calismak
1. =başarı.
2. dünyanın bütün kültürlerinde kutsanan davranış. nitekim yaşamak için gereklidir ve çalışmayanlar diğerlerine yük olurlar.
ama arada bir kafa karıştırmak isteyen birileri şöyle kitaplar da yazmamış değillerdir:
(bkz: aylaklığa övgü)
3. bir hikayeyle çalışmak ve inanc kavramlarının sentezini örneklemek istiyorum *.
amerikalı yaşlı bir kayıkçı kayığındaki küreklerinden birinin üzerine çalışmak, diğerineyse inanç yazmış.. sebebini soranlara ise şöyle cevap veriyormuş:
"nehri karşıdan karşıya geçmek için her iki küreğe de ihtiyaç vardır..çalışmaksızın inanç ve inançsız çalışmak, sizi bir dairede döndürür durur.. yaşam yoluna da tek kürekle de çıkmak, nehri tek kürekle geçmekten farksızdır.. yerimizde döner durur, hiçbir yere gidemeyiz..

bunun yanısıra mustafa kemal ataturk de çalışmanın önemini ve tembelliği alışkanlık haline getirmiş olan toplumların sonunu şöyle yorumlamıştır:
"çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.."

pablo picasso 75 yaşında öldüğünde geride 240 bin tablo,çizim ve eser bıraktı.. bebekliğini dahil etsek bile, yaşadığı her güne yaklaşık 9 eser düşüyordu.. bir keresinde picasso çalışma konusunda şunları söylemişti..
"çalıştığımda rahatlıyor ve dinleniyorum.. beni esas yoran, hiçbir şey yapmamak ya da gelen anlayışsız misafirleri ağırlamaktır.."

kaynak : hayata yön veren öyküler / akın alıcı
4. çalışmak ile ilgili şahsi kanaatim..
(bkz: çalışmak iyi bir şey olsaydı üstüne para vermezlerdi)
5. (bkz: turk milleti caliskandir turk milleti zekidir)
6. çalışmanın karşılığı olarak sadece boş durmamayı alalım bunun üzerine yazalım. e boş durmaktan iyidir herhalde. insan için çalışmak mutsuz olmaya zaman bulamamak demektir. misal: ben, şimdi birşeyler yazmak için zamanımı bilgisayar başında çalışarak geçiriyorum ve gerçek söylüyorum hiç de mutsuz değilim; bitirince ne olur artık bilemem ama, o kadarını da. insan gerçekten de eğer kendisine gerçekten zevk veren, kendisi için uygun bir uğraş bulursa bu uğraş için zamanını harcarken, içinde, her zaman bir tür huzur yaşayacaktır ve çalışmalarına devam ettikçe çabalamanın verdiği hazla bütünleşecektir.

yazının sonlarına yaklaştığımı hissediyorum, korkmaya başladım.

bu duygunun ismi mutluluk olmasa bile çalışan insanın içinde mutsuzluk yer alamayacak çünkü kişi mutsuz olmaya zaman bulamayacaktır. işte insanın bir ilginç özelliği de budur; boş durdukça ne kadar mutsuz olduğunu; mutsuz olmak için ne kadar çok nedeni olduğunu sürekli kendi kendine mantıklı gerekçelerle açıklayıp kendi mutsuzluğunu kendi düşünceleriyle yaratması.

aklıma kötü kötü şeyler geliyor; biraz daha uzatmalıyım.

haşerat boşluktan doğar demiş kafka; demek ki kendisi de normal bir mesleği olmasına rağmen onca roman yazarak kendisini mutsuzluktan bu şekilde korumuş .

kaldı ki insanın mutsuzluğu hayatlarının olumsuz yanlarıyla ortaya çıkmaz; ikinci bir süreçte, bu olumsuzlukları düşünme ve yorumlama sürecinde mutsuzlukla başbaşa kalır. fakat gel gör ki olumsuzluk her zaman vardır işte bu yüzden demem odur ki çalışmak da her zaman olmalıdır. mutsuzluk hormonu neyse artık bunun adı; izin vermeyin beyninize, izin vermeyin onu salgılamasına. çalışın hep; durmayın.

bitti, başka hemen başka başlık bulmam lazım. ne yazsam ki; ben hala yazıyor muyum yav. sesli düşünmek gibi oldu bu da. neyse kalsın. yıldız yapsam mı? yok yapmıcam, yıldızı sevmiyorum.
7. hepimiz, bütün insanlar çalışıyoruz. sürekli üretiyoruz, verimli ya da verimsiz fark etmez. neden? daha iyi yaşayabilmek için, daha rahat olabilmek için. yani çalışmanın amacı refahtır. peki bu sistem bize bunu sağlıyor mu? asla sağlamadı ve sağlamayacak. o zaman yapacak tek şey çalışmayarak, tembellik yaparak bu sistemi çalışmanın hakkını vereceği ana kadar terbiye etmek.
8. evde otururken zil çalar. gelen kişi apartmanın telefon hatlarını yenileyen kişidir. önce bir bardak su rica eder. sonra da eline alır matkabını bir delik açmaya başlar kapının üstünden kabloyu geçirmek için.

sonra:
-burası kaçıncı kat abi?, diye sorar.
3. kat cevabını alınca:
-iyi bitmiş birşey kalmamış
deyince :
-uzun zamandır çalışıyorsunuz herhalde, diye sorma gereği hissedersiniz.
aldığınız cevap:
-180 daireden 16 tane kalınca rahatlıyorsunuz biraz, olur
sonrasında:
-bu son işim, bırakacağım zaten mesleği bu işten sonra, diye devam eder.

çalışmanın çoğu insan için, şu çağda, ne anlam ifade ettiğini o zaman daha iyi anlarsınız, biliyorsanız da hatırlarsınız.
Alakalı olabilir!
- calisma
- calismamak
- calisan kiz
- calimlamak
- calim atmak

nedir.Net