kader »
1. kader aslında tehlikeli bir trassipalit de fragua türünde örümcek olup ağlarıyla herkesi gebertmektedir
2. eş anlamlısı yazgı olan sözcük. esas kaynağı islamîdir. allah'ın her kul için çizdiği yolun belli olduğu, hepimizin bir alın yazısı olduğu öğretisine dayanır. halk arasında kötü bir şey olduğunda kurtarıcı ünlem olarak "eh kader" şeklinde kullanılır. bu anlayışı gereğinden fazla abartanların yaptığına kadercilik denir.
3. bir sivil toplum örgütünün kısa adı. "kadın adayları destekleme ve eğitme derneği". misyonu da kadınları politikada daha aktif bir rol almada .. desteklemek ve eğitmek evet. şurada bir sanal ikamet adresleri de var: http://www.ada.net.tr/kader/
4. bir insanin, bir hayvanin, bir sehir veya bir ulusun yeryüzündeki varolus sürecinde onun yasamini yönlendiren etkilerin tümüdür.

insanoglunun kaderi baslica yedi ana faktörden etkilenir.
° astrolojik etkilenme
° aileden etkilenme
° dogum yeri
° cocuklarimiz
° isimden etkilenme (bkz: nomen est omen)
° genetik sifreler

bunlardan baska reenkarnasyon'u savunan kisiler insanin kaderini etkileyen bir diger faktörün kisinin bir önceki yasami oldugunu savunmaktadirlar.

kaderi, dua, büyü ve benzeri telekinezik güçlerle etkilemek mümkündür ama özellikle mutlak kaderimiz asla degistirilemez.

daha fazlasi icin: http://www.geocities.com/kurko313/html/kader/kader.html
5. bir cins örümcek denebilir.kendisine yer edinebilmek için sürekli ağ örer.iyi ya da kötü...
şahsi görüşüm şu ki; herkesin önceden çizilmiş bir kaderi var.çizgi çizildi.bize yukarıdan uzatılan bir sınav kağıdı var.aynı ingilizce sınavlarındaki "fill in the blanks" gibi.sınavın bir doğrultusu var.belli konular üzerinde,öğretmen istediği kadar durulmuş.zaten sınavı da o hazırlamadı mı?çizgiyi çizen kalem onun elinde değil mi?bize kalan sadece boşlukları doldurmak.sınavın sonucunda alacağımız not bizi bir yere taşımayacak mı zaten!öğretmen yeterince iyiyse* zaten kaç alacağımızı* biliyordur.değil mi?
6. bir arabesk sarkicisi.
7. tamam kurşunu ben sıktım ama bu hem benim kaderimde hem onun kaderindeymiş gibi absürd bi cümle kurulmasını sağlayabilecek olan inanış. hatta yargılamaların tümünü gereksiz kılabilir. hemen cüzi irade külli irade hikayesine başlayacak yazarlara bu sizin kaderiniz demekten başka çare yok. inanmamak da kader mi sorusunun inandırıcı bir cevap bulması ihtimali pek yoktur.
8. bir erkek/bayan ismi.
9. arabesk şarkıcısı olan kader. soyadı çetintürk dür. küçükken düğünlerde, okul sonu toplantılarında filan çalardı, sesi de bayaa iyidi. bunun saçı ile annesinin saçı, simpsons çizgi dizisindeki marge in saçi gibi diklemesine acayip bişeydi. en son gördüğümde altında kırmızı bi rover vardı. sonra ne oldu bilmiyorum. *
10. kader :

denizci bir aileden gelen emekli subay emeklilik günlerinde denizleri özler ve kendine bir deniz tatili ayarlar..

tatil günü yaklaştıkça içi daralır daraldıkça kuruntulanır.. artık kötü bir şey olacağından emindir.. ve gitmeme kararı alır..

akşam yemek masası kurulur.. adam bismillah der bardağı alır eline bir yudum su alır.. boğazına takılan su ölüm sebebi olur..

11. kader yanlış yapan kişilerin sığınağı değildir; ancak unutmamak gerekir ki kader, bu ülke insanının çok büyük bir çoğunluğunun yürekten inandığı bir inanç manzumesinin önemli bir parçasıdır. hurafe değildir, özü kur'an gibi sünnet gibi en temel kaynaklara dayanır. hatta müslüman olmanın olmazsa olmaz şartlarından sayılır. Öyle ya, allah'a inandığın gibi, o'nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve tabii ki hayır ve şerrin o'ndan geldiğine, yani kadere inanacaksın…

bu sınırlı (özellikle medya alanıyla sınırlı) köşede kader inancı üzerine ilmi tartışmalara girecek değilim. zaten beni de aşan bir konudur; tıpkı pek çok meslektaşımı da aştığı gibi…

demek istediğim şu ki; hemen her konuda yapılan tartışma, özel bilgi gerektiren bir alana kayıyor. İlahiyat da önemli bir alandır. konu derinleştikçe gerçek uzmanlarına sorulması gerekir. aksi takdirde hem yanlış bilgi verir gazeteler; hem de işin ucu insanların kutsal saydığı inançlarına dayandığı için kırıcı olur... bazen 'uzman görüşü' bile haberdeki hırçın ifadeleri gizlemeye yetmeyebilir. geçenlerde bir gazetemizde yer alan başlık aynen şöyleydi: 'yine mi allah aldı sayın bakanım!' meğer başlık son tren kazasından birkaç gün önce 'Ömrü veren de allah, alan da' diyen bir bakan içinmiş. bir yetkilinin ihmali tespit edilirse hesabı kamuoyu huzurunda sorulur. bunun için dünyanın dört bir yanından uzmanlar geldi, inceleme yapıyor. bekleyip göreceğiz. ortaya bir ihmal çıkarsa bağlasanız da sorumlular görevlerinde durmaz zaten. ancak yukarıdaki başlık hiç de hoş durmuyor.

Ölçüyü kaçırmamak gerekir. allah inancının tabii bir neticesi olan kader, tembelliğin, ihmalkarlığın, sorumsuzluğun sebebi değildir. tam aksine kader 'mutlak irade'nin insana bahşettiği en büyük hediye (irade-i cüz'iye) vasıtasıyla hayata dinamizm getiren önemli bir imtihandır. İnancımıza göre dünya 'darü'l-hikmet'tir; ahiret ise 'darü'l-kudret'tir; yani dünyada her şey sebeplere bağlanmıştır. sebepleri bütünüyle inkar ederek yapılan tevekkülü İslam kabul etmiyor…

kader sorumluluğu kaldırmaz; ancak...

bir yazarımız çetin cümleler kuruyor, 'takdir-i İlahi' arkasına sığınmanın yanlışlığını ortaya koymaya çalışıyor. bunu belli ölçüde anlamak mümkün; hatta bir yanlışı ortaya koyarken kullanılan bilim, akıl gibi argümanları da belli ölçüde makul görmek mümkün. lakin bunları yaparken pozitivist dayatmaların yapılmasına da gönül razı olamaz. herkesin inancı; hatta inançsızlığı kendine; ancak, milletin yüreğini ağzına getiren bir felaketin ardından materyalist bir dünya bakışını vatandaşa dayatmanın anlamı da yok. Öyle ifadelere yer veriliyor ki; sanırsınız yaratıcı inancını taşımak adeta suç ve bilim her şeyi çözmüş, her meseleyi izah etmiş ve aksini düşünmek çağ dışı bir dünya görüşü anlamına geliyor. hiç de öyle değil gerçek! uzun bir zamandır ilim mahfillerini kasıp kavuran pozitivizmin yerinde yeller esiyor artık. comte ‘biz bir şeyin niçinine değil, nasılına bakarız' diyor. İlmî araştırmalar o an doğru kabul edilse bile bu mantık bilimi laboratuvara hapsetmiş ve insan gerçeğinin bir yönünü tamamen boşluğa atmıştır. materyalizm dünyada ağır darbeler yedi. spiritüalist yaklaşımlar sağdan soldan tadil edildi… temelde hemen her felsefi akımın bir gerçekten yola çıktığı; ancak zaman içinde ifrat ve tefritlerle kara deliklere düştüğü görüldü. değişik cephelerden defalarca tartışılan 'bilimsel yaklaşımlar'ı mutlak hakikat gibi göstermek doğru olmasa gerek…

dinî yorumların da ölçüsü zaman zaman kaçabilir. ancak 'sırat-ı müstakim' çizgisinin önemli bir oranda korunabildiği bir ülkede yaşıyoruz. mutedil yorumlardan türk basını da yeterince istifade edebilir. nedendir bilinmez, bizim medya, itidal timsali olmuş ilim adamları yerine genellikle aykırı sözler ile sansasyon meydana getirecek kişileri tercih edebiliyor…

hadise tren kazalarıyla sınırlı değil. mesela türkiye hâlâ 'fay hattı' sendromu yaşıyor. tamam, bilim adamlarının tespit ettiği fay hattını din alimleri de, gerçek dindarlar da inkar etmiyor, ancak bunu 'sadece bir tabiat olayı' olarak da görmüyor ilahiyatçılar; çünkü o sebepleri yaratan da allah. onlara göre hayat sebepler ile 'müsebbibü'l-esbab' arasındaki tasarrufun bir ifadesi. dengeyi tutturmak önemli. somut bilimsel verileri yok saymak, İslami yaklaşıma da uymaz; tıpkı 'takdir-i İlahi diye bir şey yoktur' gibi bir dayatmanın insafa uymadığı gibi…

dinî çerçeveden bakınca sanırım sözü şöyle bağlamak gerekiyor: herhangi bir olayda kendi hatasını, yetersizliğini, ihmalkarlığını gizlemek için 'irade-i külliye'yi kullanmaya yeltenmek büyük bir hatadır. o şahsı en başta allah sorumlu tutar; ancak 'irade-i cüziye'yi adeta putlaştırarak maddeci dünya görüşünün paletleri altında ezilmek de bir başka büyük yanılgıdır. bir insan ‘irade-i ilahiye' inanmasa bile okura, halka, inanca saygısının gereği daha dikkatli olmak zorunda. yoksa kamu vicdanı bir gün size 'yeter ama, o kadar da değil' deyiverir… kaynak :ekrem dumanlı
12. çok tatlısın, güzelsin, şekerci mi baban senin
kaşın kara gözün kara, kömürcü mü baban senin

önermeleriyle genetik biliminde çığır açmış, bilim adamlarına, gözlerinin önünde olup da göremediklerini göstermiş genç girişimci. babasının mesleği merak konusudur.
13. çok güzel bir haluk levent şarkısı.*
14. kısmet ile ayrılmaz ikili oluşturan zincirin bir halkası.*
15. başımıza örülen en kapsamlı komplo.
16. (bkz: anarkh)
17. (bkz: hayat)
18. eski sevgilinizin yeni sevgilisi ile sizin yeni sevgilinizin kanka çıkması
19. gerçek anlamı doğa kanunu olan kelime
(bkz: yüzyıllarca alın yazısı diye yutturulan)
20. karakterdir insanın kaderi.
21. güzel bir haluk levent şarkısı, leyla.com albümünden.
22. gerçek anlamı doğa kanunları olup sonradan alın yazısı diye kolpa din hocalarının anlamını değiştirdiği kavram
23. yalan olan inanç. herşey insanın elinde. herşeyi kadere bağlamak kolaya kaçmaktır. zor olan insanın kendi hayatını, kendi yolunu çizmesidir.
24. kahpe kader...
25. eski bir resimle canlanır hayallerin. gözün dalar uzaklara, yine hatırlarsın. kayan
yıldıza baktığında, düşünürsün o da beni düşünüyor mudur diye? farklı rüyalarda olduğunu
bile bile. gecelerinde hayalini görürsün. Özlersin, özlersin. son gözyaşı damlası süzülünce
yanağından, bir yaprak daha düşünce çınar ağacından, kalkıp gitmek istersin seher
uykularında. lanet edersin yaşadığına, yalnızlığa, onsuzluğa. oysa üzerinden ne tenler,
ne düşünceler, seneler geçmiştir, unutamazsın.
"kolay mı sandın unutmak?
neredesin eros?
yoksa sen de mi unuttun beni?
gel de çıkar bu hançeri yüreğimden artık!"
yalvarırsın senin yapamadığını tanrım yapsın diye. "o" da gelmez bir türlü...

kalkıp gitmek istersin şuursuzca, belki bulabilirim diye. yüreğinin kıyılarına vuran son
aşkını bulabilirim diye. Çok uzaklarda bir kadını, ıssız sokaklarda, suskun yollarda
ararsın. bu yalan dünyanın zalim aşkını arasın. yüreğindeki izi bırakan aşkını arasın.
eski günleri hatırlarsın. tekrar istersin o günlerdeki gibi mutlu olmak. güzel günlerini
geri istersin. yalvarırsın hayata son bir kez daha, yalvarırsın o sözü duymamak için
tanrıya. hayatını "keşke" kelimeleriyle doldurduğun için pişmanlık duyarsın.
"keşke yağmurun gözyaşlarını dinleseydim.
keşke kal deseydim!
keşke hiç sevmeseydim..."
*
»
Alakalı olabilir!
- kaderim
- kader bu
- kades
- kadep
- kadem

nedir.Net