hrant dink »
1. ermenice yayınlanan agos gazetesinin genel yayın yönetmeni kişi.
2. agos gazetesi genel yayın yönetmeni.
3. iyi gazeteci. türkiye'nin ihtiyacı olan adamlardan. ermeni meselesinde örnek bir tavır sergiler; ermeni olmasına rağmen ne o tarafta yer alır, ne de bu tarafta. soykırım vardı demez, yoktu da demez. tek istediği bu konunun özgürce tartışılabilmesi.

bir azınlıklar konferansında sarfettiği şu sözler belki de onu en iyi şekilde özetler:

- ne istiyorum biliyor musunuz?
ismimi soran birine cevap verdiğimde şaşırarak bana ismini ikinci kez sormaması.
evet türküm...
4. 13 şubat 2004' te 'şap parigce' isimli köşesinde yazdığı 'ermenistan ile tanışmak' başlıklı yazısındaki; "türk' ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, ermeni' nin ermenistan' la kuracağı asil damarında mevcuttur." ifadeleri nedeniyle yargılandığı dava sonucu 6 ay hapis cezasına çarptırılan gazeteci. mahkeme, sabıkasız olması ve ileride bir daha suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat nedeniyle cezayı erteledi.
5. (bkz: hirant dink)
6. yazdığı yazıda açıkça ermeni diaspora'sına laf sokan, zehirli kan diye diaspora'nın zihnindeki fikirleri eleştirdiği yazısından açıkça anlaşılan ama tabi ki birilerinin çıkarlarına ters düşmesi nedeniyle sesinin kesilmesine uğraşılan örnek şahsiyet. yazdıkları yüzünden "yukarıdan" uyarı almış hemen sonrasında ise evi önünde ülkücü gösteriler düzenlenmiş aydın. bravo ey manipüle türk insanı.
7. yurtdisindaki konferanslara katildiginda karsi karsiya geldigi ermeni diasporasina kafa tutarak her ortamda turklugunu savunan, dogru noktada durdugunun bilincinde, ancak pekcok kisinin isine gelmeyecek insan. bir o kadar adam gibi adam olan etyen mahcupyan ile sozde soykirim ile ilgili cagrildiklari her ortamda bir adim gerilemeden, demagojiye duygu somurusune kacmadan, mantikli ve erdemli bir tavir sergilerler.
8. az önce cnn türk'te verdiği demeçte, kendisi soykırım* olduğunu iddia eden ermeni asıllı bir türk vatandaşı olmasına rağmen, eğer fransa gündemdeki yasa tasarısını kabul ederse (ermeni soykırımını inkar etmenin suç sayılacağı yasa), fransa'ya gidip, kendi ifadesiyle içi yanarak da olsa, "ermeni soykırımı olmamıştır." diyeceğini söyleyen insan. kendisinin düşüncelerini benimsemesem de ifade özgürlüğü yolundaki bu tutarlı tavrı karşısında, kendisine saygım sonsuzdur.
9. hirant zindik!
10. almanya'da "henri nannen basın Ödülü"ne layık görülmüştür.

haber için bkz. http://www.medyaline.com/haberler/haber_detay.asp?id=16260
11. (#1248830) nolu entry'de bahsettiğim eylemi yaparsa -sanırım zafer çaglayan da aynı şeyi yapacaktı- oradaki 500bin türk nüfusun bir kısmıyla sivil itaatsizlik yöntemine dayalı bir pasif direniş başlatması mümkündür.
12. zındık kelimesinin anlamına baktım sözlükte. hiçbiri de hırant dink'e söylenebilecek bir anlam ifade etmiyor.
gazetecidir dink. ermenidir. milliyetçi değildir ama. söyledikleri önemlidir.her zaman ermenistan ve türkiye dışındaki insanların meselesi olmadığını söyler meselenin.her iki taraftaki milliyetçiliği de eleştirir. iyi okumak lazım.
13. 19 ocak 2007'da katledilmiştir

.


.


.
14. doğru yazılış şekli: hrant dink
15. o da öldü. bir şeyler için salyalarını akıtmayan herkes daha hızlı ölüyor nedense. daha güzel yaşayanlar, hep daha çirkince ölüyorlar. hayır, çirkinlik onlardan değil, elbette değil. işığın etrafına toplanan sinekler gibi uçuşup duruyor birileri. birileri ölüyor, birileri alçaklık yapmaya devam ediyor.

cinayetin azmettiricileri, 301'lerle, milliyetçi tavırlarıyla cinayetin hedef göstericileri cinayet mahaline gidip gözyaşı döktüler. dökeceklerdi, tahmin edebilirdik ki kimse çıkıp üzülmemiş olduğunu göstermeyecekti. kimse çıkıp olan bitenden sorumlu olduğunu tabir yerindeyse "çaktırmayacaktı". herkes başsağlığı dileyip üzüntülerini dile getirecekti. herkes bir an önce sorumluların yakalanmasını dileyecekti ve işe bakın ki "sorumlu" 17 yaşında boşluğa düşmüş bir genç olacaktı. ve kan emiciler, kan üzerinden prim yapıcılar televizyonlara çıkıp birazcık utanmadan, "bakın 36 saatte katili bulduk, kutlayın bizi" diye böbürleneceklerdi. benim kıç yalayıcı ve gündemi birilerinin isteği doğrultusunda özenle hazırlayan, bu ülkede olan bitenlerin belki de en büyük sorumlusu olan medyam da boş durmayacaktı elbet. hrant dnk'in ne kadar dürüst, ne kadar iyi biri olduğunu bangır bangır bağıracaktı; ne kadar üzgün olduğunu bağıracaktı; katile lanet okuyacaktı ancak "halkların kardeş olduğu"nu söyleyen herkesin neden birer birer azaldığından bahsetmeyecekti. "başıboş bir genç" tarafından öldürüldü o dürüst adam diyecekti, çünkü aksini söyleyemeyecekti. alçaklık hep sürecekti, bunu tahmin edebilirdik. bunu tahmin edebilirdik elbette ama, agos'un önündeki cesedin yırtık ayakkabılarına zoom yapan kamerayı açıkçası ben tahmin edemezdim. bu kadarını ben tahmin edemezdim. onun dürüstlüğünü yırtık ayakkabılarını göstererek ispata kalkmak, bunu "bakın işte dürüst bir adamdı, dürüst olmasa ayakkabıları yırtık olmaz" diyerek sunmak, ardından onun için söyleyecek iyi bir şeyler bulmaya çabalamak, bir "ziyan" nidasıyla bahsetmek ondan... ben bu kadarını tahmin edemezdim. keşke o ayakkabılar yırtık olmasaydı, keşke biz o her biri birbirinden yalan televizyon kanallarında hüzünlü bir müzik eşliğinde o ayakkabıları görmeseydik. keşke kimse dikkatini oraya vermeseydi de, faşizmin gerçekte kim olduğunu az biraz anlayabilseydi. keşke hrant dink yoksulluk üzerinden pazarlanmasaydı, keşke bir ölüm, hiçbir zaman reyting aracı olmasaydı...

hepimizi bozuk para gibi harcayacaklar. en güzel olanları, en önce harcayacaklar.

en çok şunu düşündüm bununla ilgili, en çok buydu kafama dank eden; "peşimde tekrar birileri vardı. onları seziyordum. ve onların kerinçsiz ekibiyle sınırlı ve salt onlardan oluşacak denli sıradan ve görünür olmadıklarını çok iyi biliyordum." keşke yırtık ayakkabılardan kafamızı kaldırıp, sıradan ve görünür olmayan gerçek katillere çevirebilsek gözlerimizi. onları bulsak, çıkarsak ve döktükleri kanda boğsak...

Şimdi ben o ayakkabıları çeken kameraya da, başsağlığı dileyenlere de, "türk'ün türk'ten başka dostu yoktur"culara da, "vah vah yazık" diyenlere de, salyaları her tarafa bulaşanlara da, ve hatta ölümlerin üzerine bayrak açıp kendi sloganlarını atanlara da, ölülerimizden her türlü prim yapana da söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. hepimizi bozuk para gibi harcayacaklar, biliyorum...

başımız sağ olmasın!

birilerine kurşun atılıyorsa, bizim başımız artık sağ olmasın!
16. "evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginligi içinde görebilirim,

ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.
güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabaliklarinda dahi

yasamlarini sürdürürler.

evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce."

hrant dink

yine güvercin, yine venüs

türkiye'nin haritasinda venüs 18 derece akrep'tedir. 24 derece akrep'te de inancin gezegeni jüpiter bulunur. bu ikisine bir süredir aslan burcundaki satürn kare açi yapiyor. kare açi hareketin, olaylarin, çatismalarin ve eskilerin deyimiyle kan dökmenin açisidir. iki gezegen arasinda ilk (açilan) kare harekette krizin, son (kapanan) kare bilinçte krizin açisidir. satürn jüpiter'le venüs'e son karesini yapiyordu, yani artik döngüyü kapatiyordu.

venüs türkiye'nin mars'inin yöneticisidir. mars kani, vahseti, öfkeyi temsil eder, ancak psikolojik anlamiyla nasil hareket ettigimizi, hayatta kalma mücadelemizi nasil yaptigimizi, hakkimizi nasil aradigimizi, öfkemizle nasil bas ettigimizi gösterir. türkiye'nin mars'i vatani, atalari, geçmisimizi, en derin yerlerimizi, yani yerin dibini simgeleyen 4. evde ve terazi burcundadir. terazi burcu mars'in rahat etmedigi, fonksiyonlarini saglikli bir sekilde gösteremedigi burçtur. terazi burcundaki bir mars paylasimi, isbirligini, dengeyi ve ölçülügü yaratacak, "sen" veya "öteki" bilincini gelistirecek sekilde hareket etmek, hakkini ötekini de gözeterek savunmak zorundadir. aksi takdirde iyice kötülesir. hakkini aradigini zannederek yikici hale gelir. 4.evdeki mars köklerini, geçmisini arastiracak, geçmisin kosullanmalarindan özgürlesecek sekilde hareket etmelidir, aksi takdirde öfkeli bir milliyetçi olur, kan döker. iste venüs bu mars'in düzenleyicisidir. yani venüs iyi durumdaysa bu mars'i da iyi duruma sokabilir. ancak türkiye'nin venüs'ü akrep burcundadir. akrep venüs'ün rahat etmedigi, fonksiyonlarini saglikli bir sekilde gösteremedigi burçtur. akrep'in aritma, yasama döndürme veya öldürme, yok etme özelliklerini düsündügümüzde, ikincisine neden olabilir. akrep'teki bu venüs'ün düzenleyicileri mars ve pluto'dur (akrep'in iki yöneticisi). yani mars iyi durumdaysa bu venüs'ü de iyi duruma sokabilir. biliyoruz ki mars pek iyi durumda degil. ancak bu mars ve venüs birbirlerinin burçlarinda olduklari için karsilikli agirlama durumundalar, yani ikisi bir araya gelmis, ya da venüs kendi burcunda ve mars kendi burcunda gibi düsünebiliriz. yani akrep'in aritan, yeniden hayat veren, terazi'nin dengeleyen, baris yaptiran yönlerini ortaya çikartabilirler.

2005 yilinin ekim ayindan bu yana türkiye'nin mars'i günes tutulmalari ile tetiklendi. yani yukaridaki temalar harekete geçmis durumda. hrant dink'in öldürüldügü anda bu mars batiyordu, köse noktalarindan birinin üzerindeydi. yani temsil ettigi öfke, silah ve kan ile gündeme damgasini vurdu. yine o an gökyüzündeki venüs 19 derece kova'da türkiye'nin inanci simgeleyen 9. evinin baslangiç çizgisindeydi. ve türkiye'nin haritasindaki venüs'e kare yapiyordu. venüs'ün hareketlerinin türkiye'nin haritasinda çesitli sorunlara nasil isaret ettigini yillardir deneyimliyoruz. son olarak ecevit'in ölümünde venüs'ün güvercin'i simgeledigi görmüstük. simdi de yine bir güvercin benzetmesi ile hrant dink'i yolculadik.

hrant dink'in öldürüldügü an türkiye'nin yükselen'i yükseliyordu. bunun disinda günes, ay ve merkür ölümün evi olan 8. evden türkiye'nin günes'ine kare yapiyorlardi. o gün bir yeniay vardi. yeniay haritasinda yine mars yükseliyordu. bunu söyle de anlatabiliriz. yeniay'da mars yükseliyordu. vahsetin hükmü verilmisti. ve mars batarken harekete geçildi, infaz yapildi. bu esnada venüs kendisine kare yaparken neptün'ün yaninda bulunuyordu. neptün türkiye'nin haritasinda ülkenin prestijini simgeleyen evin yöneticisi. ayni zamanda medyayi, haberi simgeleyen 3.evde bulunuyor. hrant dink'in ölümü bir anda ulusal ve uluslararasi medyanin gündemine oturdu. Ülkenin prestijine ne yaptigi malum. Ülkenin prestijini yöneten bir gezegen de jüpiter. jüpiter ölüm aninda öngörülemeyen uranüs'le kare yapiyordu. hepimiz sok olduk.

bugün cenaze töreninde hrant dink'in esi "bugün derin karanliklardan aydinliga dogru çikisin basladigi gündür" dedi. Öyle ya, isiga ulasabilmek için bazi acilara katlanmak zorundayiz. canimizi acitan seyler olmadikça kolay kolay bilinçlenip, aydinliga dogru yürüyemiyoruz.

son günlerde amerika'da yapacagim konusma için bol bol tarih okuma firsati buldum. türklerin tarihi, selçuklu tarihi, anadolu tarihi, perslerin tarihi, osmali tarihi, kisaca bu topraklarin tarihi... tarih okurken canimi acitan çok seyle karsilastim. bazi seyleri ne kadar yanlis bildigimi gördüm, cahilligime üzüldüm. yine bu arayista karsilastigim fanatiklikler beni çok üzdü. yine de bunlari okuduguma, artik bilgilendigime seviniyorum. tarih okumamin bana ögrettigi en önemli meziyet mütevazilik oldu. bir tane dogru olmadigini, asla tamamen hakli, tamamen dogru ve tamamen yüce olunamayacagini bütün çiplakligi ile yeniden yeniden deneyimledim. eger bütün insanlar fanatikçe "burasi" veya "bu" benim demeye baslarlarsa bu dünyada kimsenin oturacagi toprak yok. dolayisiyla "bir arada yasamayi ögrenmek zorundayiz".

satürn'ün kapanan açisinin bilinçte yaratacagi krizin hiç degilse böyle bir bilince hizmet etmesini ve bu karanliklarin mars, venüs gibi gezegenlerin saglikli yönlerini kullanmamizi saglamasini umuyorum. geçmisin kosullanmalarin özgürlesmek ve bir arada denge, uyum ve barisi yaratmak dilegiyle...

baris ilhan
17. hakkında "hırant dink" başlığında yazılanların bu başlığa aktarılması gerekiyor..
18. http://sureyyyabirgun.blogspot.com/2007/03/hrant-dinksiz-iki-ay-birgn-yaz-103-26.html
19. ölümünün üzerinden bunca sene geçmesine rağmen cinayetin aydınlanması bir tarafa yakalanan isimler bir bir serbest kalmış azıcık aralanan sır perdesinin üzerine beton dökülmüştür. bizim bu ülkenin toprağında gözümüz var ta dibine gömülmek için diyen bir adamı öldüren güç neyse bir an evvel ortaya çıkarılmalı ve hrant'ın ruhu rahatlıtılmalıdır.
20. (bkz: kırlangıcın yuvası)
21. türkiye'de yükseltilen şovenist milliyetçiliğin konsepti sonucu vukua gelen son kontr-gerilla cinayetinin kurbanı. kürt sorunu ve ermeni soykırımı meselelerinin tc devletinin ideolojik temelinde yarattığı sarsıntılar, tepeden aşağıya doğru faşist baskı gereksinmesine ayrıca neden oluyordu. yargıtay cinayeti ve Şemdinli olayı 2005'teki newroz kutlamalarında kürt illerindeki gerginliğin önüne geçme amacını taşıyordu. keza başarılı olmayan devlet, onca tehditle beraber ölümü yakın olan hrant dink'i korumaya alamazdı, almazdı da.
...
cinayet işlendi. ancak yüzbinden fazla kişi "hepimiz ermeniyiz" diye ortalığı inletince derhal yeni çareler arandı. hemen ardından gündem değiştirildi ve cumhurbaşkanlığı sorunu ortaya atıldı. amaç yerini bulmaya başlamıştı. Şeriatçı-laik yansıması etrafında yeniden filizlenen küçük burjuva faşizmi, cumhuriyet mitinglerinde kendine yer buldu. e muhtırayla beraber asıl hedefin kürtler olduğu ve akabinde kuzey irak'ı da içine alan operasyonların gündeme gelmesiyle atbaşı ilerledi.
...
hrant dink cinayeti ve ardından gelen toplumsal muhalefet susturuldu. 1 mayıs'ın taksim'de yapılması sorunu devlet terörüyle yeni bir boyut kazansa da gündemi etkileyemedi. sonuçta hrant dink gibi bir demokrat-aydın öldürüldü. kimse esamesini okumuyor. malatya'da misyonerler katledildi, gene unutuldu. Şimdi de seçim telaşı ortalığı alevlendiriyor. türkiye postmodern bir küçük burjuva faşizminin kucağına oturmaya başladı.
...
hepimiz hâlâ hrant dink, hepimiz hâlâ ermeniyiz. yarın da hepimiz kürt olurun inşallaah!
22. http://www.youtube.com/watch?v=LmUBnczoHVY

2 temmuz'da duruşma var.
.
.
.
.

hepimiz hâlâ hrant'ız! hepimiz, hep, hrant'ız!

(bkz: 1 temmuz'da madımak önü 2 temmuz'da hrant'ın yanındayız)
23. ermeni asıllı fransızlarca fransada adına okul yaptırılan adam.
24. (bkz: hugh grant)
25. http://istanbul.indymedia.org/news/2007/07/198849.php

suikast sonucu öldürülen agos gazetesi kurucusu, gazeteci ve yazar hrant dink'in ailesi, bir şehit cenazesinde yaptığı konuşmada dink'i kastederek "hain" diyen giresun jandarma bölge komutanı tuğgeneral dursun ali karaduman'a dava açıyor.

giresun jandarma bölge komutanı tuğgeneral dursun ali karaduman 9 nisan'da samsun havza'da, jandarma uzman Çavuş kaşif aslan'ın cenazesinde aslan'a hitaben yaptığı konuşmada "bugün abd senatosu, fransız meclisi, İngiliz lordlar kamarası, brüksel ab parlamentosu, ermenistan seni katledenleri kınamadı. olmadı, olmasın. onlar ancak hainler öldüğü zaman kınar, seslerini yükseltirler. kutsal kanlarıyla sulayarak, yaşadığımız coğrafyayı vatan yapan ve bize emanet eden ölümsüz kahramanlar; ben buradan sizin adınıza tüm hainleri ve destekleyicilerini kınıyorum" demişti.

tuğgeneral karaduman, 19 haziran günü gümüşhane'de şehit olan jandarma komando er bahri aslan için düzenlenen törende yaptığı konuşmada ise "18 ocak'ta diyarbakır lice'de şehit olan astsubay kıdemli Çavuş kadir aydın için yazılmış bir şiiri okumadan geçemeyeceğim" dedi ve yine hrant dink'in ölümüne atıfta bulunulan şiiri okudu.

hrant dink'in ailesi tuğgeneral karaduman'ın iki şehit cenazesindeki konuşmalarının kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle mahkemeye başvuruyor. dink ailesi dava dilekçesinde hrant dink ile şehit yakınları arasında husumet yaratılmaya çalışıldığını ve kışkırtma olduğunu belirtiyor. dilekçede "haberlere konu olan şehit cenazesinde yapılan konuşma ve okunan şiiri nitelik olarak ifade özgürlüğü ya da eleştiri hakkının kötüye kullanılmasıdır" deniyor.

dink ailesi davalı tuğgeneral dursun ali karaduman'ın sözlerinin hukuka aykırılığının tespitini ve kararın tirajı yüksek üç gazetede yayınlanmasını talep ediyor. dursun ali karaduman'ın komutanı olduğu giresun jandarma bölge komutanlığı 1998-2000 yılları arasında hrant dink suikastında da adı geçen emekli tuğgeneral veli küçük yönetimindeydi. karaduman 22 ağustos 2006 tarihinde bölge komutanlığına getirilmişti.

tuğgeneral karaduman'ın cenazede okuduğu şiir

ey koca dünya, ben de öldüm
belli ki hiçbirinizin haberi yok
hem de dink'ten sadece bir gün önce
ama sen ne duydun, ne gördün, ne umursadın
Ölümümden hemen sonra kameralar gelmedi oraya
halk da toplanmadı, ellerinde karanfil ve mumlarla
hiçbir devlet büyüğü ve amerika da kınamadı ölümümü
ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka hiçbir yere
halbuki, benim adım öz ve öz türkçe'ydi; kadir aydın
okunması, söylenmesi ve yazılması onunkinden daha kolaydı
ama anmadı beni babamdan gayri kimse, onu andıkları gibi
ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden başka
ben gencecik bir fidandım, daha hiç tomurcuk vermemiş
ve soldurdular beni lice'de, hayatımın baharında
beni de vurdular, ben de öldüm, bilmem duydunuz mu ama
bulamadılar beni vuranları 32 saatte, belki de hiç aramadılar
ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm
ben türk'üm, adım türkçe, ama öğrenemedi adımı hiç kimse
bir kez bile manşet de olmadım ya, o gül yüzümle gazetelere
İşte ey koca dünya, ben asıl o gün öldüm
»
Alakalı olabilir!
- hrant dink davasi
- hrant dink ve ilahi adaletsizlik
- hrant dink ve bagimsiz sol adaylar
- hranta kufredenlerin dikkatine
- hrantin olumune sevinenler mi

nedir.Net