ikinci abdulhamid
1. osmanli padisahlari icinde en uzun sure saltanat surmus padisahlardan birisidir. 33 yil tahtta kalan abdulhamid han, o tarihlerde kurdurdugu unlu istihbarat agiyla meshurdur. mesrutiyeti kaldirmasindan oturu bazi aydin gecinen kesim tarafindan elestirilse ve kendisine kizil sultan dense de, kendisi muthis politikalariyla osmanli devletini ayakta tutmayi basarmistir. filistini parayla satmamasi, hakkindaki kendisine servet yapti yalanini bosa cikarmaktadir. yildiz sarayini dis borcla yaptirdigi ise komik ve cahilce bir yalandir cunku azicik tarih bilgisi olan birisi yildiz sarayinin pek cok padisah doneminde kademe kademe yaptirildigini bilir.
2. osmanlının en zor dönemlerinde tahtta başarıyla kalan şahıs
3. sultan İkinci abdülhamid 21 eylül 1842 tarihinde İstanbul'da doğdu. babası sultan birinci abdülmecid, annesi tir-i müjgan kadın efendi'dir

Üniversiteler, güzel sanatlar akademisi, ticaret ve ziraat okulları kuran sultan İkinci abdülhamid, ilk ve orta dereceli okullar, dilsiz ve kör okulları, kız meslek okulları da yaptırmıştır. vilayetlere liseler, kazalara ortaokullar kurmakla beraber, ilkokulları köylere kadar ulaştırdı.

İstanbul'da Şişli etfal hastahanesi'ni ve darülaceze'yi kendi şahsi parasıyla yaptırdı. hamidiye adı verilen nefis içme suyunu borularla İstanbul'a getirtti. karayollarını anadolu içlerine kadar uzatan sultan İkinci abdülhamid, bağdat'a ve medine'ye kadar da demiryolları döşetmiştir. büyük şehirlere atlı tramvay hatları döşetti.

meşrutiyetin yeniden ilanından sonra çeşitli gruplar arasında çekişmeler ve tartışmalar başlamıştı. meşrutiyete karşı olanlar avcı taburları ile birleşerek İstanbul'da büyük bir İsyan başlattı. selanik'ten gelen hareket ordusu bu isyanı bastırdı. tarihimize 31 mart vakası olarak geçen bu olaydan sonra İttihat ve terakki partisi daha da güçlendi ve bu olaydan dolayı sorumlu tutulan sultan İkinci abdülhamit tahttan indirildi

4. sultan i. abdülhamit han'ın upgrade edilmiş versiyonu
5. fransızların, yaptığı sözde ermeni soykırımı dolayısıyla kızıl sultan adını taktıkları,tahta çıkabilmek,tahtta kalabilmek ve ülkenin mrünü uzabilmek için osmanlı'yı alman sömürgesi haline bile dönüştürmekten kaçınmamış kişilik.
(bkz: uykum var gerisini sonra yazıcam.)
6. osmanlı'nın yıkılışını 33 sene ertelediği söylenen padişah.
7. yahudilere toprak satmadığı için adı kızıl sultan'a çıkartılan padişah
8. babasi: sultan abdulmecit
annesi: tirimujgan kadın efendi
dogumu: 21 eylul 1842
vefati: 10 subat 1918
saltanati: 1876-1909 (33 sene)

ikinci abdülhamid Ìstanbul'da dogmustur. uzun boylu, bugday benizli, siyah ve sik sakalliydi. kaslarinin üzeri hafifçe çikintili ve gözleri de siyahti.

devrinin en kiymetli alimlerinde, çok iyi bir tahsil yapti. kuvvetli bir hafiza ve basirete sahipti. gayet güzel ve düzgün konusurdu. dehâ derecesinde bir siyasete sahipti. ayni zamanda çok cesur bir padisahti. spor yapmaktan hoslanirdi. gayet güzel silah ve kiliç kullanirdi. son derece takva idi. tasavvufa ait genis bilgisi vardi.

padisahligi zamaninda yikilmak üzere olan devleti ayakta tutacak en iyi tedbir ne ise onlari hiç tereddüt etmeden yerine getirdi ve devletin yikilmasini tam 33 sene geciktirdi. devrinde yapmis oldugu isleri, bazi aydin gecinen tabaka hariç, herkes takdirle karsiliyordu. aleyhine her türlü iftiralar en kötü isnatlar uyduruluyor ve avrupa devletlerinin himayesinde yasayan çeyrek aydin bile olamiyanlar gazetelerinde, durmadan bu iftira ve isnatlari yaziyorlardi. hiç yilmadan ve bikmadan, devlet-i aliyyeyi 33 sene idare etti. dünya savasinin çikacagina inaniyor, ciktiginda ise osmanli devletini kurtaracak seyin, ancak denizlerde kuvvetli bir devletin yaninda savasa katilmak oldugunu düsünüyordu. tahttan indirildiginden hemen sonra bu görüsünün tam ziddi yapilmis koca devlet de tamamen yikilmisti.

prens bismark'a göre 100 gram aklin 90 grami abdülhamid han'da, 5 grami kendisinde, 5 grami da diger siyasîlerdedir.

en büyük talíhsizligi devleti en kötü sartlar altinda eline almis olmasidir. tahttan indirildikten sonra zaman ilerledikçe, aleyhinde olup da pisman olmayan hemen hemen kalmamis gïbiydi.son derece dindar ve namuslu idi. zevk ve sefaya düskün degildi. abdestsiz olarak hiç bir devlet isine imza atmadigi meshurdur. 1908 senesinde düzmece bir irtica olayini bahane ederek tahttan indirdiklerinde yüksek bir velî derecesinde olan büyük hakan : "bu cenabi hakkin takdiridir." diyerek elinde muazzam kuvvetler oldugu halde müdahale bile etmeden tahtini terketmistir. tahttan indirilmesinde birinci derecede yahudilerin rolü vardi. Çünki daha o zamanlar yahudiler filistin'den toprak istemisler, sultan abdülhamidde reddetmisti.

siyasî ve diplomatik hadiselerin en cok oldugu devir süphesiz abdülhamid han devridir. bu büyük padisaha, bütün tarihî hakikatler ortaya çikmis olmasina ragmen, hala iftira edenlere rastlamak mümkündür.

tahta çiktiginda, amcasi sultan abdülaziz' in intihar edip etmedigini tesbit etmek icin bir mahkeme kurdurmus ve kurulan bu mahkemede; hüseyin avni, mithat pasa ve daha bazilarinin oldurttuklerini tesbit etmis, bunun uzerine mithat pasanin idam edilmesini, gazi osman pasa ve ahmed cevdet pasa gibi buyuk dahiler bile istemis olmalarina ragmen idam cezzasini muebbet hapse cevirmistir.

yeryüzünün son bagimsiz müslüman türk devletinin hükümdari Íkinci abdülhamid'e cuma selâmliginda camiden çikarken atilan bombanin fitilini bir sahis degil, koca bir ehlisalip cephesi ateslemisti. o gün gaflet içinde bulunan bazi aydinlarimiz, bu arada sâir tevfik fikret suikastçinin sahsinda ehlisalip cephesine kasîde yaziyorlardi. Çocugu halûk'a verdigi terbiye ile onu ancak papaz yapabilen bir sâirin bu açik ihanet vesikasi çok acidir.

abdülhamid neler yapmistir:

polis teskilâtini gelistirdi. komiserlik ve baskomiserlik makamlarini ihdas etti. savcilik müessesesini kurdu. ceza ve ticaret usulü kanunlarini çikartti. askerï dikimevleri, tersaneler, feshaneler kurdurdu. Ístanbul, Ízmir limanlarini tesis etti. taht'a çiktigi zaman 252 milyon altin borcumuzu taht'i biraktiginda 30 milyon altina indirdi. hereke hali ve dokuma, beykoz deri, yildiz Çini, cibali tütün, yedikule Íplik ve havagazi, kireçburnu tugla, cubuklu carn, istinye buz fabrikalarini isletmeye açti. ziraî alanda haralar, örnek çiftlikleri tesis etti; ziraat, baytar, ipek böcekçilik, halkali ziraat, orman ve maden, ticareti bahriye, mülkiye, hukuk, sanayiî nefise, tibbiye, ticaret ve hendesei mülkiye, dârü'i-muallim, därülfünûn gibi her dereceden okullari açtirdi ki bugün hepsi kullanilmaktadir. köylerdeki ilkokullarin disinda 300 tane ortaokul açtirdi ki bu okullarda yabanci dillere kadar birçok yeni dersler okutuluyordu. arkeoioji, askerî müze, yildiz müzesi, yildiz ve beyazit kütüphaneleri yine o devirde acildi. gureba hastanesi, hamidiye etfal hastanesi, yildiz askerî hastanesi o devirde hizmete girdi. kuduz müessesesi o devirde açildi, bugünkü darülâceze vine o devirde hizmete girdi. o hamidiye çesmeleri ve terkos su sirketini yine abdülhamit kurdurdu ve kirkçesme ile halkali sularl'nin islahi yine abdülhamid'e nasip oldu.

tahttan indirildikten sonra selãnik'e sürülmüs, bir çok iskenceler yapilmis ve selânik'in düsman isgali altinda kalma ihtimali çikinca Ístanbul'a beylerbeyi sarayi'nda oturmaya mecbur ediÌmistir. büyük hakan 1918 senesinin 10 subat'inda bu sarayda hayata gözlerini yummus, divanyolu'ndaki sultan mahmud türbesine, amcasi sultan abdülaziz ile dedesi ikinci mahmud'un yanina defnedilmistir. vefatinda 75 yasini 4 ay geçiyordu. cenazesinde en hareketli aleyhtarlari bile aglamislardir. (allah rahmet eylesin).

erkek çocuklari : mehmed, selim, abdülkadir, ahmed nuri, mehmed burhaneddin, abdürrahim, ahmed nureddin, mehmed Ãbid, ahmed.

kiz çocuklari : ulviye sultan, zekiye sultan, naime sultan, naile sultan, ayse sultan, refia sultan, sadiye sultan.
kaynak: osmanli padisahlari hakkinda duzenlenmis bir program *
9. demiryolu projelerinin ve mimari ihalelerin cogunu almanlara verdigi icin bazi kimselerin osmanli devletini alman somurgesi yaptigini iddia ettigi ancak o gun sartlarinda en uygun ve ekonomik sekilde gerekenleri yaptigi kesin olan, ustelik yurdun dort bir bastan demir aglarla sarilmasini saglayan padisahtir.

ayrica herkesin atladigi birseydir ki osmanli ya gercek anlamda modern egitimi getiren padisahtir ve cumhuriyetin kuruculari, basta mustafa kemal olmak uzere, ikinci abdulhamidin okullarinda yetismislerdir.
10. bir görüşe göre tek iyi tarafı osmanlı'nın çöküş sürecini yirmi sene kadar uzatarak mustafa kemal'in büyüyüp yetişmesine vesile olmasıdır.
11. 34. osmanlı pâdişâhı ve 99. islâm halîfesi sıfatlarını taşıyan meşhur hükümdar. gençliğe yanlış olarak tanıtıldı. ilme, fenne, sanayi ve ticarete kısacası insanlığa bıraktığı eserlerini insafla görenler, hakkındaki kuru-sıkılara inanmaz.

önce, bir sene beş ay devlet idâresine karıştırılmadı. memleketi sadrazam mithat paşa ve arkadaşları idâre etti. bunlar, 24 nisan 1877 günü rus harbine sebep oldular. mâlî 1293 senesine rastladığı için (93 harbi) denilmektedir. 93 harbi edirne mütârekesine kadar dokuz ay sürdü. müşir [mareşal] yaptıkları süleyman paşa, şıpka geçidinde büyük gaflet yaparak, en seçkin türk birliklerinin harcanmasına sebep oldu. bu hezîmete kahramanlık denilerek, başkumandan yapıldı. fakat, filibe'ye ve oradan edirne'ye kaçtı. edirne'de de tutunamayıp mütâreke istedi. mütâreke abdülhamîd'in, kraliçe viktorya'ya çektiği telgraf üzerine mümkün olabildi. ruslar ve bulgarlar, onbinlerce türk kadın ve çocuğunu kestiler. bir milyondan fazla türk, bulgaristan'dan, istanbul'a göç etti. o zaman rusya'nın nüfûsu doksan, osmanlıların ise altmışdört milyondu. abdülhamid, fâciâları görünce, edirne mütârekesinden onüç gün sonra, 13 şubat 1878'de meclis-i mebûsân'ı kapattı. devlet idâresini eline aldı. mebusların ancak yüzde kırkı türktü. bu parlamento devâm etseydi, osmanlı devleti, dahâ o zaman parçalanacaktı. ikinci abdülhamid'in ilk ve büyük başarısı, bu felâketi görmesi ve önlemesi oldu.

osmânlılara imzâlatdırılan 3 mart 1878 ayastefanos [yeşilköy] anlaşmasını abdülhamid bir türlü hazmedemedi. dâhiyâne bir kurnazlıkla 4 hazîran 1878 de ingiltere ile gizlice anlaştı. kıbrıs adasının idâresini ingiltere'ye bıraktı. adanın gelirleri her yıl istanbul'a yollanacak, ada osmanlı imparatorluğu'nun bir parçası kalacaktı. buna karşılık, ingiltere ayastefanos anlaşmasının türkiye lehine değiştirilmesine yardım edecekdi. böylece, berlin anlaşması, 13 temmuz 1878 de imzâlanarak, topraklarımızın çoğu geri alındı. bu harpte, para tazmînâtı çok ağır oldu. abdülhamid, buna da dâhiyâne çâre buldu. 1881'de düyûn-i umûmiyye idâresi kurarak, borçları, ikiyüzelliiki milyondan, yüzaltı milyon'a indirdi. bu büyük başarısı, memlekete unutulmaz bir hizmet oldu. büyük devletlerin bütün baskılarına rağmen, abdülhamid, berlin anlaşmasının, anadolu'nun doğusunda ermenilere muhtâriyet veren maddesini hiç tatbik etmedi. mithat paşa ve arkadaşları, rusya'nın harp açmasına sebep oldu. bütün rumeli ve anadolu'nun büyük kısmı rusya'nın eline geçti. dâhilî işler, masonların elinde kaldı. alman târîhçisi, hans kramer, (ondokuzuncu yüzyıl) adındaki büyük tarih kitabının üçüncü cildi, yirmialtıncı sayfasında (dessen klugen bruder abdülhamîd ii) beşinci murat'ın akıllı kardeşi, diye övdüğü ikinci abdülhamid, memleketin felâkete götürüldüğünü, paşaların, mason uşağı olduklarını görerek, meclisi kapattı. irâde-i seniyye ve meclis-i vükelâ [bakanlar kurulu] karârı ile meclis-i mebûsan tatil edildi. meşrûtiyet ve bunu sağlıyan doksanüç (93) kânûn-i esâsîsi [anayasası] ilgâ edilmedi, yani yürürlükten kaldırılmadı. bu anayasa 1908 de ikinci meşrûtiyetin îlânına kadar devâm etmiştir. abdülhamîd, âyân üyelerinin [senatörlerin] vazîfelerine de son vermedi. yaşıyanları, 1908 millet meclisine dâhil oldular. millet 31 sene barış, bolluk, ucuzluk ve huzur içinde yaşadı.

okullar, hastaneler, yollar, çeşmeler, viyana'dan başka bir yerde eşi bulunmıyan modern bir tıp fakültesi yaptırdı. mekteb-i mülkiye'yi yaptırdı. hukûk mektebi ve dîvân-ı muhâsebâtı [sayıştay] kurdu ve beyoğlu kadın hastanesini yaptırdı. güzel sanatlar akademisi, yüksek ticâret mektebi, yüksek mühendis mektebi ve yatılı kız lisesi açıldı. terkos suyunu istanbula getirtti ve mülkiye lisesini açtı. alman imparatöru istanbul'a gelip, sultanahmed meydanında alman çeşmesi yapıldı. bursada ipekçilik mektebini yaptırdı. halkalı ziraat ve baytar mektebi ve kâğıthâne'de bir poligon kurdurdu. bursa demiryolunu ve aşîret mektebini yaptırdı. üsküdar lisesi ve rüşdiye mektebleri ve yeni postâne binâsı ve osmânlı bankası ile reji binâlarını ve (yafa-kudüs) demiryolu ile ankara demiryolu yapıldı. hamîdiyye kâğıd fabrikası, kadıköy havagazı fabrikası ve beyrut limanı rıhtımını yaptırdı. osmânlı sigorta şirketi ve küçüksu barajı ve (manastır-selânik) demiryolu yapıldı. (şâm-horan) demiryolu ve (eskişehir-kütahya) demiryolu yapıldı. hamîdiye yüksek ticâret mektebi ve (galata-tophâne) rıhtımı, dolmabahçe saat kulesi yapıldı. (beyrut-şâm) demiryolu, dâr-ül-aceze binâsı, mum fabrikası, (afyon-konya) demiryolu, sakız limanı rıhtımı, şimdiki istanbul lisesi binâsı, (istanbul-selânik) demiryolu yapıldı. ereğli kömür ocakları çalıştırıldı. tuna nehrinde demirkapı kanalını, kapalıçarşı tamirini yaptırdı. yunan zaferini kazandı. akl hastanesini yaptırdı. şişli'de hamîdiye etfal hastânesini yaptırdı. medîne'ye kadar telgraf hattı yaptırdı. hamîdiye hicaz demiryolu zerka'ya kadar işledi. kâğıthâne'deki hamîdiye suyu yapıldı. yeni balıkhâne, haydarpaşa rıhtımı, maden arama mektebi, şam'da tıbbiyye-i mülkiyye yapıldı. haydarpaşa'da askerî tıbbiyye mekteb-i şâhânesi açıldı. dilsiz ve sağırlar mektebi açıldı. libya bingâzî'ye telgraf hattı yapıldı. (istanbul-köstence) kablosu döşendi. haydarpaşa istasyonu binâsı yapıldı. beşiktaş tepesindeki yıldız sarayını ve önündeki câmiyi yaptırdı. velhâsıl avrupa'da yapılan yeniliklerin hepsini en modern şekilde memlekette yaptırdı. ne yazık ki, 1908'de tahttan indirilince, bütün bu ilerlemeler durdu ve memleket kana boyandı. abdülhamid, (istanbul-eskişehir-ankara) ve (eskişehir-adana-bağdat) ve (adana-şam-medîne) demiryollarını yaptırdığı zaman, başka memleketlerde bu kadar demiryolu yoktu. fen ve edebiyat üzerinde çok kitâp bastırdı. köylere kadar kurslar açtırdı. parasız kitaplar gönderdi. harb gücünü kaybetmiş olan eski gemileri haliç'e çekip, avrupa'da yeni yapılan üstün vasıflı kruvazörler, zırhlılar ile donanmayı kuvvetlendirdi. yunan isyânı olduğu zaman, ethem paşa kumandasında gönderdiği askeri, kendisi saraydan telgrafla idâre ediyordu. askeri yirmidört saatte ünlü termopil geçidini aşıp, atina'ya girdi. bütün avrupa komutanları buna şaşırdı. çünki, alman kurmayları, osmanlı ordusu, termopil'i altı ayda geçemez diye rapor vermişdi.

merkezi selânik'te bulunan üçüncü ordunun bazı subayları, ingiliz ajanları tarafından bol para ve makam vaadleri ile aldatıldı. 7 temmuz'da bölge kumandanı şemsi paşa, teğmen âtıf tarafından vuruldu. ellerinde ingiliz, fransız silâhları bulunan hareket ordusu istanbul'a yürüdü. abdülhamid, asker ve halkın kanı dökülmesin diyerek devleti bu eşkiyâya teslim ederek fâciâ ve felâketlere sebep oldu.

23 temmuz 1908'de ikinci meşrûtiyet îlân edildi. silâh baskısı altında seçim yapıldı. aralık'ta meclis açıldı. bununla, devletin idâresi, ehliyetsiz, tecrübesiz ellere geçti. ingilizlerin hazırladığı fâciâlar tekrar başladı. 5 ekim 1908'de, bulgaristan prensliği, krallığını îlân ederek, osmanlılardan ayrıldı. yine o târihte, avusturya, bosna-herseki ilhâk etti. yunanistan da baş kaldırıp, beş sene sonra girit'i ilhâk etti. 14 nisan 1909'da, adana'da ermeni ihtilâli oldu. türklerin mallarına, canlarına, ırzlarına saldırdılar. 1850 türkü öldürdüler. ittihatçılar buna da seyirci kaldılar. halk, onyedibin ermeniyi öldürüp isyânı bizzat kendisi bastırdı. ittihatçılar, avrupalılara şirin görünmek için yüzlerce müslümanı kestiler, astılar. bu zulümleri, o zaman adana vâlisi olan meşhur cemal paşa yaptı. dâhiliye nâzırı talat paşanın takdîrine kavuştu. bu hâdiseler dolayısiyla ittihatçılar da 1914'te meclisi kapattı. abdülhamid'e hak vermek zorunda kaldılar.

ebüzziyâ takviminin 19 şubat 1945 pazartesi yaprağında şöyle diyor:

(meşrûtiyetin başlangıcı, memleketimiz için büyük felâket ve ziyanlara sebep oldu. çünki 1911'de trablusgarp italyanlara bırakıldı. 1912'de balkan harbi bozgunu oldu. iki büyük kıta ile ilişiğimiz kesildi. afrika'da birmilyonikiyüzbin kilometre kare, rumelide ikiyüzelli bin kilometre kare yerimiz elden gitti. birinci cihan harbinde de birmilyon kilometre kareden fazla toprak kayboldu. koca imparatorluk yağma edildi. bu felâketlere, ittihâd ve terakkînin, gâfil, câhil, fırkacı, inatçı, bölücü idâresi sebep oldu.)
birinci dünya savaşına osmanlılar üç milyon askerle katıldı. bir milyon insanımız zayi oldu. bunun dörtyüzbini cephede şehid oldu. müttefiklerimizin mevcûdu yirmiüç milyon olup, onbeşbuçuk milyon zayiâtımız oldu. bunun üçbuçukmilyonu cebhede öldü. düşmân orduları mevcûdu, kırküç milyon idi. bunların yirmiüç milyonu zâyi oldu. yalnız beşbuçuk milyonu cephede öldü.

abdülhamid'in kansız ve huzur içinde geçen idâresinden sonra memleket, siyâsî idâmlar, suikastler ülkesi oldu. çok kimseleri idam ettiler. birbirlerini, hattâ kendi başkumandanları olan mahmut şevket paşa'yı da dört aylık sadrâzam iken 11 hazîran 1913'te kendileri öldürdü. yerine getirilen mısır prensi sait halim paşa'nın 3 sene, 7 ay ve 23 günlük ve bunun yerine gelen talat paşanın birbuçuk senelik sadâret zamanlarında, memleket karma karışık oldu. herkes, ölüm, hapis korkusu içindeydi. can, mal ve nâmus emniyeti kalmadı.

1911'de arnavut isyânı oldu. mahmut şevket paşa büyük kuvvetle önleyemedi. sultan reşad 16 hazîran'da kosova'ya gitti. beşyüzyirmiiki sene önce, dedesinin zafer kazandığı yerde, yüzbin arnavut ile cuma namazı kıldı. huzûru temin etti. mahmut şevket paşanın sekseniki taburla yapamadığını, sultan reşad, bir gövde gösterisi ile temin etti.

abdülhamid'i tahtından indirenler, sonunda memleketi düşman çizmelerinin altında bırakarak kaçtılar. ilk olarak enver paşa, talat paşa, doktor bahaddin şâkir, doktor nâzım, 30 ekim 1918'de mondros mütârekesini imzaladıktan bir gün sonra, gece yarısı kaçtılar. talat paşa 1921'de kırkdokuz yaşında berlin'de, enver paşa kırk yaşında 1922'de türkistan'da, cemal paşa da 1922'de elli yaşında tiflis'te öldürüldüler.

kaynaklar: yılmaz öztuna, ismail yağcı, ziyad ebüzziya, ismet miroğlu
12. çok tuttuğu için çekilen devam filmi..murat kadar tutmadı ama..
13. espiyonaj islerinde cok basarili olan osmanli padisahtir, osmanli istihbarat servisini kurmus, politik alanda zamanin guc odaklarini birbirine dusurmustur.benim pek sevmedigim padisah olmasina karsin osmanlinin dagilmasini geciktirmis turkiye cumhuriyeti icin zemin hazirlamistir(bilmeden).
14. isteyen istediğini söylese de, zekasıyla şahsımca tüm türk devlet adamlarını geçmiş kişidir. kendisinden bir kaç bilgiyle bahsetmek gerekirse:

1) istanbulun elden çıkmasını tahta çıktığı gibi başarmış padişahtır. 93 harbinde feci yenilen osmanlı orduları yeşilköye kadar gelen rusları da durduramayacaktı. savaşın zaten kaybedileceğini bilen abdülhamid han ingilizlerle bir oyun yaparak ingiltere donanmasını istanbula demirletti ve ruslar istanbula geldiklerinde korktuklarının başlarına geldiğini anlamışlardı.
abdülhamid bunu nasıl başarmıştı? plevne müdafaası tabii ki. plevnenin abdülhamide kazandırdığı 3 ay sayesinde ingilizlerle pazarlıklar yapılmış ve rus ordusu yeşilköye kadar gelmesine rağmen bulgaristanı makedonyayı vs bile bırakarak geri çekilmiştir.

2) ittihatı ortaya çıkaran dinamikleri, modern okulları kuran padişahtır. son derece ileri görüşlüdür. batı müziği severdir. entellektüeldir.

3) yurdu demir ağlarla ören padişahtır.
15. hakkında yazılan bazı kitaplar için
(bkz: abdulhamidin kurtlarla dansı), (bkz: ulu hakan abdulhamid han)
16. "yatağından taşan bir millete benziyoruz... biz hiç de can çekişen bir millet değiliz. canlı,kuvvetli bir milletiz.bizi zinde tutabilecek yegane kuvvet, islamiyettir."

Çöküş döneminde bu sözü söylemiş, devrinde kıymeti bilinmeyen ancak sonraları değeri anlaşılan padişah.gerçek bir siyaset adamı.
17. geniş fakat pek merkezi olmayan, ücra köşelere uzanan ellerin pek kontrol edilemediği devletin nizam ı cedit çerçevesinde güçlü bir merkezi yapıya kavuşturulmasını hedefleyen ıslahat hareketlerini öncülü ve sanıyorum amcası üçüncü selim'den çok daha başarılı biçimde uygulamıştır. yeni usullerin yerleşmesi yüz yıla yakın bir zaman almıştır. ancak modernleşme çabaları batı düşünce tarzıyla yetişmiş kişilerin ve ittihat hareketinin önünü açmış, bu durum tahta geçene kadar tanık olduklarıyla birleşince her şeyden şüphe eder çekinir olmuştur ve merkeziyeti geliştirmenin bir amacı olan jurnalcilik biraz da bu sayede histerik bir boyut almış, istibdat sokakta üç kişinin yan yana yürümesinin yasaklanmasına kadar vardırılmıştır. bu sebeple meşrutiyete de zerre kadar olumlu yaklaşmamış, ancak ilan edilmek zorunda kaldığında ittihat ve terakki'nin etki alanı (makedonya vs) dışında kalan anadolu'ya durumu meşrutiyeti getirmek kendi fikriymiş gibi göstermeyi başarmıştır. bundan dolayı ittihat ve terakki kendisini tahttan indirmeye bir süre cesaret edemediyse de 31 mart isyanı'ndan sonra kente giren hareket ordusu yerine mehmet reşat'ı geçirmiştir.
18. marangozluğu çok seven padişah. yaptığı bazı mobilyalar bugün beylerbeyi sarayında bulunmaktadır.
19. dönemin jön türkleri, yani ittihat ve terakki ve buna bağlı "aydın"lar tarafından eleştirilmiş, romanlarda zulmü abartılmış modernleşmeci bir despottur.
...
jön türk geleneğinden gelen "aydınlar" için söz konusu padişah işkenceci, baskıcı bir tirandır. gerek dönemin "aydın"larının gaztelerinde, gerekse romanlarda hamit dönemi kanlı bir periyot olarak anlatılır. muhalefetin kesinlikle yasak olduğu, hafiyecilik kurumunu yaygınlaştırıldığı bir polis devleti yaratmıştır.
...
söz konusu olumsuz iddialar dışında bir de bakıyoruz ki, merkezî yapının (ki osmanlı'nın dayandığı temel üretim ilişkileri buna bağlıdır) neredeyse tamamen çöktüğü bir dönem de, baskı ve zor ile, yerel "merkezkaç" oluşumları dize getirerek devlet yapısını sağlamlaştırmıştır. Üstelik osmanlı'nın modernizasyonu konusunda, türkiye cumhuriyeti'nin koşullarını hazırlayacak bir atılımı abdülhamit döneminde görüyoruz.
...
jön türklerin ve bu oluşumdan gelen İttihatçıların büyük baskı ve kovuşturma gördüğü ise yalandır. abdülhamit, sadece saray çevresindeki bir "aydın" grubunun kitle desteğinden yoksun olduğunu biliyordu. asıl sorun, bunların ordu içinde kuvvetlenme olasılığıydı ki bu da gerçekten zordu. subaylar her ne kadar ittihatçılara yakın idiyseler de, erler, sıradan askerler padişah'a son derece bağlıydı. Çünkü sıradan insanın gözünde abdülhamit, diğer padişahlara oranla "ahlâklı bir müslüman"dı. gerçekten de, mütevazi bir yaşamı vardı.
...
söz konusu "saray çevresi muhalefetini" bastırmak için abdülhamit işkence ve zulümden ziyade "satın almayı" tercih etmiştir. İttihatçı kadroıların çoğunu "muhalkefet etme para veririrm" diyerek satın almıştır. gelecekte bu insanlar "vatan millet sakarya" demagojisiyle, azınlıkların üstüne kâbus gibi çökecekti. kemalist tayfa da bu satılmışlar grubunun dallanmış fraksiyonlarından birine dahildir.
...
daha çok direnen ittihatçıları ise sürgüne göndermiştir. bu sürgün, bir ceza olmaktan çok ödüldü. Çünkü sürgün sırasında ceplerine para ve doğru düzgün bir yaşam vadediyordu. hatta, bazıları sırf avrupa'ya "sürgün"e gitmek ve pay koparmak için "muhalefet" ediyorlardı. elbette "dava adamı olan" jön türkler de vardı ancak bunların çok azı öldürülmüştür.
...
dönemin işkenceleri ise son derece gülünç yapıdadır. Öyle ki hamit'in kendisi dayak olaylarına katılır, işkence sırasında işkencecilerle, kurbanlar arasında sıcak laf dalaşı ve tartışma gider. kısacası ölümler ve işkenceler planlı programlı bir devlet politikası değildi hamit döneminde. bunu kurumlaştıran, geleceğin türkiye'sini kuracak ittihatçılardı.
...
bir başka hamit dönemine özgü olay da hamidiye alaylarının kurulmasıdır. kürt aşiretlerinden oluşturulan bu alaylar yağma, çetecilik, eşkiyalık gibi her türlü pisliğe bulaşmış, günümüzün "korucuları" modelinde bir örgütlenmedir. bir başka amacı da osmanlının "yeniden merkezileştirilmesi" kapsamında kürtleri devlet içinde "göörevlendirmek"tir.
...
peki "kızıl sultan"ın bu denli despot ve eli kanlı bir padişah olarak addedilmesi tamamen yalan mıdır? kesinlikle hayır. abdülhamit'e karşı muhalefetten bahsederken, saray çevresindeki "aydınlar"dan bahsettik. ancak anadolu'daki yörüklerin "yerleşik hayata zorlanması" ve azınlıklar için aynı şey söylenemez. abdülhamit döneminin despotik, işkenceci yapısı türk muhalefetinden çok anadoludaki azınlıklara yönelikti. binlerce ermeni, hiç bir neden olmadığı halde tutuklanmış ve 1908'deki ikinci meşrutiyete kadar hapis yatmıştır. hele ki İstanbul'da işkencelerle öldürülen ve cesetleri denize dökülen rum, ermeni, bulgar ve daha nice azınlıkların, nerece bir zulüm gördüğü bugün bile tam olarak bilinmemektedir.
...
resmi tarih, abdülhamit'i kemalist yalanlara karşı "hakkını verirken" zorlanmaz. Çünkü abdülhamid döenminin mezalimi müslüman olmayan halklar için gerçekti. 1894-96'daki ermeni kırımlarında 50 bin ermeni öldürülmüştür ve bilinmeyen sayıda da ermeni mahkûm edilmiştir. hamidiye alayları ermeni halkına uyguladığı yağma, ırza tecavüz, gasp ve cinayetleri için için hiç bir kovuşturmaya uğramamıştır.
...
bu yüzdendir ki, 1908'de ikinci meşrutiyet'in ilânında ermeni ve rum gruplar kutlamalar düzenlemiş ve osmanlı'ya bağlılıkları yönünde güvence vermiştir. daha sonra abdülhamit'in bıraktığı yerden, daha programlı ve daha zalimce İttihatçılar devam edecektir, ermeni soykırımı'yla "ulusal birlik" problemi ortadan kalkacaktır.
...
günümüzde abdülhamit'i, islamcılardan, faşist-ırkçılara, dahası bazı ulusal şovenizme kapılan sol gruplar ve "aydın" kişiler (bkz: yalçın küçük) yüceltirken; kemalist kökenli ve jön türk geleneğine arka çıktığını düşünen zihniyet de "kötülemeye" devam etmektedir.
20. (bkz: kizil sultan)
(bkz: #1381740)
(bkz: #1381759)
Alakalı olabilir!
- ikinci abdulhamit
- ikinci iblis
- ikinci dunya
- ikinci dogum
- ikinci bahar

nedir.Net