jar u xwin «
26. huzur veren salyangozun sahibi.

(#1304378)

kulaklarımla duydum, "sözlüğe deniz getirecem!" dedi.
27. sözlüğe deniz getireceğini iddia ettiği gün tanıştım bu insanla. hasbi isimli diğer sözlük yazarı insan aracılığıyla, ki kendisi şu anda ben bu entryi yazarken başımda durmakta ve entrymi süpervize etmekte, oldu bu bahsi geçen olay. günün daha erken saatlerinde istiklalde yürürken komunist dergisi dağıtıcısı dava insanlarından, ki bunların ceplerinde doğru düzgün para olmadığı 3.5 ytllik para üstünü vermek için üçünün gücünü birleştirmesinden anlaşılıyordu, bütün empati hislerimi yoğunlaştırarak komunist satın almıştım. daha sonra, şampiyon kokoreçte yarım kokoreç yerken yanıma gelen hasbi, sözlükten arkadaşlarla buluşacağını söylemiş ve her birinin kısa tanıtımını yapmıştı. bu durumda jar u xwin'in kısa tanıtımına girmeye değecek en önemli özelliği, günümüz türkiyesinde son derece marjinal; üniversite gençleri arasında da bir o kadar cool olan, kürt ve marxist olmasıydı. galatasaray lisesinin önündeki kısa tanışmanın ardından, hasbinin de dahil olduğu küçük müslüman grubumdan sıyrılarak marxist elemana yanaştım. cebimden komunist dergisini çıkararak hasbinin bana önceden biçmiş olduğu müslim rolümden sıyrılarak kendimi komünist olarak tanımladım ve dergiyi gösterdim. ne var ki aldığım cevap komunist dergisinin ideolojisinin karşımdaki marxist kürt tarafından onaylanmadığıydı. yürüyerek yakınlarda ismini görmediğim, halen de bilmediğim ve dönüp hasbiye sormaya gerek duymadığım, sıradışı sanatsal bir havası olan kafeye girdik. (tabi ki 2006 türkiyesinde sanatsal havadan kastım duvarlardaki soyut resimler, garip heykeller; hatta pekiştirici olarak çayın yanında gelen küçük kurabiye ki yazılması isminden çok daha zor olan jar u xwin nickli arkadaş bunu alıp hemen yanındaki madviper'a vermiştir.) burada gözüme ilk çarpan demeyi tercih edebileceğim ama aslında öyle olmayan iki ayrıntı, marxist kürt arkadaşın montunun adidas, ayakkabılarının converse oluşuydu. ama ben, zengin olmakla kapitalist olmanın aynı manaya gelmediğini bilecek kadar marx-bilir birisiydim ve aynı zamanda babadan kalma ideolojilerin (onun durumunda solculuk, birçok durumda da dincilik veya dindarlık, daha çok durumda örneğin milliyetçilik) bir insanı aslında kofti marxist/anarşist/dinci/milliyetçi yapmayacağının bilincindeydim(soru işareti). sanırım doğru-yol akademik duruşun sınırsız empatiyi salık vermesi kuralına uygun hislerim onu (ve istiklal caddesinde komunist dağıtanları ve dahi yanımdan geçen garip saçlı, arkadaşlarım tarafından hiç onaylanmayan insanları) daha iyi anlamamı sağlayabilecek bir arka planı edinebilmemi mümkün kıldı. öyle ki, muhabbet sırasında kültürel çalışmalar öğrencisi sosyal etiketim onu bana biraz daha yakınlaştırırken, minimum malzemeyle maksimum bilgili görünme kabiliyetim de beni, çiçeği burnunda moderatör olan ve benim koruyuculuğumu üstleneceğini söyleyen kendisinin nedir.nete geri davet ettiği masadaki diğer küçük sünni-müslüman-türk ve hatta dinci ve milliyetçi(ne demekse artık) gurubumda, ki bu gurup nedir.net hesapları olan ama ne zamandır yazmayan insanlardan oluşuyor, "özellikle" dönmesi istenen kişi konumuna getirebildi. çok uzun ve yorucu bu cümlem zaten masadan kalkılıp eller sıkışılırken söylenenleri anlatıyordu.
28. (bkz: jar jar binks)*
29. zamanında kürtçe bir entrysini (sanırım bir mayıs başlığındaydı) "sözlüğün dili türkçedir" (bir şarkı sözü, şiir vs. gibi orijinalliği olan bir entry değildi) gerekçesiyle sildiğim insan. sanırım artık bu sebeple entry silinemeyecek. silinecek olsa bile bu yazarın sileceğine inanmıyorum.
30. okuduklarım kadarıyla geçmişi unutmuş, seri entry silmeye kendini adamış mod. hızına kurban olsunlar.
31. (bkz: kazım kartal) *
32. sözlükte tadı başka oluyor yazdıklarının. coşturuyor, ardından yazılası oluyor hep. hiçbir naylonluk taşımadan söylüyorum, sözlüğün en iyi birkaç yazarından. sözlüğü özlediğimiz kadar, yazdığının altına yazmayı da özlemişiz. (yazdıklarını okumaktan bahsetmiyorum bile.)
33. (bkz: puşt ahali)*
34. (bkz: #1340375)

çayları sırf dem olasıca yazar... hepimiz gibi daha az uğruyor artık buralara; ama daha az uğruyor, ama daha çok aranıyor.
35. özlenişi malum olmuş yazar. -biraz önce sordum seni, cevap gelmeden sen geldin.-

bir solukta okunmuş yazıların bir yerinde durup yutkunup türkü söylemişliğimizle avunup övünüp ve beceriksizliğime hiç aldırmadan yazıyorum. dinlediğim türkülerden çok çok daha iyi gelen iki çift satırına selam ediyorum. benim taşralılığımın çocukluğu oralarda geçmiştir, şimdi şehrinde annem var. bir mendil de bana, buralarda her yer toz.
36. -acıyı ve şehri sevmeliyiz-

kimse -yaş-amıyor aslında. kimse -yaş-lanmıyor. kimse -yaş- dökmüyor.

şehirle acı arasında bir bağlantı olmalı. yaşla ikrar arasında bir bağlantı olmalı.

herkes gelecek bir zamanın düşüne takmış parmaklarını, herkes -yaş-adığı anı umarsızca geçiştiriyor.

acıyı ve şehri sevmeliyiz. ve -yaş-ı, ve -yaş-lanmayı, ve göz-yaş-ını.

/gözünden öpücek bir yer bırak bana/
37. demlisinden çay, kremalısından pasta, kutlusundan doğum...

naylonsa da naylon, düşünmüyor artık vesaire böyle şeyleri. naylon olan "entry" adındaki olsun. di mi?
38. "bi jar bi xwin em tereke ey modmın" seklinde selam ettigim insan. ayrıca dogum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce...
39. ilginc olaylarin yil dönümünde dogmus modumuz. hemsehri olmasakta yakin memleketlim olma ihtimalide cok yüksek. kendisine silav diyor, kadir ipek ten werin sewa parcasini dogum günü münasebetiyle hedayye ediyorum *
40. ısrarla yemek yemeye gider..
41. kendisini en son anıtkabir'de görmüşler. edindiğimiz bilgilere göre anıtkabir'in önündeki alanda top oynama planları yapıyormuş.
42. entrylerini sözlüğe girmeden önce notepad'de filan yazıp geldiğini, sözlüğe girince de peşpeşe kopyaladığını düşünüyorum. öyle değilse bile ellemeyin, öyle düşünecem. saniyede bir, paragraflık entry yazılmaz ki...
43. istetme lastik gibidir. lazım olunca çıkar ortaya. bijon anahtırı sanırım yanındadır. malum biz de yok!
«
Alakalı olabilir!
- jar u evin
- jar jar binks
- jar of flies

nedir.Net