80 ler makinasi
1. bu akşamki tv makinasının adıdır. 80'leri anlatmaktadır. eğlenceli gidiyor an itibariyle.
2. cenk koray'ın ne kadar muhteşem bir televizyoncu olduğunu bir kez daha hatırlatan program.

edit: yeşim salkımın ise ilgi çekmek için her boku yaptığını.
3. ağzımız bir karış açık, mutlu ve masum gözlerle izlediğimiz makina.
4. özellikle çizgi film adına gösterilebilecek en iyi iki örnek olarak heidi, he-man ve voltran'ı seçerek tam isabet etmişler. tabii daha bir gün önce 30-40 tane 80'lerin çizgi film girişleri izledikten bir gece sonra aynısını tv'de görmek ayrı bir güzellik oldu o ayrı.
5. maziyi hatırlayıp zaman nasılda akıp geçmiş dedirten program
6. ali riza binboga ve bedri baykamın' konuk olarak çağırılması ile canlı yayın konuklarının iyice sıkıldıkları, "biz bunları mı dinlemeye gelmiştik" havasına girdikleri program.
7. televizon makinasının sezon finalinin yapıldığı bölümdür.
8. 80 lerdeki tv programlarını ve çizgi filmlerini gösteren, keşke 80lerin genci olabilseydim dedirten, aslında çok güzel bir dönem olduğunu hatırlatan, eskiyi ve masumluğu özleten, hüzünlendiren, güldüren tv programı*
9. sabaha karşı biten, zerrin özer'in ve yeşim salkım'ın giderek kafayı yediği, makina'nın sezon finali..
10. sezonun hemen hemen en güzel programıdır.gerek ana tema olsun gerek medya arkası olsun yarmıştır, kırmıştır, geçirmiştir.
11. Şöyle bir düşününce:
calimero, perihan abla, İcraatın İçinden, ertürk yöndem ve 80ler türkiyesine damgasını vurmuş perde arkası programı, kuruntu ailesi, uzaylı zekiye , visitors*, "Önce alışveriş sonra fiş" parodileriyle ali atik-ayşegül atik ikilisi, barış manço ile adam olacak çocuk ve dahi 80lerde michael jackson, madonna, samantha fox gibilere hiç yer verilmemiş makinadır. ama yer verilenler de saymakla bitmiyor. ayrıca doğru ahmet ile bay yanlış gibi bazı yapımların bugün trt arşivlerinde bile olmaması, 80lerde neredeyse her allahın günü bunları izleyen(izlemek zorunda kalan) nesle tuhaf...

okan bayülgen'in taa zaga zamanında söylediği bir sözü vardı, bizim yaptığımız programlar özellikle 80 kuşağı tarafından seviliyor diye. arada da böyle ufaktan seksenlere ait bişeyler verirlerdi, bu programla bir nevi o toplamı taçlandırmak istemişler.
12. sezonun en iyi üç programı arasında olan şaşalı bir deyişle türk televizyonculuk tarihinin en iyi talk show sezon finali olmuştur. tv makinası tartışmasız en iyi talk show umuzdur.
13. az çok biliriz, tv makinası'na, muhtemelen yukarıdan alınan emirler doğrultusunda, her iyi programından sonraki programda okan bayülgen'e kati surette yakışmayan konuklar çağırılırdı. inişli çıkışlı bir grafiği vardı tv makinası'nın. aslında başlarda iyiydi de hani o kadar konuk çağıra çağıra kalmamış o nedenle okan eldekilerle idare etmek zorunda kalmış olabilir. mankenler mi dersiniz, tuba ünsal mı, ferhat güzel mi, seray sever mi... neler gördük biz bu programda. ama bir o kadar da kaliteli bölümler, sanata doyurmuş programlar gördük.
80'ler makinası... adından da belli zaten ne üzerine olduğu. kitt'i, topaçları, alf'ı, voltran'ı hatırlayan gençler, ve genç kalanlar için bir programdı. gittim gözlerim dolu dolu annemi bile uyandırdım, önce küfüryedim bir güzel. sonrasında baktım, onun da gözleri dolmuş. eh ben çok bir şey hatırlamıyordum bir 90 çocuğu olarak, hayal meyal bir kaç görüntü çakıyordu bazen zihnimde o kadar. ne güzelmiş, "ah portakaldaki vitaminlikten 3 yaşıma dek olan sürenin kıymetini bilemedim" diyordum o görüntüler duhul ettikçe. neyse makinaya dönelim
açılışta ssg'nin 80lerde çocuk olmak başlığındaki entry'si okundu. sonra bir yarım saat 45 dk'lık kısmını kaçırdım malesef. masanın üzerinde kitt, teneke oyuncaklar, topaçlar, tüftüfler, kız kaçıranlar, yılbaşında üfledikçe uzayan o şeyden * vardı oyuncak olarak. 2000'lerin manyetik oyuncaklarına **kapak olsun dercesine masaya, tahtlarına oturtmuştu okan bey her birini. sonra 80'ler top 5'leri vardı. özellikle clementine, heidi, voltron, yakari, he manli çizgi film top 5'i. görünce bir şeyler koptu işte. sırf benim değil, bu sayılanlardan en az birini zamanında izlemiş olan her bir kişinin yüreğinin derinliklerinde bir noktaya temas ettiğine şeytanla kafam üzerine bahse girebilirim. sonra dizi top5'i vardı her tür dizi için, pembesinden macerasına kadar. altın kızlar, alf, dallas, şahin tepesi gibi. sonra cenk koray anıldı, doğru ahmet getirildi, bulutsuzluk özlemi güzelim şarkılarını seslendirdi, medya arkasında bolca güldük, ali rıza binboğa ve binboğa nın bacıları'nı gördük. her konuğa sorulan orjinal sorular vardı. sonra adile naşit ile uykudan önce anıldı, her reklamın girişi 80'lerin trt'sinden bir animasyondu. sonra bedri baykam vardı, neşe erberk, mesut mertcan, selçuk ural vardı sonra ege geldi, neden geldi anlamadım. bir ara günümüz medya arkası'nı da gördüm. reha muhtar'ın ensesi kalın biri olduğunu gördük.
çok güzel bir şey de oldu, eğer kandırmıyorsa babası hapiste olan küçük bir izleyiciye teneke tren, akülü araba gönderdi okan ve yeşim salkım.
akılda kalan bir kaç olay: zerrin özer'in pastalarla misafir olması, tam cinsel devrimden bahsedilirken erol gülaydın'ın zurnik'ten bahsetmesi, ayşe noyan nick'li birinin arayıp crazy daisy adlı bir barın reklamını yapması, bedri baykam ile ilgili ince mevzular döndürmesi, bu kişinin elbisesini ütülemeye takmış olması, sonra okan bayülgen'i crazy daisy'e davet etmesi, ali rıza binboğa'nın allah belanı versin'e fena ayar vermesi, nedret güvenç'in araması, ama kimsenin inanmaması... aslında hepsini de yazamayacağım. izleseydiniz, izlemeliydiniz...

velhasıl bütün programı yer yer bir tebessüm, yer yer salak ve boş bir sırıtma, yer yer gürültülü kahkahalar ile izledim. sırıtma ve kahkahalar değil belki ama sürekli yüzümde hasıl olan tebessümün hafiften acı dolu olduğunu söyleyebilirim. özlem, masumiyet dolu o günlerime geri dönme isteği, ama treni kaçırmış olmanın acı dolu tebessümü. trajikomik bir durum olduğu için sanırım. 80'ler makinası tv makinası bölümleri içinde ilk 3'e rahatça girer, tüm program finalleri içinde ise ilk 2'ye girer, hatta birinci de olur. teksoy görevde'yi muaf tutmak lazım tabi. helal olsundan başka bir şey diyemiyorum okan'a bir keresinde de 18 mart tarihli programı için demiştim helal olsun'u sanırım.
14. telefonla katılanlara masada oturanlardan daha fazla zaman ayrıldı... okan'ın ciddi bir muhabbet çekecek havası yoktu, gırgır ve geyiğe boğarak sürdürdü programı... en güzel yeri tekirdağ'dan bir izleyici ile yapılan telefon muhabbetiydi... kırmadan, incitmeden ve iyi esprilerle sürdürülen bir muhabbet...
Alakalı olabilir!
- 80 ler modasi
- 80 lerin en iyi 80 sarkisi
- 80 lerin objeleri
- 80 lerde pic olmak
- 80 ler

nedir.Net