jar u xwin »
1. kürtçede "zehir ve kan" anlamına gelen tamlamadır. tam ve doğru yazımı "jar û xwîn" şeklindedir. aradaki "û", farsçada da "ve" anlamına gelmektedir. uzun zamandır ikamet ettiğim selim isik isimli mahlasımın değiştiği yerdir. "artık", daha rahat yazacağımdır: hâsıl-ı kelam, yazacağımdır. duyurulur. *
2. güzel olmuştur. e artık o da volume ii sayılır. *
3. (bkz: cigerxwin)
4. sözlüğün en iyi yazanlarından ama uzun süredir yazmayanlarındandı. bilmem, belki de -eski mahlası ağır geldiği için- eli klavyeye gitmeyenlerdendi. bundan sonra yazacağına dair söz almak beni de heveslendirdi açıkçası. /"artık", daha rahat yazacağımdır: hâsıl-ı kelam, yazacağımdır./ bu cümleyi kurduktan sonra erkekse yazmasın. *
bir de umarım hevesi çabuk geçmez. bu sözlükte kürt'ün k'sını görüp de pis butonunu çalıştıran arkadaşlardan dolayı. bilmiyorum kaç kişi düşünerek ve cidden beğenmeyerek bu butonun hakkını veriyor. kendi yazdıklarımdan ve diğer yazıcılardan duyduklarıma göre çok az olması gerekir.
vel hasılı kelâm sözlük yitik bir değerini tekrardan kazanmıştır. yazıcı tabiri kullanırım buradaki insanların birçoğu için; ancak yazıcılığı aşıp yazar olan bir şahsiyettir. devamla... eline kuvvet...
5. volume ii olduğu tamamen yalandır. kendisi ile yaptığım görüşmeler neticesinde saflarımıza katılacağını beyan etmiştir, kimse heveslenmesin. yazarlık kısmı için ise haddime düşmediği için susuyorum.
6. yüzünün renginin son zamanlarda 'esmer'den beyaza doğru değişmesini kamufle etmek amacıyla bu nicki seçtiğini düşündüren yazar. **
7. sakinlik... kendisi safkan volume iidur. başka yolu yoktur..
8. o sözde konsept danışmanı sofestai kişisi, sözde valide sultan vesaire kişisi ve dünyayı ele geçirmeye çalışan sözde fizikçi yaısda avucunu yalayacaktır. zira jar u xwin isimli yazar gök börü saflarında yerini bulacak ve savaşa katılacaktır....



9. "jar" daha doğru yazımıyla "jahr" zehirdir,denildiği üzere, xwin ise damarlarımızda asi-lane gezen kandır. bu ikisinin bir araya gelmesi kan zehirlenmesi gibi abuk bir ilişki değildir ama yinede ölümdür zehir zemberek bir ölüm... bu deyiş kendi tezatını da içinde taşır aynı zamanda yani "yaşamı" zehri, kanı,çilesi bol yine zehir zemberek ağır bir yaşamı. bu deyiş mahlası olduğu kişiye ağır bir yük yükler ama, anlaşıldığı üzere kişi zaten öyle görünür.
10. "bardaklar boşalmış seninle bir yerde"

bir şarkıyı tersinden mi dinlemek lazımdır hocam? hocam ben artık şarkıları tersinden dinlemek istiyorum. ben artık neyi ne zaman yapacağımı bilmiyorum. uyuyorum, hala rüya görüyorum, sarhoş uyanıyorum ki çoğu zaman sarhoş uyuyorum, uyandığımda bütün rüyaları tersinden hatırlıyorum. ben bütün bunlardan yoruluyorum. ben neredeyse her zaman yoruluyorum. bana telefon açıyorlar. beni arayıp, maça gelir misin bizimle? diyorlar. benim aklıma sizinle gittiğimiz bir halı saha maçı geliyor çoğun. bir de bazı şarkılar. bazen filmler. bir film izledim az önce, futbolcu bir çocuk vardı, takım arkadaşı sakatlanmış odada duruyordu. emar çektireceklermiş ayağına. artık böyle kelimeler var, hoş kelime de değiller ya neyse, çocuğun dizinin etrafı kıpkırmızıydı. eti, dışarıdan görünüyor gibi. aklıma sizin geçirdiğiniz kaza geldi. en çok, arabanın arkasında duran ve su alıp şişmiş kitabı kurtardığınıza seviniyordunuz. ben de sevinmiştim. hem kazadan "sağ" kurtulduğunuza, hem kitaba. elinizin kırık olduğunu hatırlıyorum. alçı da vardı. birileri sevdiğiniz birinden bir şey yazmış mıydı acaba? şimdi olsa, "şart mıdır bir çocuğu sevmek için yetim bırakmak?" yazardım ben o alçıya. ben bazen, sadece alçıya yazayım istiyorum.

bilgisayarın hemen önünde küçük bir biblo var. adı bu mudur, emin değilim gerçi. "meryemana" yazmış dayınız büyük harflerle altına. biraz yukarıda da, üç tane maymun var yine dayınızın yaptığı ve bana hediye ettiğiniz. biri ağzını kapamış iki eliyle, biri gözünü, biri kulağını. o da benimle dört ev gezdi. hepsi hep en son yüklenen poşetin içine konuldu, özenle yerleştirildi ya bir daktilonun önünde durdu ya da şimdiki gibi bilgisayarın önünde. bu üç maymunun bir anlamı vardır değil mi hocam? susanlar var, görmeyenler, duymayanlar. her şeyin bir anlamı var mıydı hocam siz istanbul'dayken? her şey illa anlamlı mıydı? her şey, bir başka şeyle mi tanımlanıyordu ve anlam buluyordu? ben artık anlatım bozukluğu yapıyorum hocam. bu dilin benim dilim olmadığını rênas'tan sonra anladım. "genî bume min bêhn bike yaaaaar!" dizesinden sonra hatta. o yüzden, artık anlatırken, bir yer bozuk mu acaba diye sapıkça dikkat etmiyorum. bazı şeyleri değiştireyim diyorum artık. madem yoruluyorum ve madem siz yoksunuz çoğu zaman burada, ben bir şeyleri daha hızlı değiştirebilirim. daha hızlı vazgeçebilirim bir şeyden, mesela şu şarkıdan. şimdi.

bir şeyler okuyorum hala. o dilden, bu dilden, bazen alfabesini sökemediğim bir başka dilden. geçen bu alfabeyle, bir yerlerde adınızı yazdım ve arattım neler çıkacak diye. "aykırı fanzin" yeniden çıkıyormuş hocam. eskiden anlamadığım bir yerdeydi o küçücük dergi. şimdi daha iyi anlıyorum. ben orada bulunmuş olmanıza üzülecek kadar büyümedim henüz. ama, şimdi yazdıklarıyla önce yazdıkları arasında fark olmamasına rağmen arkadaşlarınızın, ben neden şimdi rahatsız oluyorum bundan? sanırım, bir şeyler daha değişiyor benden yana. kim nerede ne doğru yapıyor bilmiyorum ama benim bağlandığım bir doğru var artık. lafı uzattım yine, diyeceğim o ki, aykırı yeniden çıkıyor. ama sanırım artık el yazısıyla değil, bilgisayar çıktısıyla basıyorlar. derginin kendisini görmedim daha ama internete de vermişler, oradan baktım. lise ikiden hatırladığım o isimlerden bazıları var hala. bilal, asım, ahmet. hatta ahmet hoca'ya internet üzerinden not da bıraktım. görüşelim diye. sizden söt etmek istiyorum hocam, sizi iyi tanıyan birileriyle. malum, bazen burada olmuyorsunuz hocam.

bir şarkı çalıyor. birileri allah bilir kim, kim için neler düşünerek yazmıştır bunları. beni hislendirmek için çok alakasız bir yerde duruyor aslında sözleri ama, yine de garip bir yerden yakalıyor bu şarkı. sonunda da alkışlar var. rarirarirarara...

gülelim istiyorum.

"kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş"
11. evet ki 'yalnız hüznü var kalbi olanın'.
eğer bir gün geçmişe bakabilirsek/bakabilirsen/bakabilirsem -bakabilecek kadar dayanabilirsek- ilk kez sarıldığımız o otogarı anacağım. otobüsten inen bordo kazaklı, sakallı, küpeli, başı hafifçe yana eğilmiş munzur bir gülümseme ile üzerime yürüyen o adamı anacağım. konak'ta, yolda, havuz başında, evde, elinde bira yürüdüğün sokaklarda, kızdırdığın her dakikada, ellerime uzanmış bir el bulduğumu söyleyeceğim.
onu uyandırmayı severdim. sevmediği dünyaya gözlerini zorla da olsa açtırmak hoşuma giderdi.
türk kahvesi içesim var çok. çay demledim ama. dışarıya çıkmaya mecâlim yok. ığdır'ın al alması'nı söylüyor yasemin abla. hep aynı türkü dönüp duruyor. olmamalı diyorum, her şey bu kadar elimizde olmamalı. kadıköy'de, sokakta yere oturmuş omuz omuza vermişken söylediğim gibi.
nelerse ki dünyaya böyle kara bakmamızı sağlayan, nelerse ki her sabah uyanmak için bir sebep bulmaya zorlayan, -nelerse ki yaşamak sözünü âsi kılan-, nelerse ki yokluğuna alışamadığımız.. bir kibrit alevine salasım var.

kızgın, yorgun hallerini görüp; öfkeni kaybetme! öfkeni bırakma! öfkeni sev!

[haftasonunu şiir yazmaya ayırmaya söz vermiştim. ne çok şey için kendime söz verip yapmaya heves bulamıyorum. -ne olur suskun durma bir şeyler söyle-]
dengbej olaydın keşke. oturup demli çayla içebileydim seni. ne zaman soluma dönsem bir el uzatımlığı uzakta olaydın. sen konuşuyorsun diye sevdiğim dilinden anlamadığım küfürler savuraydın.

çok sevesim var seni. çok özleyesim. çok olasım var. çok okuyasım var, durma.

anılacak günlerimin çoğaldığını biliyorum.

[bilmek. bu da ürkütüyor. gene de biliyorum:
kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda]
12. moderasyona taze kan. malum vampiriz, sık ihtiyaç oluyor. *
13. salyangozunu yirim senin.
14. hiç bir salyangoz bu gadder sevindirmemişti...**
15. İŞbu yazarın moderasyon ekibine katıldığını duyar duymaz "ohh be!" nefesi çektim. "bizden biri de sonunda moderasyona katıldı"' anlamında bir sevnç değil bu. hiç bir zaman "sinirinden köpürüp" sağa sola salya fışkırtmamış, üslubunu ve sükûnetenin daima muhafaza etmiştir. kürtçe "nick"'ine rağmen moderasyona katılması, kendisini "öcü" kılığında görmüş olanları (nedir.net'te sayılarının çok az olduğunu düşnüyorum) bir nebze rahatsız etmiştir. utanmadan, rahatça söyleyebilirm nedir net türkiye'den çok daha demokratik bir tutumdadır.
16. (bkz: jar u evin)
17. mod olmuş bozulmuş kişioğludur. çekilecek kulaklar var, dikilecek kadehler de var. zehir'e ve kan'a.
18. (#1303603)

devrimciler bile iktidara gelebileceklerine inanmıyor. hey yavrum hey hatta tey tey tey!

edit: devrimciler aynı zamanda yapmacıkta davranıomus bunuda ekleyim tam kirlensin.*
19. adamın biri demiş ki: bir adamın ne mal olduğunu öğrenmek istiyorsanız elin yetki verin.*

edit: görüyorsunuz işte. iktidar hırsı insanı ne hale getiriyor. *
20. hoşgelen sözlük modu; yetkilerime de kardeş olan kardeşim. dilerim, sinirlerine uzunatlama-yüksekatlama-tüpsüzserbestdalış kombinasyonu uygulandığında rekorları tersinden kırasın. adını dergilerde görmeye devam edelim, aman.
21. mod oldu hayırlı uğurlu olsun derim. mum yakıp, kutlamak isterim lakin uzak kalıyor bana.
22. dün gece taksim'de bize ne sözler verdi.

sözlüğün edebi kalitesini git gide yükseltecek kardeşim....hayırlı olsun ...
23. bir vakitler benden el istediydi de vermediydim. şimdi karşıma bir zamanlar fakir ama gururlu bir yazar vardı hatırladın mı diye çıkmaya kalkar. ben sana mod olamazsın demedim.*
24. (bkz: x wing)*
25. hakettiği üzre gerekli yetkileri almış eline, sözlüğün gidişatı yönünden gayet yerinde bir seçim..şimdiden hayırlara vesile olsun.
»
Alakalı olabilir!
- jar u evin
- jar jar binks
- jar of flies

nedir.Net