lord of war
1. nicolas cage in en yeni filmi. carpici efektleri ve guzel oykusuyle kaliteli bir film.
2. 2005 yapımı, andrew niccol'ün yönetiminde başrollerini nicolas cage ve jared leto'nun paylaştığı film.

kitlesel silahlanmayı, ve kişisel ve ulusal silah ticaretini eleştiren film çok hoş bir sözle açılıyor: "dünya pazarında yaklaşık 550 milyon silah dolaşıyor. bu da her 12 kişiye 1 silah düşüyor demek. tek soru şu: geri kalan 11 kişiyi nasıl silahlandırırız?"

hafif bir belgesel tadı içeren film daha geniş bir kitleye hitap edebilmek adına zaman zaman eleştirel çizgisinden uzaklaşabiliyor fakat neyse ki bu durum izleyiciyi pek rahatsız etmiyor zira bir silah kaçakçısının etrafında dönen film bu tip bir hayatın nasıl olabileceğini gayet eğlenceli bir şekilde bize aktarıyor. oyunculuk namına, göz dolduracak başarılı bir performans ile karşılaşmasak da göze batacak kadar kötü bir şey de yok. film ilginç bir espri anlayışına ve hoş, akıcı bir anlatıma sahip ve klasik aksiyon filmi klişelerinden az da olsa uzak. Şu sıralar vizyonda kayda değer pek film olmadığını göz önünde bulundurursak rahatlıkla gidilip görülebilecek bir film.

ayrıntılı bilgi için:

http://www.imdb.com/title/tt0399295/
3. silah kaçakçılığı ve silahlar üzerine bir film...

eleştirisel bakış açısı takdire şayan olmakla beraber, herkese silah satan yuri orlov'un sadece usame bin ladin'e silah satmadığını özellikle vurgulaması izleyicinin [yani ben] gözünden kaçmadı...

filmin sonunda ise tahminlerimden farklı olarak, en büyük silah satıcısının amerika; ve diğer büyük silah satıcısı ülkelerin hepsinin birleşmiş milletler güvenlik konseyi üyesi olmasını belirterek, eleştirisinin gerçekten eleştiri olduğunu ispatlamıştır...[fazla açmayım konusunu gidin izleyin... izlenmesi gereken bir film]

her amerikan politikasını veya şimdiki dünya düzenini eleştiren filmde olduğu gibi, yine kafamı ellerimin arasına aldım düşündüm. hollywood film endüstrisinin herzaman amerikan hükümeti ile birlikte çalıştığını düşünen biri olarak[en azından sansürleme gibi şansı olabilir], "neden amerika kendi isteğiyle kendi kirli çamaşırlarını bu kadar kolay ortaya sersin ki?" diye sordum kendi kendime...

aslında amerikayı veya dünya düzenini eleştiren hiç bir film yeni birşey söylemedi insanlara... yani amerikanın içinde de bir derin devlet olduğunu, amerikanın kapitalizminin ne kadar vahşi olduğunu, veya amerikanın en büyük endüstrilerinden birinin silah pazarlamak olduğunu düşünmüyor muyduk?[veya bilmiyor muyduk?] yeni birşey söylenmediyse niye ben size tavsiye ediyorum bu filmi... koyun muyum ben? cevabı da ben vereyim. Çünkü insanlar kafasından geçirdiği bir şeyin film olarak izlenmesini sever[bu da daha fazla gişe hasılatı demek]. ortalıkta bir haksızlık var ve o size sunuluyor. bu filme giderek de bir bakıma vicdanımızı rahatlatıyoruz aslında."evet ben de amerikanın politakalrına karşıyım. o yüzden bu filmi izlemeliyim." der içinizden bir ses...

bu tür amerikayı eleştiren amerikan yapımı filmlerin ortaya çıkmasının bir nedeni de amerikanın suçlarını meşrulaştırmasına yardım etmek olduğunu düşünüyorum. bu tür filmleri popüler hale getirerek bir şekilde sıradanlaştırıyor ve [bu film özelinde] silah kaçakçılığının ve buna bağlı masum insan ölümlerinin sıradanlaştırılması sağlanıyor.

savaşın içinde yaşayan, hergün birilerinin öldüğünü gören bir kişi için ölüm sıradanlaşır. eğer savaşın içinde değil de, savaşı beyaz bir perdenin önünden izleyen biriyseniz; haksızlık ve ölüm sıradanlaşmakla kalmaz, siz rahat koltuğunuzda oturduğunuz ve çevrenizde insanlar ölmediği için de şükredersiniz.

ben hala bu filmi size tavsiye ediyorum. koyunum ben...

[uzun zamandir nedir.net'e yazı yazmıyordum. özlemişim...]
4. ınsanı ınsan oldugu ıcın utandıran konusuyla hayatı sorgulatan bir film.*
5. gerilim/aksiyon tarzından çok belgesel tadında bir film olmuş gerçekten de. özellikle filmin başı ve sonu için yönetmen andrew niccol alkışı hak etti bana göre. hikaye alışık olmadığımız bir hikaye değil. ancak yine de filmin içine saklanmış inanılmaz tatlı detaylarla karşılaşıyor insan. bunun dışında kadro çok geniş. filme gitmeden önce oyunculara bakmamıştım. bu yüzden beklenmedik anlarda sürpriz isimler ** de filme dahil olunca film dikkati kendine çekmeyi iyi başardı.

kendisine bir türlü ısınamadığım nicolas cage ise bu filmle oscar adaylığını hak etti bana göre. filmi adeta tek başına götürüyor nicolas abimiz... hollywood bu filmle artık işi daha sağlama aldığını göstermiş bana kalırsa. dev bütçesine rağmen başarısız o kadar çok filmden sonra bu filme mutlaka gidilmeli, görülmeli. en azından nicolas cage sevenler ve özellikle sevmeyenler için güzel bir fırsat.
6. dünyanın aslında "iyi bir yer olmadığını",aslında insanların aslında "iyi" olmadığını,anlatan,yaşatan,gösteren film,çatışmalar çok üstün körü geçilmesine rağmen sierra leone deki ruf katliamlarındaki "özgürlük savaşçıları" gayet güzel anlatıyor herşeyi.
dünya halen dönüyor,silah satıcısıyla,kadın satıcısıyla,uyuşturucu satıcısıyla,herkesin izlemesi,aslında bize çok da uzak bir gelecekte olmayan geleceğimizi anlamaları açısından yardımcı olan film.İlk sahnesi zaten herşeyi anlatacak derece etkilidir ayrıca.
7. sinema da seyrederken afişe aldanıp action beklediğimiz filmdi.
ama yinede silah kaçakçılığının belgesel tadında da olsa etkili anlatıldığı,özellikle filmin başındaki bir merminin hikayesi her şeyi çok iyi özetlemiştir.

keyifli bir film,seyrettiriyor kendini..
8. (bkz: ares)
9. özellikle filmin bası cok etkileyiciydi.ayrıca filmin amerika,ingiltere,cin,fransa,rusya ya bas bas kacakcı die bagırması da güzeldi kanımca
10. herkes tarafından izlenmesi gereken eleştirel yanı olan (ki en sonundaki birleşmiş milletlerin daimi 5 üyesine iyi sallamıştır) silah ticaretini çok güzel bi şekilde işleyen filmdir.
11. inkaların deyimiyle *catequil.
12. filmin son bir dakikasından alıntı;

"bu film gerçek olaylara dayanmaktadır.
hala serbest silah kaçakçıları gelişmeye devam etse de,
dünyanın en büyük silah sağlayıcıları ; abd, ingiltere, rusya, çin ve fransa.
aynı zamanda hepsi de 'birleşmiş milletler güvenlik konseyi'nin 5 daimi üyesidir."
13. filmin sonu ve en can alıcı sahnesi *....
jack:şu anda bulunduğun durumun ciddiyetini tam olarak anladığını sanmıyorum.
yuri:ailem beni reddetti,karım ve oğlum beni terketti,kardeşim öldü,güven bana bulunduğum durumun ciddiyetini fazlasıyla farkındayım.ama sana söz veriyorum mahkeme salonunda 1 saniye bile geçirmeyeceğim.
jack:hayal görüyorsun!!
yuri:seni seviyorum jack,tamam belki sevmiyorum ama anlıyorum.şimdi sana neler olacağını anlatacağım ve böylece sen de kendini hazırlamış olursun.
jack:*heaa!tamam...
yuri:birazdan şu kapı çalacak ve dışarı çağrılacaksın.dışarda üst rütbeli birini göreceksin.önce yaptıklarından dolayı sana iltifatta bulunacak.dünyayı daha güvenli bir yer yaptığından söz edecek.hatta ödül yada terfi bile alacaksın.ve sonunda serbest bırakıldığımı söyleyecek.itiraz edeeksin.hatta istifa etmekle bile tehdit edeceksin.ama sonunda ben serbest kalıcam.serbest bırakılma sebebim senin mahkum olmamı istediğin sebeple aynı.gerçekten günümüzde yaşayan ve kendilerine lider diyen en iğrenç ve acımasız insanlarla çok yakın ilişkileim var.ama o adamlardan bazıları,senin düşmanının düşmanlarııdır...ve dünyanın en büyük silah taciriysen ki kendisi senin patronun olan abd başkanıdır ve kendisi benim hergün benim bir yılda yaptığımdan daha çok satış yapar...bazen silah üzerinde parmak izinin bulunması utanç verici olabilir.bazen hoş olmayan güçlere silah satarken benim gibi serbest çalışan güçlere ihtiyaç duyulur.yani sen bana kötü diyorsun.ben kötüyüm.ne yazık ki gerekli bir kötüyüm. **
kanımca 2005 yılına aslında gerektiği kadar damgasını vuramasa da galiba en cesur ve zeki film olarak yerini almıştır.biraz mantıklı düşündüğünde ve silah ve dünya siyaseti hakkında az biraz bir şeyler biliniyorsa yukarıdaki küçük özette de belirtildiği gibi kimin kaçakçı olduğunu kimin her zaman suçlu olduğunu ve kimin acı çektiğini ve kısaca adaleti çok rahat anlamak mümkündür.ayrıca nicolas cage gerçekten çok güzel yalancı rolü yaptığını belirmek isterim.
Alakalı olabilir!
- lords of karma
- lord of hatred
- lord xar
- lord of balrogs
- lord vader

nedir.Net