ders
1. ogretilen, egitimi verilen.*
2. ing:lesson
alm:unterricht
3. (bkz: iskence)
4. ögrenilen
5. cogu zaman icin (bkz: sıkıntı) (bkz: bunalmak)
6. ders
bütün sözlerin sahibiydi
varlığından onur sunarak dünyaya
-her harfi bir mucize-
soluksuz konuşuyordu!

kalbimi uzaklara tutarak
usulca kalktım
ağzım dilim hece külleri
kediler, garajlar, akşam saatleri
gidip biraz daha yalnızlık çalıştım...

şükrü erbaş
7. hayat amacı.
8. fr: la leçon
9. sabaha kadar sozlukte takılmak yerine calısılası; hiç olmazsa sabah kalkılıp gidilesi şeydir işte.*
10. 20 yaşından sonra çekilmiyor safsata,
ne şevk kalıyor ne ihsan insanda,
hoca parenda atsa nafile,
ah ulan olacaktı elimde şimdi bir nargile.

ne hayat kalıyor meretten ne zaman,
oluyor deli gönül yıllarla viran,
be hoca efendi sus iki dakka da soluklan,
kesseler bile daha az acır gevredi iman.
Alakalı olabilir!
- dersim
- dersiam
- dersane
- ders notu
- dershane

nedir.Net