fikra »
47. :)
46. http://www.fikralari.net/ fıkra sıtenız
45. temel doping yaptığı anlaşılmasın diye yarışta yavaş koşmuş...

bu kadar ve evet kötü...:)
44. çocuğun biri yeni motor almıştır ve satıcı da ona der ki al bu vazelini, yağmur yağdığında motora sür ki paslanmasın yağmurda.. genç de tamam der ve sevgilisinin yanına gider.. sevgilisi de onu ailesiyle tanıştıracaktır.. yalnız önemli bir nokta vardır o da yemek sırasında kesinlikle konuşmamalıdır yoksa bulaşıkları yıkamak zorunda kalır..

gençler gider eve ve erkek bi bakar ki yer-gök bulaşıktır.. kesinlikle konuşmaması gerektiğini anlar.. yemek başlar ve bizimki sevgilisinin elini tutar, kimsede ses yok.. öper, okşar tık yok.. sonra efendim afedersiniz beraber olur bunlar.. sonra bu adam bakar kayınvalidesine o da güzel.. onu da öper okşar gene bi ses yok.. onu da becerdikten sonra dışardan gökgürültüsü duyar ve vazelini kapıp kalkar.. tam o anda dehşet içindeki evin babası şöyle der:
"tamam tamam, dur artık bulaşıkları ben yıkarım!"
43. askerler yeni gelmiştir, yüzbaşı hepsini içtimaya toplar ve konuşmaya başlar

yb- adım mehmet, soyadım kırç. sakın aranızda soyadımla ilgili espri yapmayın aklınızı alırım.

yb- sizi ananız babanız bize adam olun diye gönderdi, vır vır vır...

yüzbaşı temele döner.

yb- söyle lan benim adım ne?

temel- gÖrt komitanum!
42. temelle dursun denizin ortasında ufak bi salda mahsur kalırlar. günlerdir bir şey yememişlerdir. derken sala bir balık fırlar temel hemen üstüne atılır dursun da balığın kafasını ezer.
bunlar kavgaya tutuşur ben yiyeceğim sen yiyeceksin diye. temelin aklına bir fikir gelir. dursuna şöyle der
"dursun, biz birbirimizi mikelim hangimiz öbürünü bağırttırabilirse o yesin balığı.."
dursun biraz bekler...
"tamam ula olur.." der
temel dursunu domaltır acımasızca mükererrir defalar malum darbeleri savurur.. acısından gözünden yaş gelen dursunun gık'ı çıkmaz..
temelin işi biter. mağdur ama bağırmamış olmanın gururuyla doğrulan dursun ayağa kalkar.
"sıra bendedur.." der
temel
"mikerum la al sen ye paluğu" ......
41. bir genelkurmay başkanı, bir teknik direktör, bir gazeteci bir gün oturmuşlar, kanlı bayraklara bakıp ağlıyorlarmış. biz de bu ülkede yaşıyormuşuz.
40. güzel bir fıkra

zamane ÖĞrencİlerİ

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip
üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
profesör kaşlarını çatarak: " okuzler ve kuslar ayni masada oturamaz!"
ogrenci: "o zaman ben ucuyorum..."profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve sinavini
basarisiz gecmesi icin elinden geleni yapmis.
yanliz sinavda ogrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde cevaplamis.
profesor ogrenciye: sana son bir soru soracagim - demis.
yolda yururken iki torba buldugunu hayal et, birinde akil var, digerinde
ise
para var. hangi cuvali alirsin?
ogrenci: "para olan cuvali secerdim..."
profesor: "ben akil olan cuvali secerdim..."
ogrenci:"normal ! kimde ne eksikse onu secer...
profesor cok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine "okuz"
yazmis.
ogrenci nota bakmadan odadan cikmis.
bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : "sayin profesor, imzanizi
atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz." demis.
39. Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına
gider:-"siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni
cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?" -"tabii düşündüm.
hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil
mi?"-"İyi. o zaman size bir teklifim var. bir soru da ben size
soracağım.doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta
kalacağım. bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz.
(hocanın keyfi yerinde. teklifi kabul eder.) ve öğrenci sorar:-"yasal
olup, mantıklı olmayan nedir?- mantıklı olup, yasal olmayan nedir?- ve de
ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"hoca uzun uzun düşünür ama cevabı
bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. ama aklı
da soruda kalır. sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır
ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. Öğrenci hemen cevap
verir:-"siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. bu yasal
ama mantıklı değil. - karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. bu mantıklı
ama yasal değil. - siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması
gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. bu da ne mantıklı, ne de
yasal."
38. abdullah gül. tayyip erdogan ve bir iki bakan bir birligi teftişe giderler. dışişleri bakanı abdullah gül birligin teftişini bitirmiş, erlerin genel kültür bilgilerini degerlendirmeye baslamış. mesafe tahmini, ölçü, ölçü birimleri sormaya başlamış. derken bolu'lu bir ere sordu:

-benim boyum tahminen kaç santimdir?

-tıpa tip 180 cm efendim.

gül, dogrulugunu görünce, erin karşısındaki diger bakanların da boylarının ne kadar oldugunu sorar, hayret bir
sekilde hepsi dogru çıkar.
durumu izleyen recep tayyip erdogan, merakı neticesinde kendi boyunu sorar, er cevaplar:
-sayin başbakanım, sizin de boyunuz 185 cm'dir.
erdogan, kendi boyunu da tıpa tıp bildigini görünce tekrar sorar:

-sen, hiç yanilmadin. nasil tahmin ediyorsun?
-başbakanım, ben kereste uzmanıyım, sivilken, bolu' daki kereste fabrikasinda kesilen bütün keresteleri uzunluguna göre ben tasnif ederdim...
37. temel bir gün fırına girer.
temel: "bana 99 tane ekmek"
fırıncı: "oldu olacak 100 tane vereyim"
temel: "yuh ak o kadar ekmeği kim yiyecek
36. adam en yogun saatte berbere girip sorar.

"ne zaman bana sira gelir?"

berber, "iki saat sonra," der.

adam cikar gider.

uc gun sonra ayni adam berbere girip sorar:

"ne zaman bana sira gelir?"

berber, "bir bucuk saat kadar," der

adam cikar gider. bir hafta sonra yine ayni manzara:

"ne zaman bana sira gelir?"

berber: "en az bir saat."
adam cikar gider.

son seferinde berber dayanamaz. adamin

ardindan ciragini gonderir:

"bak bakalim bu herif nereye gidiyor?"

bir sure sonra cirak doner:

"adami izledim usta."

berber merakla sorar:

"ee, nereye gidiyor buradan cikinca?"

cirak cevap verir: "sizin eve usta!"....................
35. ve bir efsane.....


bir gün adamın teki komşusuyla hamama gider. komşusunun peştamali bir an düşer ve adam komşunun malafatı görür.akşam karısına der ki

-hanım ben bugün komşunun aleti gördüm, kocamandı, üstünde de "kamaşullah" yazıyordu.

kadın bunu çok merak eder ve dayanamaz doğru komşusunun evine gider.

-komşu ya bizim bey sizinkinin aleti görmüş, kocamanmış üstünde "kamaşullah yazıyomuş" der.
komşu cevap verir.

-ohoo, sen bi de kalkınca gör ,"kahramanmaraşlıabdullah" yazıyor...
34. bayanlı erkekli bir yemek sofrasında kadının biri çatalını yere düşürür. bunun üzerine karşısındaki erkek kalkar, bayanın yanına gelir, çatalı yerden alır, masaya tekrar koyar:

kadın: beyfendi teşekkür ederim ne kadar kibarsınız...
erkek: ne sandın yarraam, adanalıyız...
33. bütün dünya sular altında kalmış herkes ölüyormuş, bir kurtarma ekibi zor durumdaki insanları bir dağa götürüyormuş.
dindar birini kutarmak içinyola çıkmışlar.
adam bir apartmanın tepesindeymiş.
"bunca yıl tanrıya sığındım o beni kurtarır"
aradan saatler geçmiş
bir sal gelmiş
"hocam bin sala"
"bunca yıl tanrıya sığındım o beni kurtarır"
saatler sonra bir helikopter
"dayı atla götürelim"
"bunca yıl tanrıya sığındım o beni kurtarır"

aradan saatler geçmiş sular yükselmiş bizim eleman ölmüş.

tanrıyı bulmuş ve sormuş.

"bir yığın sevap işledim senin yolundan hiç şaşmadım, ne ettim ne eyledim sana da beni kurtarmadın"

tanrı cevap vermiş:

"helikopter gönderdim, sal gönderdim daha ne yapayım"
32. huriye , nuriye ve düriye 75-80 yaslarinda , çok eski üç arkadastir . bir gün huriye nuriye 'y e telefon eder ve düriye ' ye gitmeye karar verirler ve giderler . biraz muhabbetten sonra düriye kahve yapar ve içerler . biraz sonra düriye yine :
-ay kusura bakmayin unuttum , birer kahve yapayim da içelim , der.
huriye ve nuriye birsey demezler ve içerler . aradan biraz zaman geçer . düriye yine :
-size bir kahve bile yapmadim hemen yapayim da içelim , der ve yapar getirir . bizimkilerde yine itiraz yok . aksama dogru huriye ve nuriye kalkarlar , yola düserler . yolda bastonlari ile yavas yavas yürürken aralarinda su konusma geçer ;
huriye : kiz nuriye , gördün mü düriye ' yi ..!!! ne kadar pinti olmus . bize bir kahve bile ikram etmedi
nuriye : kiizzz düriye ' yi ne zaman gördün ??
31. kız erkek arkadaşını annesiyle babasıyla tanıştırmak için yemeğe davet etmiş onun ardından da dışarı çıkarız demiş kız arkadaşına erkeğin de amacı dışarı çıktıktan sonra bir otele gidip seks yapmakmış ama daha önce hiç yapmamış bir eczacıya gitmiş ve prezervatifler ve seks hakkında gereken bilgilleri almış ardından akşam olmuş adam kızın evine gitmiş adam yemek masasına oturduktan sonra başını öne eğmiş ve 10 dakika hiç konuşmamış kız en sonunda dayanamayarak "bu kadar dindar oldugunu bilmiyordum" demiş adam da cevap olarak "bende babanın eczacı olduğunu bilmiyordum"
30. 6-2 biten man.united-fenerbahçe maçından hemen sonra
fenerbahçeli rüştü tanınmamak için yaşlı bir adam
kılığına girer ve bir cafeye gider. cafede yanına
yaşlı bir bayan yanaşır ve : -"naber rüştü" der.

bunun üzerıne rüştü delirir, nasıl tanıdı bu kadın beni
diye düşünüp durur. ertesi gün yine aynı cafede aynı
kadın yanaşır rüştü'nün yanına yine -"naber rüştü"
der.

3.gün rüştü çok değişik bır kılıkta gider cafeye ve
yine aynı kadın yanaşır ve yine -"naber rüştü" der.
rüştü dayanamayıp sorar
-nerden tanıyosun beni??
yaşlı teyze : -"olum ben tuncay len" *
29. çok kısa ve öz bir tane;

temel fadime'ye "bilir musun fadime, yarın bizim ev boştur a!.. " demiş.
fadime diğer gün temel'in evine gitmiş hakkaten evde kimse yokmuş.
*
28. güzel bir örnek.


dünya çapında yapılan bir ankette sadece bir soru sorulmuş:

-lütfen, dünyanın geri kalan kısmındaki yiyecek eksikliğine bir çözümle ilgili kişisel görüşünüzü dürüstçe belirtiniz.

anket büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış.Çünkü;
afrika'daki insanlar "yiyecek" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar...

batı avrupa'da insanlar "eksiklik"in ne anlama geldiğini bilmiyorlar...

doğu avrupa'da insanlar "kişisel görüş"ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar...

ortadoğu'da insanlar "çözüm"ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar...

güney amerika'da insanlar "lütfen" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar...

İsrail'deki insanlar "dürüstlük" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar...

ve kuzey amerikadaki insanlar "dünyanın geri kalan kısmı"nın ne anlama geldiğini bilmiyorlar...
27. ingiliz,amerikalı ve türklerin bulunduğu gemi kaza yapar ve su almaya başlar.kaptan telaşla yolcuların arasına girer ve "lütfen herkes sakince filikalara doğru gitsin gemi su almaya başladı" .yolcular bu uyarıyı umursamaz ve aynen devam ederler.kaptan aynı uyarıyı birkaç defa yapar ve insanların gemiden ayrılmadıklarını görünce çaresizce geri çekilir.bu arada uyanık kaptan yardımcısı kaptana "ben bu insanların hepsini gemiden çıkarırım".kaptan nasıl yapacaksın bunu hemen yap".kaptan yardımcısı gider ve bir süre sonra geri döner.gemi bomboşdur.kaptan merakla sorar "ya nasıl başardın bunu??"kaptan yardımcısı anlatır. "ingilizlere sizin gibi asil bir milletin böyle batan bir gemide ne işi olur dedim hepsi denize atladı,amerikalılara deniz suyu insan sağlığına yararlıdır dedim onlarda hemen suya atladı.." kaptan hararetle sorar "peki türklere ne dedin onlar kesinlikle ayrılmaz gemiden!!"kaptan yardımcısı pişkin pişkin gülerek "türklerede denize girmek yasaktır dedim" .
26. yahudinin iki meselesi:

salamon'la mison konusuyorlardi. 'salamon be' dedi mison, 'savas cikarsa boku yedik galiba'..
salamon dusundu, 'iki ihtimal var' dedi. 'ya cikar, ya cikmaz. cikmazsa mesele yok, cikarsa iki ihtimal var;
ya curuge cikariz, ya askere aliniriz. curuge cikarsak mesele yok, askere alinirsak iki ihtimal var;
ya geri cephe, ya ileri cephe. geri cephede kalirsak mesele yok, ileri cepheye gidersek iki ihtimal var;
savasi ya kazaniriz, ya kaybederiz. kazanirsak mesele yok, kaybedersek iki ihtimal var;
ya esir duseriz, ya oluruz. esir dusersek mesele yok, olursek iki ihtimal var;
ya gomerler, ya kagit fabrikasina yollarlar. gomerlerse mesele yok, kagit fabrikasina yollarlarsa iki ihtimal var;
ya birinci kalite, ya ikinci kalite. birinci kalite olursa mesele yok , ikinci kalite olursa iki ihtimal var;
ya gazete kagidi, ya tuvalet kagidi. gazete kagidi olursak mesele yok, tuvalet kagidi olursaaak..
iste o zaman boku yedik mison !

gunun anlam ve onemi uzerine.
25. temel ile fadime'nin düzenli bir seks hayatı varmış fakat hep temel üstte fadime altta olduğundan fadime'nin canı sıkılmaya başlamış. bir gün eve kahve içmeye gelen komşusuna açılmış.
fadime: temel hep üstte hep üsttedur, farklı bir tarzı yok midur bu işin da?"
komşu: olmaz mı. yer değişin. sen üste geç temel alta geçsin. bak öyle de çok zevkli olur.
fadime: tamamdur. ben bir deneyeyum bakayım.
akşam olur temel eve gelir. fadime'de bir heyecan vardır. akşam sefasından sonra yatağa girerler.
fadime: dur temel. ben üste geçeceğum.
temel: e hadi öyle olsun da.
temel alta geçer. fadime taşı gediğine koyar ve bir çığlık atar.
"uyy yine bana girii".*
24. Çocuğun biri yol kenarında çamurla oynuyormuş. bunu gören bir polis çocuğun
yanına gitmiş.
polis: napıyorsun sen bakim burda?
cocuk: polis yapıyorum.
polis: nasıl yapıyorsun?
cocuk: su katıyorum, kum katıyorum, bok katıyorum polis oluyor..

polis sinirlenmiş çocuğa bağırmış çağırmış. ertesi gün olmuş polis
yine
çocuğu aynı yerde çamurla oynarken görmüş.

polis: napıyorsun sen yine bakim burda?
cocuk: polis yapıyorum.
polis: nasıl yapıyorsun?
cocuk: su katıyorum, kum katıyorum, bok katıyorum polis oluyor..
polis: ulan bana bak eğer birdaha aynı şeyi söylersen seni tuttuğum
gibi hapse atarım
demiş.
ve ertesi gün olmuş. polis ve çocuk yine iş başında.

polis: napıyorsun sen yine bakim burda?
cocuk: asker yapıyorum.
polis: (sevinçli bir şekilde) nasıl yapıyorsun bakim?
cocuk: su katıyorum, kum katıyorum asker oluyor..
polis: bok katmıyor musun?
cocuk: yok" ozaman polis oluyor!!! *
23. mose ve tanri

kudüs sokaklarında umutsuzca park yeri aramaktadır mose.

tur atmakta ama yer bulamamaktadır. Çok önemli bir iş buluşmasına geç kalmak üzeredir. ama heyhat yer bulamamaktadır. Ümidini kesmiş bir şekilde

gökyüzüne bakar ve:

"tanrım önümüzdeki beş dakika içinde bana bir park yeri bulursan yemin ediyorum bundan sonra hep kaser(okunmuş gıda) yiyeceğim, shabat'a (kutsal cumartesiler) uyacağım ve yom-kippur ve
tüm kutsal günlere özel saygı duyacağım...."

o an bir mucize gibi hemen önünde bir araç hareket eder ve yeri boşalır.

mose gökyüzüne bakar ve:

"zahmet etme tanrım, ben buldum" !!!
»
Alakalı olabilir!
- fikri
- fikret
- fikren
- fikrim bar
- fikriye

nedir.Net