ben ordek deyince sen gole bak »
281. selamlar bayim, bir ara bunu konuşalım. telefondan yazıyorum daktilo gibi ekran kayıyor bir ara bunu da konuşalım. güvenilir bir yer bulmak zor.

esas mesele:
"korma ben varım "okuyorum eğlenceli sayılır. kahramanımız aşık olduğu kızı kendine aşık etmek için büyü yapıyor. acik açık anlatınca yahu bunu dener mi insanlar diye düşünüyorum. verdiği ilaç isimleri şifalı otlar tutuyor. büyüyü de araştırmış midir gerçekten derken benim elimde olsa büyü dener miyim diye düşünürken kim için denerdim sorusu gelip çatıyor ve kendimi zorlasam da ağzımdan tek kelime alamıyorum.
kitaplar insanlara hayal kırıklıklarını hatırlatır ördek bir şekilde çıkarır ortaya en absürd yerde bile yeter ki zulan saglam olsun.
mentesce yazdım de mi asillar taklitleriyle yaslanir.
280. ozunde herkes yalniz degil midir, ordek?
sen, ben, o, hepimiz. hepimiz, birer biriz.
yalniz olmadan beraber de olunamiyor ki.

o halde insan yalniz diye uzulmemeli mi?
279. kimseye "seneye görüşürüz" diyemeden girdik yeni yıla ördek.
biraz fazla mı büyüdük, ne dersin?

buralar çok ıssız. sen neredesin?

mutlu yıllar ördek...
278. ben ördek deyince sen göle bak...
bir vak çeksen, karşıki dağlar yıkılır mı ördek?
bir vak çeksen, sonra rakıdan bir fırt çeksen ve beni dinlesen ördek?..
hiç tanımadığım birine konuşasım var be ördek.
tanışmıyoruz, değil mi?
tanımamamazlıktan gel be ördek.
on üç yaşımdayken evden ayrıldım ördek. yatılı bir okuldu yeni yuvam. ağlamadım ördek, gerçekten. Çok yalnız hissettim; çok korktum hatta bazen ama ağlamadım be ördek.
İki yıl sonra geri döndüm eve. evime değil ördek, eve döndüm. dönünce o ev yabancı oluyor; buzdolabını açarken yakalandığında utanıyorsun ördek.
on altı yaşımdayken annemden ayrıldım ördek. bir kış günüydü, bir sömestr tatili. bir sabah uyurken geldi ve beni öptü. "n'oluyor ya" dedim ve ağlayarak gitti. gelmedi bir daha. Çok da takmadım be ördek. 16 yaşındaydım ve takmadım ördek, inanır mısın?
on sekizimden yaşadığım şehirden; çok sevdiğim şehirden, eskişehir'den ayrıldım. İkinci haftamda valizimi topladım eve dönmek için de telefonu açan olmadı ördek. elimde valizimde, aydın'da, yağcılar içinde bir eve gittim ördek. sekiz yıl kaldım, o evde değil ama o şehirde sekiz yıl kaldım. oradan da ayrıldım ördek. Şehre döndüm, artık benim olmayan şehre, ağlayarak ördek.
yirmi sekiz yaşımdayken çok sevdiğim bir arkadaşımdan ayrıldım ördek. pilli bebek'ten siyah beyaz şarkısını çok severdi. bir de here comes the rain again ama hypnogaja'dan olanı. gitti bir cuma günü ve bir daha dönmedi. annemin gidişi gibi değildi bu seferki; ölmüştü gencecik adam. annem ölseydi de serhat gitseydi daha mı iyi olurdu acaba ördek?
yirmi dokuzken yine ayrıldım evden ve şehirden ördek. yine aydın'a gittim. bu sefer eve dönmüşüm gibi hissettim ilk defa. tuhaf sanki...
otuz bir olduğumda yine ayrıldım ördek. ağladım bu sefer, yalan yok.
sonra başka bir şehir... ve sonra yine bir şehir. güneye indim ördek. sen göç eder misin sıcak topraklara? ben ettim ördek; sen etme. sonra yine ettim ördek, kopuk uçurtma gibi, daha doğuya daha güneye gittim; güneydoğuya gittim ördek. ardımdan el sallayanım da olmadı ördek.
döndüm yine güneye, hatay'a. evim neresiydi benim ördek? evim var mıydı benim ördek?
Ördek, benim adımı biliyor musun? siktir et. ben de seninkini bilmiyorum. tanıdığım bir ördek donald duck, diğeri de varyemez amca. ama onun da adını bilmiyorum bak...
evlendiğimi, kızım olduğunu söylemiştim sana ördek. sonra bir kızım daha oldu ördek. ayrılamadım hâlâ hatay'dan ördek. savaş var yanıbaşımda. dün bir adam geldi, kucağında ölmüş bir bebekle. geçen hafta da şurda, karşımdaki tepede bitine ateş açıldı; ölmüş adam. ben buradayım hâlâ ördek.
Ördek, ben çok ayrıldım. kalbim taş kesti ördek. ama bu bana bile ağır gelir be ördek.
Çok sıkıldım ördek. biraz ahmet kaya biraz da müslüm baba dinledim. rakım da var ördek, içer miydin?
ne diyordum, kızlar evet. ben ayrılmak istemiyorum bu sefer ördek. herkes gitti, koymuyor artık. ama bu koyar be ördek.
neyse ördek. kafa açtım, affola. rakı demiştim ama? ben kaçtım o zaman ördek.
ben ördek deyince sen göle bak ördek. rakı ördek? sağol ördek.
düzeltme: arada beni düzelt ördek. İçip de sapıtmayayım.
277. kadindan yönetici olmaz ördek,

her seye duygularimla bakıyorum, gözyaşlarimin izin verdiği kadar görüyorum.
276. bu sabah yaşadıklarımı kime, nereye anlatayım derken kendimi yine yıllar sonrasında burada buldum.

geçmiyor ördek. geçiyor gibi oluyor...

bu sabah şahit olduklarım beni yıllar öncesine götürdü. o ne olduğunu o zamanlar bilmediğim şeyin ismi travmaymış. bugün pırt diye fırladı olduğu yerden. darmadağın etti beni. budak, cam kırığı, savcılık, v yaka tshirt vs sözcükleri ile bir dolu acı hikayem var. sabah ağlamamak için kendimi zorladığım konuyu bir parça aktardım. saatlerce ağlamak istedim. hala içim ağlıyor.

büyüyünce geçerdi, geçmiyor. beddualar ediyorum. iyi olmak istiyorum.
275. en kötüsü de sevgili ördek onca yılın ardından hiçbir şey diyecek hevesinin kalmaması. çünkü böyle olduğunda yaşadığın zamanın bir hiç olduğunu kabullenmiş oluyorsun. hayatının bir kısmını çöpe atmış oluyorsun.
274. bir gölden bir göle ördek,
bütün ördekliğinle
ancak ve sadece
uçarak gidebilirsin.

ördeklerin uçabildiğini biliriz ama pek görmeyiz.
273. ördek;

başka göllerde yüz, başka nehirlere, başka su birikintilerine açıl. git ufkun değişsin, git ki kendini bulabil.
272. zamanın içine sıkışmış durumdayım ördek. belki de zaman ötesinde sıkışmışımdır, bilemiyorum... zaman da ben de -ve hatta sen de- farklı yönlere doğru ilerliyormuşuz gibi geliyor ara ara.
zamanı tutamamak değil benimki, zamanın farkında değilim ki uzatayım avuçlarımı... yarından sonra dünü, dünden sonra bugünü yaşıyorum sanki, kalmadı mantık ilişkisi günler ve benim aramda... takvimin yaprakları sırasız düşüyor yerlere... sahi, takvim yaprağı mı kaldı...

ördek... göl yok, ördek...
271. ördek,

dünya bazenleri çok büyük görünüyor, ama baktığında bazı şeyler için çok küçük... göl de öyle...
270. ey caanım ördek,

dünya uzunca bir yolmuş da ben çiçeklere basmayayım insanlara çarpmayayım diye yavaş yavaş yürüyormuş gibiyim. işte bu yüzden geç de kalmışım bir de çok kaba insanlar varmış yaşarken çarpım özür de dilemiyorlarmış, seni düşürseler bile dönüp bakmıyorlarmış. öylece oturup kalıyormuşsun düştüğün yerde yaranla.

...
269. insan vakti tükenene kadar yanında bir soluk olsun istiyor. istiyor istemesine de her şey insanın istediği gibi olmuyor be ördek. şükür ki olmuyor yoksa kendimizi parça parça edebilirdik. parçalarımızdan yeni acılar peyda edip onlarla büyüyebilirdik. büyüdükçe kendine dönemeyen her sürülmüş gibi kaybolabilirdik. şükür ki her şey insanın istediği gibi olmuyor.
268. çok tepkisizsin ördek...
sana bir şeyler karalıyorum buralarda... ama yazmak birşeyler sana, göğe balon bırakmak gibi... gidiyor bir yerlere ama ne oluyor o balon sonra?

267. sen oğuz atay'ın ördeği misin?


sen selim ışık' ın olric'i, hikmet'in albay'ı misin?..

sen niye "toparlanıp gitmiyorsun" mevsimin geçmedi mi senin?..

sen kimin öfkesisin, kimin vicdanısın sen ?!..
266. ördek, sen de kendini yalnız hissediyor musun, yağan yağmurun altında?
ben ördek desem de bana bakma sen, göle bak... ben yine yaşayayım yalnızlığımı...
265. Ördek,
geçen gün (arefe günü) seni gördük. birinci çoğul şahıs evet, kızçemle gördük. ona adını öğretemedim henüz ama ben ördek deyince o altınpark'ın göletine bakıp "vak vak" diyor artık. Şarjım bitiyor ördek, kapatmak zorundayım. sana da iyi bayramlar. sonuçta seni kesen yok henüz. evet, bazen mutsuzum güzel şeylere rağmen. hoşçakal...
264. ördek,

biz küçükken, aslında büyürken yavru bir kuş misali kanatlarımızı her açtığımızda sevmek bahanesiyle hep geri kapattılar onları. sonra biz sevildiğimizi sandığımız her anda aslında, kanatlarımızı gözmezden geldiğimizi fark ettik sonra işte görmezden gelmeyi sevilmek sandık...

sahi sen uçabiliyor musun gercekten ?

263. sonra, perdeleri kapat, televizyonu, bilgisayarı, telefonunu, kapıyı kimseye açma...

yok, yok ağlama...
262. ördek,

gizem aradı. hukuk kazanmış.

gizem kim mi ?

gizem babası öldükten hemen sonra bir haftada girdiği bütün sınavlardan sınıfın en yüksek notunu alan kız. babasondan hiçbir sosyal güvence, hiçbir maaş, hiçbir akraba kalmayan 14 yaşında yetim kalmış bir kız. tanıdığım en güçlü kız. çok başarılı, çok özel. insan ona karşı borçlu hissediyor kendini.

istanbul'da özel bir üniversitede burslu hukuk kazanmış. tam ona göre avukatlık. mutlu ol diye anlattım ördek. özet geçtim bu çok güzel bir hikaye hepsini sana veremem.
261. sadece insan olduğun için olabilir dedi kadin ve beni sorulacak bütün sorulardan kurtardi.


bizim en zayif noktamiz ördek, yani bütün insanlik adina konuşuyorum burda, ne zaman olecegimizi bilmemek, bizi insanliktan çıkaran bu kilit bilgi. olecegimizi bilmek yetmiyor.
260. 10 yıl olmuş sevgili ördek. sana seslendiğim ilk günün üzerinden tam 10 yıl geçmiş. insan ömrü ne kısa değil mi?
259. ördek de burda !



sevgili ördek ben başımı belaya soktum ya da sokmak üzereyim yakında salya sümük damlarım. şimdi seni de buldum ya melankolinin dibine dibine vururum ama bak aramızda çünkü daha kendime bile yeni açtım bu meseleyi.
258. ordek sen buyume hep yavru kal.
257. ördek, "sen söyle bana seni ne çok özlediğimi"
»
Alakalı olabilir!
- ben ordek deyince sen gote bak
- ben ordek deyince sen gole
- ben ordek deyince sen goethe bak
- ben ordek deyince sen yola bak
- ben ordek deyince sen gole gir

nedir.Net