the
1. ingilizce bilmeyenlere anlatılması çok zor olan artikel.
the end le tanıdık ilk onu..*
2. bu minik sözcüğün türkçede bir karşılığı vardır. bir şeyin "belirli" olup olmadığını biz de (bazen "bir" sözcüğü kullanarak, bazen düşüyor o "bir") aslında "işaretliyoruz", ve türkçe öğrenenlerin kafasını çok karıştırıyoruz *.

örnek:

- avokadoyu yedin mi? (masanın üstünde avokado vardı ve sen de bunu biliyorsun) (ingilizcede the alır: did you eat the avocado)
- (hiç) avokado yedin mi? (çikolata burada "belirli" değildir, geneldir) (ingilizcede the almaz: did you ever eat chocolate?)

- arabanın kapısı açık! (the araba: the door of the car is open)
- (bir) araba almak istiyorum. (the'sız araba, "a" alır: i want to buy a car)
3. (bkz: the the)
4. eger belli birseyden soz ediyorsan the dersin, herhangi birseyden soz ediyorsan the demezsin. aslinda bu kadar basit bir kurala sahip ama pratikle kapilan bir artikel
5. fransızca "çay" anlamına gelir.
6. ingilizcede tek bir şeyden bahsedilmesi dumunda kelimenin önüne konulması gereken sözcük.
7. ingilizce yi diğer dillerden daha kolay öğrenebilmemizin nedenlerinden biri. diğer dillerde, yerine, kelimeye bağlı olarak 3 farklı** veya 2 farklı** article gelince değeri daha iyi anlaşılıyor bu kelimenin.
8. yokluğu büyük eksikliktir.
Alakalı olabilir!
- they
- them
- thee
- theta
- there

nedir.Net