brave new world »
30. kitaptan önce önsözünden bahsetmek isterim ki aslında sonsöz olabilecek bir spoliler kazanını okumayı kitabın sonuna bırakmam pek bir hayırlı olmuş dersem meramımı anlatmış olabilirim herhalde. kitabın sonundan bahseden ve bunu açıkça dillendiren -vahşi'nin intiharı- başka bir önsöz var mıdır pek zannetmiyorum. ancak bir de şu var tabi. büyük bir kısımı kitabı okuduktan sonra ancak anlaşılabilecek bir yazı bu, yoksa kitap okunmadan pek fazla bir şey ifade etmeyecek bir takım huxley özeleştirisi ve önerileri tadında, kitabın bitimi akabinde tekar okunması elzem bir metin olarak da kalabilir.

illa ki her yerde bir 1984 kıyası var madem kendi adıma özelde atmosfer yaratma becerisi olarak 1984'ün yanına bile yaklaşamayacak, genelde distopya olarak da en karasından olan 1984'ün yanında fazlasıyla gri kalacak bir huxley ikilemleri hikayesi diyebilirim herhalde. burdan kitaba burun kıvırdığımız * gibi bir anlam çıkmasın, lakin 1984 eğer bir kıyas kriteri olarak kabul edilecekse o kadar çok kitap yerlerde sürünür ki bu tam manası ile kubrick'i orijin alıp filmleri o terazi ile tartıp değerlendirmek manasına denk düşer herhalde benim adıma. biraz yüksek bir kota oluyor haliyle 1984 ve her ne kadar iskeleti bu kitaptan miras ise de servete servet katıyor ve cesur yeni dünya'nın çok ötesinde ve çok daha yükseğe konuşlanıyor.

edebi bir doyuruculuk zaten vaadetmese de çizdiği gelecek panoraması hem çok ilginç hem de bugün bile günümüze denk düşebilecek kadar elle tutuabilir bir his veriyor. metaforları hem isimler, hem nesneler, araçlar (mesela malthus kemeri harikaydı), hem projeler anlamında çok aleni fakat yine de çok incelikli kullanmış huxley. o kara bulutların arasında gülümsetmeyi başarabilecek kadar güzel nüanslar yaratıyor tüm göndermeler.

yukarıda değinilmiş zaten huxley'in ikilemine fazla da söz kalmamış eklenecek. ayrıbölge'nin bende daha kara bir atmosfer çizdiğini ve kanımca uygarlıktan daha kötü ve ürkütücü betimlendiğini söylersek huxley'in zaten kendisinin de kabul ettiği ikilemini gayet net olarak görebiliriz. vahşi'nin uygarlığın zıttı olarak duran ayrıbölge'yi seçmeyişi de zaten ikisinin birbirinin yerine ikame edilebilecek ölçüde disütopik olduklarını gösteriyor. ayrıca yine yazarın belirttiği gibi ayrıbölge'nin insanlarının ırkçı tavrı ve ilkelliğin masumiyetinden ve el değmemişliğinden uzak duruşları tercih edilebilirlikten uzak kılıyor o tarafı da. yazmak niyetinde olduklarımı kitabın ek kısmı yeterince doyurucu bir şekilde aktarmış zaten. huxley'in karasız tavrı, okurken sizi soktuğu ikilem ve bu yeni dünya düzenini yer yer olumlayan hali ile yazara karşı alınan mesaf aynı zamanda bernard gibi bir kahramanın özdeşleşme vaadi ile başlayıp kendinden nefret ettiren hali ve vahşi'nin soğuk ve mesafeli tavrı ile birleşip kitapla aranıza girmeye çalışsa da yaratıcı temeli ve zekice kurgulanmış dünya tasarımı ile keyif veriyor.

herhalde en etkileyicisi de insanların okumalarını yasaklamak yerine onları okumak istemeyecek şekilde kurgulamak, düşünmelerini düşünce polisi veya tele ekranlar ile zapturapt altına almak yerine kendiliğinden buna ihtiyaç duyamayacak şekilde proglamlamak ve benzer şekilde kendini gösteren ve asla bir bireysel aydınlanma yaratamayacağınız, şartlandırılmışlıklar hamuru ile yoğrulmuş insanları görüp en ufak bir ümit ışığı görememeniz. zannedersem bu katıksız ümitsizlik de tek başına bile kitabı distopya saflarına katmaya yetiyor. her ne kadar hiç bir ölümün yaşanmadığı, sistemin tehlikesi söz konusu olduğunda bile insanların sadece sürüldüğü ve canlarına kastedilmesinin ihtimaller içerisinde bile zikredilmediği, hele ki 101 numaralı oda gibi işkence, zulüm, yaratılan delicesine korku ve benzeri durumların hiç yaşanmadığı bu dünyada bu tavır fazlasıyla yumuşak kalpli, anlayışlı ve hümanistçe gelse de çarklar öyle bir dönüyor ki insanları öldürmeye bile gerek bırakmayavak kesinlikte bir sistem işliyor ve brave new world tüm esprisini işte burdan alıyor. sistem asla tehdit altında değil, ümit asla yok. bu sebeple şiddete de lüzum yok. sadece propoganda veya kaba kuvvet ile değil de aynı zamanda fiziksel doğasına da müdahale edilen insanın daimi bir karanlığa mahkum olduğunu görmek zamanında golstein ile bir nebze de olsa heyecanlanan bize bu taraftan bakınca hakikaten kara bir manzara çiziyor.

tanrı dahil adına içgüdü dediğimiz tüm davranışlarımız, reflekslerimiz, tepkilerimiz ve belki de adına insan fıtratı dediğimiz şey şartlandırılmışlıklarımızdır ve de asla farkında olmayacağızdır kimbilir.
29. (bkz: steve miller band)

were driving fast
from a dream of the past
to the brave new world
where nothing will last
that comes from the past
its a brave new world
put a smile on your face
as we walk with space
in the brave new world
now as you begin
youre born once again
with the rising sun

something new, nothing old
something true, something gold
no spirit of the past
can hold you back
from the brave new world

the direction to start
is inside your heart
to the brave new world
if youre free in your heart
you can make a new start
its a brave new world
theres nothing to hide
leave your troubles behind
its a brave new world
i told you, my friend
and ill tell you again
your trip has begun

something new, nothing old
something true, something gold
the direction to start
is inside your heart
to the brave new world
28. (bkz: cesur yeni dunyayi ziyaret)
27. anne öğesinin toplumdan çıkartıldığında olabilecekleri çok iyi anlatan,insanların "karıncalardan" farklı birer yaşamsal birim olduğunu çok iyi anlatan edebi eser.
(bkz: hepimiz vahsiyiz)
26. (bkz: distopya)
25. iron maiden'ın 2000 yılı çıkışlı önemli bir albümüdür. zira bu albümle bruce dickinson ve adrian smith gruba geri dönmüşlerdir...

adrian smith, seventh son of a seventh son(1988) albümünden sonra gruptan ayrılmış ve onun yerine bruce'un solo çalışmalarında da gitar çalan janick gers gruba dahil edilmişti. smith'in de bu albümde geri dönmesiyle, albüm, maiden'ın 3 gitaristle kaydettiği ilk albüm olmuştur...
24. huxley'in en güzel kitabı.
konusu, sınıflara ayrılan insanların mutlu yaşamaları, kendilerini seks ve uyuşturucuya vermeleri, ve ford'a tapmaları anlatılmıştır. aile kavramı, pornografiktir. f.s.* 632 yılında geçmesi ayrı bir olaydır.*
23. winning eleven 8 ole miksin menüsünde çalan şarkı.
22. shakespeare in the tempest eserinde miranda'nin "o brave new world, that hath such people in it" repliginden esinlenerek ismi verilmis bir eser. agir bir elestiri.
21. bir sting şarkısı
20. sanırım kitabın ismi yanlış bir şekilde türkçeye çevrilmiştir. brave sözcüğünün ilk anlamı (cesur) yerine "güzel" anlamı alınması gerekmektedir. zaten kitaptaki ütopya bir cesurluk değilde daha güzel bir dünya hedeflemekteydi kendine göre.
19. son bir şey daha var kitap daha önceden yazıldığı gibi "ikinci dünya savasının umutsuzluğunu taşımamaktadır" çünkü zaten 1932 yılında yani adı geçen savaştan altı(6) yıl önce yazılmıştır.
18. ayrıca ford''dan sonra 632 yılında geçmektedir. din de yoktur. insanların yardım beklediği tek kişi henry ford'dur. örneğin günümüzdeki "aman tanrım" sözü "oh ford" ile değişmiştir.
dünya da tek bir devlet vardır. gerçek anlamda özgür insanlar yalnızca dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış küçük ayrık bölgelerde yaşarlar. örneğin john da meksika'da kızılderililerle beraber bir ayrık bölgede yaşardı.
17. normal doğum kesinlikle yasak ve çok ayıptır. insanlar tüplerde doğurtulur. daha doğmadan herkesin kaderi bellidir. insanlar sınıflandırılmıştır ve doğduktan sonra özel olarak kendi sınıflarına göre "koşullandırılırlar". öyle ki en kötü işleri yapan epsilonlar bile kendilerini en şanslı grup olarak görürler. gerçekten herkes mutludur ve herkes her istediğine sahiptir. (çünkü zaten onlar daha bebekken, onlara yalnızca ellerinde sahip olacaklarının yeter olacağı koşullandırılmıştır) bebeklikten 20 yaşa kadar insanların "uykuda eğitim" ile beyinleri yıkanır. sonuçta öyle bir düzen çıkar ki ortaya ne sistemin yıkılması mümkündür ne de insanların sistemden mutsuz ve kopuk olması. bireysellik, aile gibi günümüz dünyasının özel şeyleri orada pornografik değer taşırlar. evliliğin kesinlikle çok büyük bir günah olması bir yana bir hafta içinde 2-3 farklı kişiyle seks yapmayan insanlar "garip" olarak tasvir edilir. özgür seks ortamı vardır, küçük yaşlarda insanlar erotik oyunlar oynarlar. ola ki bir şey de kötü giderse eğer bu sistemde "soma" (bir nevi uyuşturucu) yardıma koşar.
16. aldous huxley romanında koşullandırma olayı en çok ilgimi çeken bölüm olmuştu, '' biz betalarla oynayalım, alfalar bizden akıllıdır, betalar gri giyer gri güzel bir renktir'' falan gibi... birde sınıflandırma iyi idi..sex yaparak çocuk dogurmak yasak ayıp ve hayvanlık idi, fabrikalarda zeka seviyeleri ayarlanan insanlar 'üretilirdi'... amcamız kurguyu anlattıktan sonra, salak bi hatunun hayatını anlatmaya başladı sıkılıp bıraktım..
15. harika bir iron maiden albumu ve şarkısıdır, zaten yoruma gerek yoktur çünkü krallar yapmıştır albümü.. bazen gökyüzü album kapagına benzediginde ürperirim, hemen açar dinlerim..
14. lise 3 lere felsefe dersinde gösterilen kitap.
13. (bkz: ses sese karşı)
(bkz: krom sarısı)
(bkz: algı kapıları)
12. 1984 ile birlikte en çok bilinen kara ütopyadır.
11. güzel bir albüm kapağı. güzel bir şarkı. güzel bir sweat shirt. güzel bir albüm.
10. filmi de çekilmiş aldous huxley kitabı.özellikle filmdeki koşullandırma sahneleri oldukça ürkütücüdür.
9. sınıfların genetik ve koşullandırma sonucu oluştuğu, tüketim toplumunun anlatıldığı aldous huxley romanı
8. maiden'ın marş vari güzel bir parçası . ayrıca adrian ve bruce'un dönmesinden sonra çıkarılan ilk albüm
7. (bkz: cesur yeni dünya)
6. aldous huxley'in 1932 tarihli romanı. türkçe'ye "cesur yeni dünya" olarak çevrilmiştir.
kitapta karamsar bir gelecek betimlemesi vardır. dönemindeki fordizm ve verimi artırmak için her yolun denenmesi, böylece "yabancılaşma" denilen kavramın ortaya çıkmasında etkilenmiştir. kitaba göre insanlar ilerde yapacakları işlere göre kuluçka makinelerinde şekillendirilirler. sınıflar oluşturulur, ve her sınıfa kendi sınıfını sevme , diğer sınıftan olmadığı için sevinme duyguları daha bebekken kodlanır.
»
Alakalı olabilir!
- brave new world revisited
- braveheart
- brave heart
- brave murder day
- bravo

nedir.Net