fikra »
1. okunduğunda çok gülünen ama başkasına anlatılınca hiç bir şeye benzemeyen kısası makbul edebi eser
2. bir nevi bir edebî düz yazı şekli
3. her nedense mutlaka
-dur aklıma bi fıkrageldi !
dendiğinde mutlaka sen dinlesen de dinlemesende anlatılan komik olmasada gülmek zorunda kalınılan eser
--hah aklıma bi fıkra geldi:)
4. kanun maddelerinin satır ba$ıyla ba$layan kısımları
5. bir düz yazı türü olan fıkra; bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde kişisel anlayış, görüş ve düşüncelerini güzel bir biçemle, hiçbir tanımlama gereği duymadan anlattığı sanatsal değeri olan kısa düz yazılardır. başka bir anlatımla fıkra, gazete ve dergilerin belirli sütunlarında güncel konuları ele alan, başlıklı, imzalı yazılardır. bu fıkra türüne gazete fıkraları da denir.

fıkralar çoğu kez gazetelerin fıkra köşelerinde "köşe yazısı" biçiminde yayımlanır. köşe yazıları belirli aralıklarla, belirli adlar altında gazete ve dergilerin belirli köşelerinde yayımlanır. açı, Şeytanın gör dediği, pencere, onuncu köy, durum, gözlem, yazı-yorum gazetelerdeki bazı köşe yazılarının genel başlıklarıdır.

gazete fıkraları ile güldürü ögesi ağır basan kısa öykücükleri karıştırmamak gerekir. tanınmış kişilerle, hayvanlarla ya da başka şeylerle ilgili ince anlamlı, şakalı kısa öykücüklere de fıkra denir. nasrettin hoca fıkraları, bektaşî fıkraları, lâz fıkraları bu türdendir.
6. dogru anlarda araya sokup ortami yumusatabileceginiz essiz gulmece hikayeleridir. mesela kiz arkadasinizla kavga ederken o an akliniza gelen bi fikrayla onu guldurebilir bi baska bir fikraylada hafiza kaybina yol acabilirsiniz *
7. (bkz: sana bir fikra anlatıyım mı)
8. anlatmayi iletisim kurmayi bilenin cok guldurebilecegi sey. kisalari vardir, en guzelidir.
ornek: temel bakkala gitmis. 99 ekmek istemis. bakkal merak edip sormus neden 1oo degil de 99 diye.. temelin cevabi: " o kadar ekmegi kim yiyecek?"
9. kısaldıkça güldürebilme olasılığı artan eser.
"pinokyoya otuz bir çekmeyi öğretmişler alev almış."
10. midasın hastası olduğu şey.. **
11. temel basbakanla birlikte endonezya'ya gider felaket bölgesini gezerken bir gazeteci ona yaklasarak....
- temel sizin karadenizde de böyle tusunami olur mu? diye sorar.
temel de,
-valla tusunami olur mu bilmem ama, bizim karadeniz'de "rusun .mi" var, milleti perisan etti ...
12. 'bir centilmen hiç bir fıkrayı bilmez' ilkesinden hareketle daha önce dinlemiş olsak da olmasak da; biliyor olsak da olmasak da , komik olsa da olmasa da her zaman gülmek zorunda olduğumuz anlatımlar. bazılarına gülmek zorunda kaldığınızda bir de çene kemikleriniz ağrımasa....
13. **

tanri daglari yaratmis, söyle bir bakip :
"mükemmel oldu" demis.

agaci yaratmis, bakmis ve :
"Çok güzel oldu" demis.
hayvanlari yaratmis :
"of, süper oldu elime saglik" demis.
erkegi yaratmis :
"heyt be, budur iste" demis.

kadini yaratmis...
...biraz durmus...
...sagina bakmis...
...soluna bakmis :
"neyse bu da makyaj yapar artik naapalim" demis
14. herkesi güldüreceğimizi düşünüp tam şevkle anlatmaya başladıktan sonra bi sazanın' aaa ben bunu biliyorum' demesiyle müthiş bir hayal kırıklığına uğradığımız ve anlattıktan sonra yüzümüzde 'hadi gülün' ifadesiyle baktığımız anlatım türü. ortamdan gelen tepki kişi popülaritesini çok etkiler.
15. roman yazmak isteyen temel orhan pamuk'la karşılaşmış ve onun öğütlerini almış..orhan pamuk temel'e bir romanın içinde asalet, gizem ve seks olmalı tavsiyesinde bulunmuş..temel başlamış yazmaya..bir süre sonra temel yine orhan pamuk'la karşılaşmış ve orhan pamuk temel'in yazdığı romanın adını sormuş..temel cevap vermiş:"kontesi nasıl siktim?"...orhan pamuk bu kez temel'e romanına dini unsurlar da katması gerektiğini söylemiş..temel romanı yazmaya devam etmiş..bir süre sonra orhan pamuk yine temel'e romanı sormuş..temel adını değiştirdiğini söylemiş:"allah allah?kontesi nasıl siktim.."*
16. bir karadenizli olarak ilk girişimi bir temel fıkrasıyla yapmak isterim.

temel'in karisi fadime koydeki doktor ile isi pisirmis.
> >
> > bu durum herkesin diline dusmus ama kimse temel'e soyleyemiyor.
> >
> > herkes nasil anlatacagiz bu isi derken dursun atlamis;
> >
> > - merak etmeyin usaklar ben soylerum
> >
> > aksam olmus temel kahveye
> >
> > gelmis dursun soyle bi gerinip koseden yuksek sesle temele dogru
> > bagirarak;
> >
> > -ha temek usagum senin fadime ne zaman profosor olayir da?
> >
> > -ula tursun sasirdin mu benim kari daha okumayi bile sokemedu profosor
>
> > olmak nerden ciktu..
> >
> > -ne pileyumm koyde herkes fadime yuksek lisansini yapti doktora
> > veriyor diyorda ondan sormusumdur..
17. osmanlı zamanında, 3 adam padişahın kıymetli haremini gözetlerken sarayın muhafızları
tarafından yakalanırlar ve derhal padişahın huzuruna çıkarılırlar:

> muhafızlar : Çok değerli padişahımız, huzuruna getirdiğimiz bu 3 adamı sizin hanımlarınızın
bulunduğu haremi gözetlerken yakaladık. ne emir buyurursunuz?

> padişah : bu 3 adamı, "iştigal oldukları mesleklerine göre derhal hadım edin" buyurur.

> İlk adama sorarlar mesleğin nedir diye; o da ben, "terziyim" efendim deyince
tamam bu adamınkini "terzi makasıyla" kesin denilir ve kesilir...

> İkinci adama sorarlar mesleğin nedir diye; ben "oduncuyum" der bunun üzerine onunkinide
"balta" ile kesin denilir ve kesilir....

> Üçüncü yani sonuncu adam,sıra kendisine geldiğinde gördüğü bu manzara karşısında
gülmekten yarılır ve kahkahalar atar....

> padişah ve muhafızlar bu durumu görünce ne oluyo? biraz sonra seninkide gidecek, üzülüp ağlaman gerekirken sen utanmadan kahkahalar atıyorsun....nasıl oluyor bu?

> Üçüncü adam yine utana sıkıla gülerek cevap verir : walla benim mesleğim "dondurmacılık" padişahım ve yalaya yalaya sözüm ona o işi nasıl yapacaksınız aklım almıyo.........onun için gülüyorum...
18. güldüren ve düşündüren komik yazılar. Örnek:

adam günün yorgunluğu üzerinde, perişan bir vaziyette İett durağında otobüs beklemektedir. nihayet uzun bir zaman sonra beklediği güzergahın aracı gelir ve biletini attıktan sonra arka taraflara doğru ilerlemeye başlar. bir-iki adım ilerisindeki çift kişilik koltuğun boş olanına doğru ilerler; tam oturacağı sırada engelleyici bir ses tonu onu durdurur:
- buraya oturamazsın! ben kimim biliyor musun?
- kim olduğunuzu bilmeli miyim?
- ben yardımcı doçent cemil okur'um.
- evet?
- benim gibi kıdemli birinin yanına oturamazsın!
- size bir soru sormak istiyorum. siz yardımcı doçentlik ünvanınızdan sonra ne olacaksınız?
- doçent.
- peki sonra?
- Şayet başımıza bir şey gelmezse profesör.
- daha sonra?
- belki zor ama, ordünaryus profesör.
- evet... peki bu dereceden sonra?
- hiiç...
- ben şimdiden 'hiç'im; lütfen müsade edin yanınıza oturayım...
- !!?
19. tayyip erdoğan'ın amerika ziyareti : .

-tayyip: sayın bush . bukadar zeki adamları nerden buluyorsunuz ? nasıl anlıyorsunuz böyle zeki olduklarını ?
-bush: çok basit . bak şimdi seyret . rice gel bakalım . sana bir soru : annenden babandan doğma ama ne kardeşin ne de kızkardeşindir .. peki bu kimdir ?
-rice : ben .
-bush: aferin . bak gordunmu tayyip. bukadar basit işte .



erdoğan yurda döner dönmez abdullah gül ü çağırır .



-tayyip : abdullahçım gel de şöyle sana bir soru sorucam . yaklaş korkma .
-gül: buyrun başkanım .
-tayyip : abdulla söyle bakalım . annenden babandan doğma ama ne kardeşin ne de kızkardeşin olmayan kişi kimdir ?
-gül : hımm. başkanım bana bir hafta musade edin mutlaka cevabı bulucam .

abdullah gül bakanlar kurulunu toplar .. hararetli tartışmalar yaşanır . fakat sorunun cevabı bir türlü bulamamıştır. sonunda aklına kurnazlık gelir ..

' yav bu tayyip abd ye gittiğinden beri bi haller oldu buna . kesin bu soruyu da ordan öğrendi. en iyisi ben kemal dervişe sorayım . o amerika da bulunmuştu bilir . ''
kemal dervişi arar ve sorar .

-gül : kemal şu sorunun cevabını biliyormusun : annenden babandan doğma ne kardeşin ne de kızkardeşin olmayan kişi kimdir ?
-kemal derviş : tabiki ben .


gül koşa koşa tayyibin yanına gider.


-gül : başkanım tamam cevabı buldum
-tayyip : neymiş söyle bakalım ..
-gül : kemal derviş .
-tayyip : bilemedin lan dangalak . rice olacaktı mal adam.
20. örnek

hitler üç esir yakalamis, ingiliz, fransiz ve bir yahudi.

- "size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.

ingiliz'e sormus

- "titanik kaç yilinda batti?"

ingiliz hemen cevap vermis

- "1912" diye.

hitler göndermis ilgiliz'i. fransiz'a sormus bu kez:

- "titanik'te kaç kisi öldü?"

fransiz cevap vermis

- "1050".

- "tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.

ve yahudi'ye dönmüs;

- "say lan isimlerini!"
21. fr. (la) anectode
22. http://www.fikrabul.com
23. mose ve tanri

kudüs sokaklarında umutsuzca park yeri aramaktadır mose.

tur atmakta ama yer bulamamaktadır. Çok önemli bir iş buluşmasına geç kalmak üzeredir. ama heyhat yer bulamamaktadır. Ümidini kesmiş bir şekilde

gökyüzüne bakar ve:

"tanrım önümüzdeki beş dakika içinde bana bir park yeri bulursan yemin ediyorum bundan sonra hep kaser(okunmuş gıda) yiyeceğim, shabat'a (kutsal cumartesiler) uyacağım ve yom-kippur ve
tüm kutsal günlere özel saygı duyacağım...."

o an bir mucize gibi hemen önünde bir araç hareket eder ve yeri boşalır.

mose gökyüzüne bakar ve:

"zahmet etme tanrım, ben buldum" !!!
24. Çocuğun biri yol kenarında çamurla oynuyormuş. bunu gören bir polis çocuğun
yanına gitmiş.
polis: napıyorsun sen bakim burda?
cocuk: polis yapıyorum.
polis: nasıl yapıyorsun?
cocuk: su katıyorum, kum katıyorum, bok katıyorum polis oluyor..

polis sinirlenmiş çocuğa bağırmış çağırmış. ertesi gün olmuş polis
yine
çocuğu aynı yerde çamurla oynarken görmüş.

polis: napıyorsun sen yine bakim burda?
cocuk: polis yapıyorum.
polis: nasıl yapıyorsun?
cocuk: su katıyorum, kum katıyorum, bok katıyorum polis oluyor..
polis: ulan bana bak eğer birdaha aynı şeyi söylersen seni tuttuğum
gibi hapse atarım
demiş.
ve ertesi gün olmuş. polis ve çocuk yine iş başında.

polis: napıyorsun sen yine bakim burda?
cocuk: asker yapıyorum.
polis: (sevinçli bir şekilde) nasıl yapıyorsun bakim?
cocuk: su katıyorum, kum katıyorum asker oluyor..
polis: bok katmıyor musun?
cocuk: yok" ozaman polis oluyor!!! *
25. temel ile fadime'nin düzenli bir seks hayatı varmış fakat hep temel üstte fadime altta olduğundan fadime'nin canı sıkılmaya başlamış. bir gün eve kahve içmeye gelen komşusuna açılmış.
fadime: temel hep üstte hep üsttedur, farklı bir tarzı yok midur bu işin da?"
komşu: olmaz mı. yer değişin. sen üste geç temel alta geçsin. bak öyle de çok zevkli olur.
fadime: tamamdur. ben bir deneyeyum bakayım.
akşam olur temel eve gelir. fadime'de bir heyecan vardır. akşam sefasından sonra yatağa girerler.
fadime: dur temel. ben üste geçeceğum.
temel: e hadi öyle olsun da.
temel alta geçer. fadime taşı gediğine koyar ve bir çığlık atar.
"uyy yine bana girii".*
»
Alakalı olabilir!
- fikri
- fikret
- fikren
- fikrim bar
- fikriye

nedir.Net