amerikan ruyasi
1. bir yandan "neden olmasın?" diyoruz. Öyle ya, bu ülkeyi kafasına koymuş biri, öyle ya da böyle kalacak, insanlar yasallaşmak için neler yapıyorlar. türkiye cumhuriyetinin verdiği burslarla buraya gelip kalma kararı verenler var, türkiye cumhuriyetine burslarını geri ödüyorlar. binlerce dolar tutuyor. kalma kararı veren biri de evlilik yolu ile binlerce dolar ödüyor. askerlik görevi için gelip burda kalan subaylarımız var... askeri yaşamdan kurtulmak için ya bir amerikalı ile evleniyorlar, ya da kaçıyorlar ve türkiye'de af çıkana kadar yaşamlarını beklemekle geçiriyorlar. yaşamda güzel olan hiç birşey kolay elde edilmiyor ki, ya özveride bulunuyor insan ya da bir bedeli varsa bedelini ödüyor. bu da bedelli ve özveri gerektiren bir durum. ailesinden uzak, boşanmış ve bu ülkenin güçlüklerini göğüsleyen birinin neden bunca güçlüğü burada yaşayıp ülkesinde aynı özverilerde bulunmadığını konu ediyoruz. Öyle ya, aç kalır beraber, doyar beraber...amerikalının amerikan rüyasında , beyaz çitleri olan bir ev, bir eş, bir kız bir erkek çocuğu, bahçede nöbet tutan bir köpek vardır. sözümü ettiğim vatandaşların birer aileleri ve türkiye'de kurulu bir evleri olduğunu farzedersek bu da bizlerin amerika rüyası mı?
2. fos çıkan bir rüya. altına hücum (gold rush) dönemini düşünürsek, o adar da büyük bir rüya olmadığını görürüz.
3.

ne zaman dünyayı değiştirebileceğimizi, yeni bir dünya kurabileceğimizi anlatsak, şöyle bir çekinceyle karşılaşıyoruz: amerika izin vermez!

amerika, fidel castro’nun küba’ya hükümdar olmasına izin verdi mi?

amerika, kuzey kore’de ve vietnam’da komünist bir rejimin kurulmasına izin verdi mi?

amerika, İran İslam devrimi’ne izin verdi mi?

amerika, hizbullah’ın İsrail’i güney lübnan’dan def etmesine izin verdi mi?

amerika, hugo chavez’in güney amerika’da fırtına gibi esmesine izin verdi mi?

amerika, hamas’ın filistin seçimlerini kazanmasına izin verdi mi?

amerika, İran’ın nükleer güç olmasına izin verdi mi?

hayır, vermedi. bütün bunlar amerika’nın izni olmadan, amerika’ya rağmen gerçekleşti.
deccal, kocaman bir blöftür. bir kandırmacadır. bir aldatmacadır. bir yanılsamadır. amerika da öyledir. bunu fark edenler, amerika’yı alt edebiliyorlar. amerika’nın büyüsüne kapılanlar, büyülendikleri için amerika’nın mütemadiyen yerden yere vurulduğunu göremeyenler ise, “amerika’nın izni olmadan hiçbir şey yapamayız” deyip duruyorlar.

böyle deyip duranlara tavsiyemdir:

kendilerini beşinci kattan aşağı atsınlar. Ölmezlerse bir de altıncı katı denesinler.
*
amentü’nün ikinci maddesi meleklere imandır. allah’a imandan hemen sonra meleklere iman gelir. matematik ve fizik kurallarına istinaden ‘amerika bizden çok daha güçlü, öyleyse amerika’ya karşı hiç şansımız yok’ diyenler, kadir-i mutlak allahu teala’ya ve o’nun meleklerine imanlarını gözden geçirsinler.

bedir bir masal değildir.
*
bugün “amerika izin vermez” diyerek şevkimizi kırmaya çalışanlar hazret-i musa aleyhisselam döneminde yaşasalardı, “ey musa! boşuna uğraşma, koskoca firavun’la baş edemezsin” mi diyeceklerdi? peygamber efendimiz hazret-i muhammed aleyhisselam döneminde yaşasalardı “ey muhammed! sen yoksul bir yetimsin, mekke oligarşisine gücün yetmez” mi diyeceklerdi?

“siyasi gözlemciler”e, “stratejik analizciler”e göre hz. musa’nın da hz. muhammed’in de hiç şansı yoktu!
*
kur’an-ı kerim’de peygamberlerin hayatı, ibret alınsın, ders alınsın, örnek alınsın diye anlatılır. peygamberlerin yolu o yoldan gidilsin diye gösterilir. “yolumuz hazret-i muhammed’in yoludur” diyenler, “amerika’nın izni olmadan hiçbir şey yapamayız” diyemezler. lailaheillallah.
*
“amerikan rüyası” tabiri çok yerinde bir tabirdir. amerika gerçekten bir rüyadan ibaret. korkunç bir rüya, bir kâbus, ama rüya işte. uyandığımız zaman biter.

milli gazete


Alakalı olabilir!
- amerikan tirasi
- amerikan thrash i
- amerikan arabeski
- amerikan pasaji
- amerikan ordusu

nedir.Net