bas ortusu »
1. kadinlarin baslarini ortmek icin kullandiklari esya.
(bkz: yazma)
(bkz: tulbent)
(bkz: turban)
(bkz: butun yollar roma ya cikar)
2. kullanılması ya da kullanılmaması kimse (anne, baba, koca ya da devlet dahil) tarafından dayatılmaması gereken giysi tamamlayıcı unsur.

kullanılması gerekip gerekmediği tartışması ayrı bir tartışmadır. ancak bütün kadınların kullanması gerektiği yolunda yasalarla düzenlenmiş bir ülkede başını örtmeyen birine yer yoktur, başını örten biri ise yasalarının kaynağını inançtan değil birey haklarından alan bir sistemde kendine yaşama alanı bulabilir.
3. türbanla başörtü aynı şey değildir..başörtünün tarihi anadoluya dayanır..ninelerimizin tarlada veya tozlu işlerde çalışırken saçları kirlenmesin,saçlarının aralarına saman,toz vesaire girmesin diye taktıkları bilinir..ayrıca dinin gereklerini abartmadan yerine getirmeye yarayan eşyadır..oysa türban siyasi amaçlara alet edilmiştir..**
4. (bkz: turban)
5. baş örtüsü yıllardan beri halkımız tarafından kullanılan giyecektir, herhangi bir siyasi hareketin sembolü de değildir. bu yüzden türbanla karıştırılmaması gerekir.
takanların arasındaki farklar için:#935833
6. annelerimizin,teyzelerimizin ortunmek icin degil,her gun kuafore gidip saclarini yaptiracak paralari olmadiginda saclarini ortmek ve duzenlemek adina taktiklari ortu turudur,güzide ülkemde dine alet edilir,öyle ya din'in işi kadınların saçıla başıyla uğraşmaktır başka işi yoktur.siyasete alet eden siyasi veya politikacı öküzlerden bahsetmiyorum bile.

edit:herhangibir din le herhangibir sekilde hicbir alakasi yoktur..kupe veya kot pantolon gibi giyinme amacli bir seydir.
7. inancının gereğini yapmak isteyen insanlarımızın haklı tamamlayıcısı!
8. (bkz: basortu)

yemenidir yaşmaktır
bayraktır başörtüsü
şimdi öz vatanında
tutsaktır başörtüsü

zulümdür gelir geçer
inanan kalmaz naçar
kuytu sularda açar
zambaktır başörtüsü

yine yollar kesildi
dersaneler basıldi
bir kız gözünü sildi
islaktır başörtüsü

düşme arsız izine
kanma yalan sözüne
bacımın gül yüzüne
yapraktır başörtüsü

beyzadeler şaşıdır
ne görür ne işitir
bu bir kimlik işidir
bir haktır başörtüsü

oyası el örgüsü
namusun tel örgüsü
nene hatun´un süsü
ak paktır başörtüsü

idealler arzular
yasağa nasıl sığar
hergün yeniden doğar
şafaktır başörtüsü

evet aynen böyle düşünüyoruz.şereftir.namustur.bayraktır.aşktır.umuttur.imandır.direniştir.
9. ilginc bir örtüdür ve insana bazı soruları sordurtur
1- ey insan bundan asirlar once insanlar bu kadar ortunebiliyorlarmıydı?
cevap: hayır cunku bu kadar örtü vs. madde yoktu, mevcut bezle kafalarını degil hassas noktalarını örtüyorlardı!
2- o zaman nasıl dinin simgesi oldu?
cevap: zhzhzhhz bip bip bip mavi ekran hatası 0028:0748526****
3- bu örtü olmasa ne degisir?
cevap: eskiden birsey degismiyordu, hatun istedigi kadar ortunsun erkek yine soymasını bilir imam efendi esliginde duzer ve duzerken boş-al boş-al boş-al, akabinde boş ol boş ol boş ol diyerekten hanesine gol yazabiliyordu, pek etkin birsey degildi kapanmak! bugun etkin ise bu etkinlik siyasi etkinliktir
4- adem-havva-örtü üçlemesi nasıl bir şeydir?
cevap: lord of the rings gibi ama ulastigi kitle farklı. allah ademi yarattı ve begendi* sonra devamı niteliginde havva'yı yarattı* ve sonunda potansiyel olarak üçüncü meydana geldi yani örtü* ama o örtünün icadı baya uzun olmalı çünkü o zamanlar dünyada bir adem, bir havva ve bir de kobra yılanı* vardı. ama örtüyü bir anda gokten zembille indiren** adem bunu havvaya hediye etti ki basini ortsun
5- ama efendim havva basini ortse bile kıcı acık kaldı?
cevap: hava sıcak oldugu için havva usutmez, cırcır olmazdı, hele bi basini kapatsın geri kalan acikliklari adem kendi yontemi ile kapatma yoluna gider ama yeter ki havvanın bası örtülsün
6- peki ya kobra yılanı ne oldu?
cevap: iste filmin koptugu yer burasi, havva basini orttu ama malum yerler acik kaldi ve sonrasında bir daha kobra yılanını goren olmadı

iste bas ortusunun hikayesi boyledir
10. islam'da baş örtmek dinin temelin emrettiği bir kural değildir. (bkz: farz). islamın geldiği coğrafya ile birebir alakalıdır. arap yarım adası, maverahünnehir, suriye, kudüs ora bura hep kurak yerlerdir. e ortaık paso kum, toz, kir, hastalık. (bkz: kum firtinasi)

ne ilaç var ne hijyen. su keza aynı.
e islam temizlik dini. su yoksa en azından bir şekil korunmak gerek pislikten. örtünmek en kolay çözüm.

bugün bile tvlerden izlediğimiz.gidip gördüğümüz. konuşup anladığımız. o coğrafyanın insanı kadın erkek ayırt etmeden örtünüyor. museviside kapalı hristiyanıda.

olay bize taşındığında politik ama...


11. bas gitar tozlanmasın diye örtülen örtü.
12. "...başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar..." nur suresi, 31.ayet

dikkatinizi çekerim ki başörtüsü takmak emredilmemiş, o donemde kadinlar zaten basortusu kullanmaktaydi, islamiyet gunesin alnina, arap yarim adasina gonderildi ve erkekler de o sirada baslarina gunes gecmemesi icin baslarini ortuyorlardi... bu ayet baslarini baglayip gogus dekoltesini abartan kadinlar icin indirilmistir...
eger benim bilmedigim "basinizi kapatin" diye bir ayet varsa ona da soyle bir yorum getireyim...
bize ogretildigi kadariyla dinimiz tum zamanlara ayak uyduracak bir dindir. eger gonderildigi sirada basi acik kadinlara kotu gozle bakiliyorsa elbette basinizi kapatin der. 21. yy da basi acik kadinlara kotu gozle bakilmamaktadir o halde baslarini kapatmalarina gerek yoktur...
ayrica kuranda kadinlarin cok fazla dikkat cekici seyler yapmamalarini soyler*, ama su an sokakta normal giyinmis bir kadındansa, kara carsafli bir kadin daha cok dikkat cekip kendisine baktirmaktadir... bu sartlarda gunahkar olanin kara carsafli kadin olmasi gerekir...
13. islam gelmeden de o coğrafyada kullanılıyordu, islam geldikten sonra da. bu bizim inancımınz, imanımız diyenlere de bunun en iyi ihtimalle bir arap geleneği, oradan da islami gelenek haline geldiğini söyleyebiliriz. tabi bunu islamın bir şartı saymak, onu yasaklamaktan daha az saçma.
14. baş örtüsünün tarihi ile ilgili ilginç bir anekdot:

zamanın birinde fatih altaylı başörtülü kızlara fahişe demişti.

hemen ertesi günlerin birinde hasan karakaya şöyle yazmıştı


okuma hakları ellerinden alınan "başörtülü" öğrenciler için "fahişe"
diyebilecek kadar adileşen, pespayeleşen bir "orospu çocuğu"na, hakettiği
dilden cevap vereceğim.

dikkat edin;

"orospu'nun çocuğu" değil, "orospu çocuğu" diyorum.

çünkü; "ana"sının kabahati yok.

bilseydi, büyüyünce böyle bir "mahlukat" olacağını hiç doğurur muydu
onu?..

evet;

o, kafası orospulaşmış bir fahişe!..

o, bir orospu çocuğu!..

o, mümkün değil ki, anasının rahminde büyümüş bir "cenin" olamaz!..

olsa olsa; '9 ay 10 gün çektiği kabızlık"tan sonra makatından defettiği
bir
"bok"tur!..
onun gözünde;

okumak için üniversite kapısında bekleyen "başörtülü" öğrenciler birer
"fahişe!.."

hem de;

"bellenmesi gereken bir fahişe!.."

depremde çektikleri "acı"ların üzerine, bir de "okula girememe" baskısıyla
karşılaşan bir "depremzede öğrenci"nin zulmü protesto için açtığı "7.4
yetmedi mi?" pankartına takmış kafayı.

diyor ki;

"size neyin yetip yetmediğini ben biliyorum da, size değmez!.. onu yapmaya
bile değmezsiniz!.. sizi gidi alçak fahişeler sizi!.."

ben de diyorum ki;

hayır; böyle bir "şey"e "insanca" cevap vermek mümkün değil...

ona neyin yetip-yetmeyeceğini ben de çok çok iyi biliyorum ama, değmez!..

çünkü;

yazdığı kalem bile "küçük" gelir ona!..

o ki;

oturduğu "cola şişesi"nden bile zevk alan bir "homoseksüel"dir!..

dolayısıyla; "kalem"ler, "şişe"ler değil, "budaklı odun" lazım, bu alçak
homoseksüele!..


işte böyle demişti hasan karakaya...

işte ben buraya üç nokta koyuyorum...

15. inanan, inanmayan, bilen, bilmeyen herkesin üzerinde yorum yaptığı, bir takım insanların düşünmeden bir sürü laf sarf ettiği fakat bunları sarf ederken karşısında bu tür insanlarında bulunabileceğini ve ne olursa olsun bu tür dışlanmışlıklardan, kötü sözlerden dolayı o insanın üzülebileceğini düşünmedikleri ender konulardandır. insanları ayırmayalım, bölücülük yapmayalım diye savunanların bile başörtülüleri ayrı bir köşeye koyabildiği, onları düşünmekten, sorgulamaktan aciz olarak görebildiği görülmüştür. lafım herkese değil alınması gerekenleredir, inancın özü kalben yapılan bir şeydir, mutlak aşktır, yaratana karşı duyulan sevgidir, onun isteklerine emirlerine isteyerek * uymaktır çünkü bu bir sevgidir, aşktır, bu yalnız yaratanla yaratılanı ilgilendirir nasıl ki dışarıdan ilşkilerine müdahale edilenler, müdahele edenlere kızıyor ise yaratanla yaratılan arasına girilmesi de böyledir. herkes inandığını yaşar, kendi içinde yaşar, çevresindekilere de saygı duymak düşer. **
16. (bkz: universitelerde turban yasaginin desteklenmesi/kati)
17. namustur birileri kabul etmese de. elini uzatanın eli kurudu/kuruyacak. had; bilinmezse bildirilirdir.
18. önceliklle#656087
şimdi gelelim başörtü yasağına. bu konuda, iki ayrı düşünce var: birincisi, dinde zorunlu kılınmış, farz kılınmış örtü. ikincisi, zamanında islam coğrafyasında kullanılırken islam a mal olmuş aslında zorunlu olmayan örtü.
eğer birinci düşünce doğruysa, devletin laik olması için, bu örtünün her yerde kullanılabilir olması gerekir. çünkü, başörtüsü farzdır ve bu durumda, diğer dinlere mensup insanlar, kimsenin özgürlüklerine zarar vermeden farzlarını yerine getirebiliyorlarsa, müslümanların da farzlarını yerine getirebilmesi lazımdır. bu açıdan, baş örtüsü, kişisel haklar açısından, özgürlük açısından, laikliğin korunması açısından serbest bırakılmalıdır.
farz edelim ki ikinci düşünce doğru. zamanla baş örtüsü islam a mal olmuş ancak biz bunu kanıtlayamayız. bu durumda dinine bağlı kalmak isteyen ve bir farzı yerine getiremediğinin şüphesinde olan bir insan baş örtüsü takmak isteyebilir. doğaldır da. şüphede kalmak istemiyordur. sonuçta kimseye de zarar vermiyordur. eğer ikinci düşünce doğru olsa bile ki bu çok düşük bir ihtimal, birinci düşünceden emin olan insanların baş örtüsü kullanmasında sakınca yoktur. aslında sakıncası var da, bu sakınca, vücudunu istediği gibi sergilemenin özgürlük ve çağdaşlık olduğunu savunanlar için. çünkü onlara göre, baş örtüsü takmak gericilik demek. her neyse.
bir başka örnek olarak şunu da verebiliriz: 1400 yıl içinde dine mal olma ihtimali olan tek şey baş örtüsü değil. hristiyanların ayin günü olan sunday bambaşka bir dinden gelmektedir. hristiyanlıktan önce, güneşe tapanlar vardı ve doğaya inanalar vardı ve onların ayin günü de pazardı. bu güne de "sun day" adını vermişlerdi ancak hiçbir hristiyan, şimdi, pazar günü bize ait değildi, sonradan dinimize mal oldu deyip, pazar gününün kutsallığına karşı çıkmıyor.
bu konudaki tek şüphe, baş örtüsünün siyasi olarak kullanılması olabilir ki bu da, şu anki durumda mümkündür. neden mi? baş örtüsü takanların önceliği tekrar bu özgürlüğe sahip olmak, bu yüzden de, bü özgürlüğü savunan partilere oy verecek yani diğer düşünceler arka planda kalıyor. şu anda hiçbir baş örtüsü takan vatandaş, kendi özgürlüğünü kısıtlayan partiye oy vermez. aslında, şu anda, baş örtüsü yasakların protestosu olarak siyasi arenada söz sahibi olabilir ve bir bakıma, insanların siyasi kimliğini afişe edebilir.
19. bir taner yüncüoğlu ezgisi.

yemenidir yaşmaktır
bayraktır başörtüsü
simdi öz vatanında
tutsaktır baŞÖrtÜsÜ

zulümdür gelir geçer
İnanan kalmaz nacar
kuytu sularda açar
zambaktır baŞÖrtÜsÜ

yine yollar kesildi
dershaneler basıldı
bir kız gözünü sildi
islaktır baŞÖrtÜsÜ

İdealler arzular
yasağa nasıl sığar
her gün yeniden doğar
Şafaktır baŞÖrtÜsÜ

düşme arsız izine
kanma yalan sözüne
bacımın gül yüzüne
yapraktır basÖrtÜsÜ

beyzadeler şaşırdı
ne görür ne işitir
bu bir kimlik işidir
bir haktır basÖrtÜsÜ

oyası el örgüsü
namusun tel örgüsü
nene hatunun süsü
hak haktır baŞÖrtÜsÜ
20. siyasi simge değildir, islam dini tarafından kadınların başörtüsü giyinmesi uygun bulunmuştur. bunun mantıklı açıklamaları da vardır. nasıl bir mantıkla "siyasi simge" boyutuna ulaşmıştır, merak konusudur. aynı mantıkla bir "t-shirt", bir "güneş gözlüğü" de siyasi simge olarak kabul edilebilir. ayrıca madem siyasi bir simge, neyi simgeliyor ki?

bu simge olayı sadece bir takım kişiler tarafından ortalığı karıştırmak amacıyla ortalığa atılmış bir kavram olup, amacına ulaşmıştır.
21. başörtme emri saçın gözükmemesi anlamına gelmemektedir. Çünkü kur'an-ı kerim'de saçınız gözükmesin mealinde bir şey yazmamaktadır. başın örtülmesi (başörtüsünü yakanın/omuzun üstüne kadar kapatmak) emredilmektedir. yani saç tahrik edecek diye değil, emir böyle olduğu için örtünür müslüman kadınlar. bazı gerizekalılar, "hahaha salak müslümanlar saçı görünce tahrik oluyorlar hahahaha" şeklinde bir düşünceyi boş yere beyan ediyorlar.
22. namus ise cinsiyeti erkek olan birilerinin de takması gereken örtüdür. alakalı olarak: http://www.ntvmsnbc.com/news/353019.asp
23. namus ile alakası zaten ilgili linkten önce kurulmaya çalışıldığı için yoz beyinlerin kimlerde olduğununun, neyi neye alet ettiğinin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan nesne.


24. kadının adının başlamadan bittiği örtü. takılıp takılmamasına dair tartışmalarda kimse kadına ait olanı ona bırakmıyor. yasağa karşı çıkanların yüzden doksanı kadının başını bağlamasından yanayken, yasağı laiklik olarak görenlerin de yüzde doksanı takmamasından yana. yani aslında kadının tırnağından donuna kadar her şey yine erkeğe ait...
25. doğrusu başörtüsü* olan isim tamlaması. baş şayet, "önde gelen" vb gibi sıfat anlamında kullanılmışsa bir problem yoktur. *
»
Alakalı olabilir!
- bas ucu
- bas dondurucu
- bas kose
- bas ogretmen
- bas ortusu takan sosyalist

nedir.Net