hikaye
1. argoda hayal demek
2. turkcesi oyku.
ayrica: (bkz: kral oykuler)
3. cahit kulebi siiri

senin dudaklarin pembe
ellerin beyaz,
al tut ellerimi bebek
tut biraz!

benim dogdugum köylerde
ceviz agaçlari yoktu,
ben bu yüzden serinlige hasretim
oksa biraz!

benim dogdugum köylerde
bugday tarlalari yoktu,
dagit saçlarini bebek
savur biraz!

benim dogdugum köyleri
aksamlari eskiyalar basardi.
ben bu yüzden yalnizligi hiç sevmem
konus biraz!

benim dogdugum köylerde
simal rüzgarlari eserdi,
ve bu yüzden dudaklarim çatlaktir
Öp biraz!

sen türkiye gibi aydinlik ve güzelsin!
benim dogdugum köyler de güzeldi,
sen de anlat dogdugun yerleri,
anlat biraz!

cahit külebi
4. bir medley şarkısı.
"tozlu yollarda bu hikaye henüz başlıyor olmalı..."
5. bide önde gideni vardır hikayenin. belirgin ve açık biçimde atmadır argodaki anlamı.
6. bir küçük iskender şiiri;

anladık, uzakta bir parıltı var ve
lirler de kırık
hüzün ve ölüm eşittir hırs oluyor orada
7. cem karaca, cahit külebi'nin bu şiirinden (#328168) şarkı yapmıştı.
8. (bkz: hepsi hikaye)
9. oyku
10. edebiyatımızda üvey evlat muamelesi görmüş az ve öz konuşan, şımartılmamış, gösterişten uzak, romanın gölgesinde yardımcı oyuncu muamelesi gören nadide edebi türümüz.
11. bir medley şarkısı.
sözleri:
her hikaye biri belki
bu da başka birinin geçmişi
ne hayaller bulsam da içimde
ya da görsem de fırtınaları
uzaklaşırken şehirlerden,
yaklaşırken hayallere
tozlu yollarda bu hikaye henüz başlıyor olmalı!
hayal etti ve en sonunda
vazgeçti herkesten herşeyden
belki de kendinden!
doğruyu bulan için söylüyor
şarkılarını..
pek dosttur yalnızlıklar sana
sonsuzdur yollarda arasa da
yaraları kapatmaz bu macera
umudunu söküp alsalar da
devam et!
değmez hayat bırakmaya!
uzaklaşırken şehirlerden
yaklaşırken hayallere
tozlu yollarda bu hikaye
henüz başlıyor olmalı!
*
12.
evvel zaman içinde bir kral yaşarmış ve kralın güzeller güzeli bir kızı varmış... prenses

ancak ortada ciddi bir sorun varmış

prensesin dokunduğu herşey eriyormuş.
her ne olursa olsun;
metal,
tahta,
plastik
her dokunduğu şey eriyormuş.

bundan dolayı bütün erkekler ondan korkar, hiçkimse onunla evlenmek istemezmiş.
kral çaresizmiş.
kızına nasıl yardımcı olacağını bilemiyormuş?

Ülkenin bütün kahin ve sihirbazlarını bir araya toplayım soruna çözüm getirmelerini istemiş.
kahinlerden bir tanesi krala,

"kralım , kızınız elinde erimeyecek bir şeye dokunacak olursa bu lanetten kurtulacaktır." demiş

kral bu habere çok sevinmiş.

ertesi gün tüm ülkede bir müsabaka ilan edildi. he held a competition.
her kim, prensesin elinde erimeyek bir nesne getirir ise, o prenses ile evlenecek ve kralın bütün servetinin varisi olacaktır.

sadece üç genç prens meydan okuma cesaretini göstermiş.

birinci prens titanyumdan yapılmış çok sert bir kalkan getirmiş. nafile, prenses dokunur dokunma eriyivermiş.

prens üzgün bir şekilde ordan ayrılmış.

İkinci prens, elmasın dünyadaki en sert nesne olduğunu ve erimeyeceğini düşünerekten devasa bir elmas getirmiş. yine nafile, prensesin bir dokunuşu ile eriyip gitmiş. oda boynu bükük ve hayata küskün ayrılmış ordan.

Üçüncüsü prensese yaklaşıp, "elinizi cebime sokup içinde ne olduğunu hissedin demiş." prenses söyleneni yapmış, kıpkırmızı olmuş. hissettiği şey çok sertti. elinde tutuyordu ve.... erimemişti!!!

kral çok mutlu olmuştu.
krallığındaki herkes çok mutlu olmuştu.
böylelikle üçüncü prens prenses ile evlendi ve hayatlarının sonuna kadar mutlu olarak yaşadılar.



soru:
prensin pantolonundaki nesne ne idi?









tabii ki m&m's çikolataları idi. onlar ağızda erir, elde değil.
gibi
Alakalı olabilir!
- hikaye etmek
- hikaye yazmak
- hikayeci tarih
- hikayelere inanmak
- hikayeler anlatildi

nedir.Net