareketlerin spontane, koordinasyonsuz ve yerel oluşu kolaylıkla bastırılmalarıına yola açtı. anarşist harekete katılanlar çoğu zaman köylüler ve zanaatkarlardı, işçiler arasında anarşizm etkili değildi.
barselona da işçiler arasında yayılmıştı ancak george woodcock, anarşizm adlı çalışmasında barselona daki işçilerin köylü kökenli oluşunun da
bunda etkili olduğunu belirtir.
anarşizm günümüzde ise daha çok orta sınıfın sahiplendiği bir düşünce gibi gözüküyor. harekette etkin olanlar daha çok üniversite öğrencileri ve kısmen akademisyenler.

anarşizm tarihinde şaşırtıcı deneyimlere de rastlanmakta. örneğin rusya'da, çigirin bölgesinde bir grup bakuninci, halkın çar a karşı olan sevgisini kullanmak amacıyla çar tarafından gönderildiğini söyledikleri, köylüleri toprak soylulara karşı isyana davet eden ve bakuninci! bir eylem planı sunan belgeler hazırlayıp köylülere dağıtarak farklı bir eylem planı geliştirmişler. fransa'da ise proudhon seçimlere katılarak kurucu meclis e girmiş, ancak bu deneyim daha sonra parlamentarizmi tümden reddetmesine yol açmıştır. aynı zamanda anarşist düşüncenin temsili sisteme olumsuz yaklaşımını da pekiştirmiştir.

kaynak: george woodcock, anarşizm: bir düşünce ve hareketin tarihi

anarşizm hakkında kapsamlı bilgi için : http://uk.geocities.com/anarsistbakis
17. anarşizm bireylerin birbirleriyle eşitler olarak özgürce işbirliği içinde olabileceği bir toplum yaratmayı amaçlayan politik bir kuramdır. böylece, anarşizm gerekli olmadıkları gibi, aynı zamanda da bireye ve onların bireyselliğine zararlı olan tüm hiyerarşik kontrol biçimlerine, ister devletin isterse kapitalist olsun karşı çıkar.

kaynak: what is anarchism? http://www.infoshop.org/faq/secA1.html
18. http://arehber.cjb.net
19. (bkz: anarşist hümanizm)
20. felsefede de pratikte de utopyadan ibaret, dusunmesi, hayaller kurmasi zevk verek bir akim. ust duzey bir bilincin oldugu var sayilsa bile ortak yasanan bir yerde yine de kurallarin ve bir yonetimin olmasi kacinilmaz oldugundan (utopya'yi okuyanlar bilir), sadece utopik bir alternatiftir. insanin dogasi geregi asla var olamayacak bir bilinci temsil eder. cikis noktasi ise insanin ara sira kendini asip, egosundan siyrilarak urettigi dusuncelerdir. bakunin'in yaptigi ve stalin'in de yok ettigi gibi.
21. bir utopya oldugundan -turkiye'de tanidigm tum anarsist gruplarin- "surekli devrim" gibi bir slogani vardir. baslangici olan her seyin bir sonu oldugundan * devrimin de bir sonu vardir, ki bu en ust bilinctir. anarsizm insan ve insan gibi tum viruslerin dogasina terstir. anarsizm hayvana ozgudur. hayvanlar anarsist bir ortamda yasarlar. ihtiyaclari kadar avlanirlar, avlandiklarini stoklamazlar, yedeklemezler. ertesi gun bir daha avlanirlar. boylece hayvanlar sermaye sahibi olamaz.

hayvanlar sermaye sahibi olamadiklarindan bulunduklari cevrenin dogal kaynaklarini sonuna kadar tuketemezler. ekolojik duzeni bozamazlar. onlar ihtiyaclari kadar tuketirken doga uretmeye ve uremeye devam eder. hayvani anarsist yapan sey dogasidir. hayvanin dogasinda ego yoktur. bu yuzden anarsizm insanlik icin bir utopyadir.
22. arş kelimesinin latince karşılığı otorite, başat olandır. olumsuzluk ön eki alarak ise otoritesizlik anlamına gelir.
anarşizm, bomba koymak, adam öldürmek, banka soymak, kargaşa yaratmak, kavga çıkarmak değildir. yönetimsizliktir. ispanya' da, fransa' da, rusya ve meksika' da xx. yy. başlarında etkili olmuştur. en büyük teorisyen pyotr alekseyevic kropotkin sayılır.
liberal boyut öne çıktığı zaman sorun, bireyin özgürlüğünü ve tercihlerini maksimize etmektir. sosyalist anarşistler ise özel mülkiyeti ortadan kaldırır.

(bkz: mihail aleksandrovic bakunin)
23. peace to the people war to the instutions diye açiklamiş ispanyol anarşistler
24. evvela#603440 numaralı entariye bakarak kaos sözcüğünün, kaos yayınevi tarafından nasıl anlaşıldığını okuyalım. değişik değil mi?

biz bir bilgi sistemi öğreniyoruz doğduğumuz gün. daha önceden keşfedilmiş olanları doğru kabul edip hayata başlıyoruz. örneğin yer çekimi kanunu üzerine kafa yormuyoruz, bu hazır bir bilgi. bizim bilgi sistemimizde çeşitli sözcüklerin bir karşılığı vardır. bu bilgi sistemi bizim en muhafazakar yanlarımızdan birisidir. bu sistemi değiştirmek için yola çıkmak bile tüm hayatımızı etkileyebilir.

komünizmi ahlaksızlık, hırsızlık gibi gören, söz konu kavramı zihnine öyle yerleştiren bir insanın komünizmin idealleri üzerine ne fikri olabilir? veya komünizme ne kadar inanabilir? öncelikle kendi bilgi sistemini yıkmalı, ardından yola çıkmalıdır.

bilgi iktidardır. bilgi kendi içinde revizyonlara izin verir; ancak devrimlere vermez. bir bilginin yanlışlanabilmesi birey için çok zordur. kendi doğrusu tanrısal bir mutlaklıktır. bilgi bu yüzden iktidardır demiştir foucault. newton fiziği geçer kurallarını belirlemiştir dünyada; ta ki einstein sahneye çıkana kadar. einstein öyle bir sallamışştır ki kuralları kökünden, bir çok şeye yeniden başlamıştır fizikçiler. buna rağmen newton fiziğinin doğruluğunu savunanlar olmuştur. bilgi muhafazakarlığa dönüşürse faşizmi doğurmaktır.

bu kadar kelam neden?

anarşizm, bu dille yazmayanlardır. bildiğiniz tüm kavramlar, üretim biçimleri, sözcükler aslında daha farklı olabilir. insan için tek geçerli örgütlenme "devlet"tir demek ne kadar sağlıklı? anarşizm otoriteye, hiyerarşik örgütlenmelere karşıdır. öğrendiğin tüm doğruların aslında yanlış olabileceğini düşün!

otoritesiz yaşayan insanları biliyoruz tarihten. pasif direnişle, sivil itaatsizlik ile koskoca hindistan'dan ingilizlerin def edildiğini de biliyoruz. tek yol hiyerarşik örgütlülük değildir, devlet değildir.

pierre joseph proudhon "mülkiyet hırsızlıktır" diyerek bugüne kadar mülkiyetin hiç dikkat edilmeyen bir yönünü açıkça ortaya koymuştur. bilgi sistemleri içine bırakılan bir soru işareti olmuştur bu önerme. anarşizm bildiğin doğruların yanlış olduğunu öne sürer. bir kaos'tan söz eder. bu kaos senin bildiğin, sana öğretilen karmaşa, asi çetelerin cirit attığı bir ortam değil, doğal olanın kendisidir. yukarıda bahsettiğimiz entari bu konu üzerinde yeterince bilgi vermekte zaten.

anarşizmin merkezinde birey vardır. bir devlet, din veyahut ırk önemli değildir. bireyin mutluluğuna giden yolu çizmek ister. bireyin sosyal bir varlık olduğuna inanır, bu yüzden toplumsaldır. mutluluk için ortak bölüşümü, iktidarsızlığı önerir. sürekli bir devrimi, daha doğrusu statik olmayanı savunur. bir şey kurumsallaştığında kendi iktidarını, kendi hiyerarşik örgütlenmesini kuracak ve bireyi tekrar tahakkümü altına alarak karanlığa çekecektir.

anarşizm işçi sınıfına inanır. fakat sadece işçi sınıfına değil, lümpen proletaryaya, çevrecilere, eşcinsellere, kadınlara, erkeklere... bu liste uzar gider; zira otoriterizmin çizmeleri altında ezilen bireye inanır. marx'ın adam yerine koymadığı lümpen proletarya aslında ciddi bir devrimci güçtür. fight club'tan hatırlarsınız belki; ancak hiçbir şeyin olmadığında özgür olursun... işte lümpen diyerek hor görülenler, mülksüzler, yersizler özgürlüğün bir adım ötesindedir. aklındaki iktidar ilişkilerini; yani bilgi sistemlerini değiştirerek bireysel bir devrim gerçekleştirebilecek olanlardır. oysa biz küçük burjuva kıçlarımızı rahat sandalyelere yaslayarak monitörün karşısında vakit öldürmekten başka ne yapıyoruz? aşmamız gereken, yıkmamız gereken, imha etmemiz gereken ne çok şey var...

farklı bir dil ile bakarsanız; yani ezberinizi bozarsanız bir başka yolun mümkün olduğunu göreceksinizdir. başka bir dünya mümkün!

merak ediyorsanız bakınız: anarşist siteler rehberi
25. (bkz: bakunin)
»
Alakalı olabilir!
- anarsi
- anarsik
- anarsist
- anarshit
- anarsizm tarihi

nedir.Net