japonca
1. japonya nın dilidir.bazı kaynaklarda ural altay dil grubu na dahil edilir. kanji hiragana ve katakana adlı üç alfabesi vardır ve bunlar aynı metin içinde karışık olarak kullanılır.grameri türkçeye yakındır.
2. hayatımda öğrenmek istediğim ikinci dil..**
3. (#384783) by urashima tarou
4. gelecek/simdiki/genis zamandan bahsederken fiilleri aynı sekilde kullanılan dil.***
5. winning eleven oynarken lazım olabilir...*
6. bir kac alfabeye sahip dil
7. konusmayi ogrenmenin bir turk acisindan zor olmadigi bir dil. ayni dil yapisindan gelmesi onemli rol oynar bunda. oge yerleri turkce deki gibidir.
8. (bkz: onako banakoma)
9. forward edilen maillerden birinden copy paste ediyorum.**

japonca adiniz nedir?

her harfin japonca karsiligi** asagida, bakalim ne cikacak.

a- ka * b- tu * c- mi * d- te * e-ku * f- lu * g- ji * h- ri * i- ki * j- zu * k- me *l- ta * m- rin * n- to * o-mo * p- no * q- ke * r-shi * s- ari * t-chi * u- do * v- ru * w-mei * x-na * y- fu * z- zi

elcin: kutamikito*
elly: kutatafu**

edit: urshima'dan tepki gecikmedi. hayatında böyle yalan görmemiş.*
10. türklerin öğrenebilceği en kolay yabancı dil...

(bkz: ural-altay dil ailesi)

üç alfabe sisteminden oluşmaktadır...

(bkz: hiragana)
(bkz: katakana)
(bkz: kanji)
11. kanji 'nin alfabe olmayıp "karakter" olduğu, hiragana ve katagana gibi telafuzu kolaylaştıran alfabelere sahip gramer bakımından altay dillerine dahil edilebilecek güzel dil. japoncası "nihongo " olup türkçe ile benzeşmektedir, özne-nesne(tümleç)-yüklem dizilimindedir.

nusret sancaklı isminde bilim adamımızın japonca ile ilgili güzel çalışmaları vardır. ancak kendisi türkçe olsun diye ısrar etmesi sebebi ile kitaplarından öğreneceğiniz türkçe fonetikli japonca uluslararası yazışmalarda hiçbir işinize yaramayacaktır.

mandarin öğrenmenin japoncayı pekiştireceğine yönelik rivayetler olsa da mandarinin ömür törpüsü.
12. japonca (nihongo) 130 milyonun üzerindeki japonya'daki insanlar ve japon göçmen toplulukları tarafından konuşulan bir dildir.
ryukyu dilleriyle ilişkilidir fakat diğer dillerle herhangi bir akrabalığı kanıtsız kalmıştır.
bitişken bir dildir; fiil biçimleri ve konuşanın, dinleyicinin bağıl statüsünü ve konuşmada bahsedilen kişinin orada bulunup bulunmadığını belirten özel sözcük kadrosuyla japon toplumunun hiyerarşik doğasını yansıtan karmaşık bir saygı ifadesi sistemi ile sivrilir.
japoncanın ses envanteri nispeten küçüktür ve sözcüksel olarak tonlamalı vurgu sistemi vardır. ayrıca japonca hecelerin sonunda -n ünsüzü dışında bir ünsüz bulunmaz.

japonca üç farklı tipteki yazının bir kombinasyonu ile yazılır: kanji adlanan Çince karakterler, ve Çince karakterlerden uyarlanan iki hece yazısı hiragana ve katakana.
latin alfabesi, romaji de günümüz japoncasında sık bir şekilde ve özellikle şirket adlarında, logolarda, reklamlarda ve bilgisayara japonca metinleri girerken kullanılır.
batı tarzı arapça rakamlar genellikle sayılar için kullanılır, fakat geleneksel Çin-japon rakamları da olağandır.

japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.
Çok sayıda kelime 1500 yılın üzerindeki bir devrede ya Çinceden alınmış veya Çince örneklerden türetilmiş.
japonca 19. yüzyıl sonlarından itibaren başta İngilizce olmak üzere hint-avrupa dillerinden gözle görülür miktarda kelime almıştır. İlk defa 16. yüzyılda japonya'nın portekizle ve daha sonra 17. yüzyılda başlıca hollanda ile arasındaki özel ticaret ilişkisinden dolayı portekizce, almanca ve hollandaca da etkili olmuştur:
japonca naifu, İngilizce knife (bıçak), japonca pan, portekizce pan (ekmek).

japonya'da kapsamlı bir şekilde konuşulmakla beraber başka yerlerde de konuşulmaktadır.
japonya ii. dünya savaşı öncesinde ve esnasında kore'yi, tayvan'ı ve Çin kıta sahasının kısımlarını, ve çeşitli pasifik adalarını işgal ettiğinde bu ülkelerin sakinleri imparatorluk-yapılanma programlarında japonca öğrenmeye zorlandı.
sonuç olarak, yerel dillere ek olarak bu ülkelerde japonca konuşan çok sayıda insan vardır. japon göçmen toplulukları (ki bunların en büyüğü brezilya'dadır) bazen japoncayı birinci dil olarak işletirler.
hawaii'de oturanların %5'i japonca konuşur, bununla beraber eyaletteki en büyük tek soy japon soyudur (nüfusun %24'ten fazlası).
japon göçmenler ayrıca peru'da, arjantin'de, avustralya'da (özellikle sydney, brisbane ve melbourne), birleşik devletler'de (bilhassa nüfusun %1.2'sini japon soyundan gelenlerin oluşturduğu california, ve hawaii), ve filipinler'de (özellikle davao ve laguna).
nikkei (kelimesi kelimesine japon torunları) olarak bilinen torunları belki de ikinci kuşaktan sonra nadiren akıcı bir biçimde japonca konuşabilirler.
bir kaç milyon japon olmayan insanın da bu dilin eğitimini aldığı tahmin edilmektedir.

japonca fiilen japonya'nın resmî dilidir.
standart kabul edilebilecek bir dil formu vardır: hyojungo standart japonca, veya kyotsugo ortak dil.
İki terimin anlamı neredeyse aynıdır. hyojungo veya kyotsugo lehçenin karşılığını şekillendiren bir anlayıştır.
bu tipik dil meiji restorasyonundan (meiji ishin, 1868) sonra iletişim gereksinimi için tokyo şehir merkezinin dışında konuşulan dilden türemiştir.
hyojungo okullarda öğretilir, televizyonda ve resmî iletişimlerde kullanılır ve japoncanın bu makalede ele alınan versiyonudur.

eskiden standart yazı japoncası (bungo, "edebî dil") konuşma dilinden (kogo) farklıydı.
bungo aşağı yukarı 1900'e kadar japonca yazmanın temel yöntemiydi; o zamandan sonra kogo kademeli olarak etkisini genişletti ve iki yöntem 1940'lara kadar birlikte kullanıldı.
bungo hâlen tarihçileri, edebiyatçıları ve avukatları (ii. dünya savaşından kalan bir çok japon kanunu her ne kadar sadeleştirme gayretleri devam etse de hâlâbungo ile yazılır) biraz ilgilendirir.
bungo dil bilgisi ve sözcük kadrosu bazen etki için kullanılsa da kogo bugün hem konuşmada hem japonca yazmada hakim olan yöntemdir.

bugün en çok kabul gören görüşe göre ilk japon dili lehçeleri 5 bin yıl önce korece'den türemiştir.
dilbilimciler japonca'nın tarihini dört dönemde incelerler: eski japonca (8. yy'a kadar), geç dönem eski japonca (9-11. yy), orta japonca (12-16. yy) ve Çağdaş japonca (17. yy sonrası).
bu dönemler boyunca dilin dilbilgisi diziliminde önemli bir değişiklik olmamıştır. fakat söz dağarcığı önemli ölçüde değişim göstermiştir.

bir başka varsayıma göre ise, japonların kökeninin ainu, moğollar ve maleylerin karışımından oluştuğu iddia edilir.

japonca ilk dönemde sadece bir konuşma diliydi.
bir alfabeye sahip değildi. ancak 5. yüzyılın sonunda Çin'den, kanji denilen harflerden oluşan yazı sistemi alınarak japonca'ya uyarlanmıştır.
yani japoncayı Çin'den almamışlardır. konuşma dilleri vardı, üzerine Çin alfabesi koydular.
zamanla kanjilerden hiragana ve katakana hece alfabeleri türetilmiştir. İlk yazılı belgeler 9. ve 10. yüzyılda ortaya çıkmaya başlamıştır.

japonca'da hiragana, katakana ve kanji olmak üzere üç farklı yazı sistemi kullanılır. hiragana ve katakana'yı alfabe (hece alfabesi) olarak nitelendirebilirsek de kanji için alfabe tanımını kullanmak doğru olmaz.

hiragana, kökeni japonca olan kelimelerin ve ek, bağlaç ve edatların yazımında kullanılmaktadır.
japonca'ya diğer dillerden geçen sözcüklerin ve türkçe'deki ses veya durum taklit eden sözcüklerin (şırıl şırıl, çatır çutur, vb.) yazımında ise katakana alfabesi kullanılır.
kanji ise kelime köklerini yazmakta kullanılır.
yani her bir kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz. kanji'yi yazım ve birleşim kurallarından ötürü bir alfabe olarak nitelendirmek yanlış olur.

japon yazı sisteminin karmaşık gibi görünen özellikleri onu avrupalılar tarafından öğrenilmesi zor bir dil haline getirmektedir ancak bu dili hiç bilmeyen herhangi bir insan bile japonca yazılmış bir metine bakarak kanjileri, hiragana ve katakana harflerinden kolayca ayırt edebilir.

ayrıca, ural-altay dil ailesi'inden, yani aynı aileden olan türkçe ve japonca'nın dil mantığı birbirine benzediği için; türklerin japonca'yı, japonların da türkçe'yi öğrenmesi, avrupalılara ve afrikalılara göre daha kolaydır.
Alakalı olabilir!
- japonya
- japon
- japonca rap
- japonlar
- japonais

nedir.Net