karpuz kabugundan gemiler yapmak »
1. istanbul film festivali ulusal yarismasi'nda dr. nejat eczacibasi en İyi turk filmi odulunu kazanan, ahmet ulucay'in yonettigi film. yilmaz erdogan, vizontele tuuba yerine bu filmin odul almasi uzerine "seyircisiz filme odul verdiler" diye veryansin etmistir.
2. ülkemizdeki piknikçi magandaların karpuzu yedikten sonra kabuklarını denize atması sonucu oluşan kirliliğe sebep olan kroluk
3. karpuz kabuğu düşmeden girilmeyen denizlerimizde görmeye alışık olduğumuz manzara..
4. yorumlarına bakılırsa "normal" bir izleyicinin bucak bucak kaçması gereken bir film gibi görünüyor. uzak'ı seyrederken "mükemmel film. film budur kardeşim. adam olayı bitirmiş" diyenler buna da hayran kalacak sanırım. bu filmi beğenenlere bir de entel gerilim filmi benden tavsiye: the village. gidin mest olun. sonra da nasıl mest olduğunuzu bana da anlatın. ben de anlamayayım.
5. karpuz kokan yaratıcılık.
6. deniz kenarında yapılan güzel bir aktivitedir karpuz yendikten sonra denize bırakılır ve başı boş bir gemi olmaması için, içine mürettebat olarak plaj karıncalarından konur. bu plaj karıncalarının plaj da ne kadar hızlı hareket ettikleri görülse de gemi mürettebatı olduktan sonra gemiyi salimane bir şekilde karaya tekrar çıkarabilmek için oldukça yavaş hareket ettikleri görülür. ben bunu bu sene gördüm.
7. harika dramatik bir altyapısı olan...
buram buram doğallık kokan...
uluçay ın filmin her karesini tırnaklarıyla kazıdığını hissetiren...
hayatını film çekmeye adayan, beynindeki tümörle yaşayan ahmet uluçay ın
yıllarca düşünü kurduğu belkide ölümüne çok az kala çektiği, çekebildiği ilk filmi...
8. (bkz: ahmet uluçay)
9. (bkz: karpuz kollu elbiseler yapmak)*
10. müthiş bir isimle kafadan kalpleri fetheden film projesi.
11. (bkz: silgi tozundan silgi yapmak)
12. görüntülerin bir bu kadar güzel olduğu bir film daha izlenilmez. her sahnesinden doğallık, uçsuz bucaksız bir gerçeklik akan, her karesine bir tablo edası verilmiş, her sahnesinde bir dram yaratan. çocukların kendi şiveleriyle konuşması, oyuncuların köy halkından seçilmesi, filmin içine sıkıştırılmış küçük detaylar***, o detayların yarattığı büyük etkiler, diyalogların gerçekliği, farklılığı, doğallığı. sayacak çok şey var aslında bu filmi mükemmel olan. ama filmin sonundaki sahne içinize bir sıcaklık kaplatıyorsa, o koridorlardan geçerken keşfedeceğiniz binbir dünya olduğunu düşünüyorsanız bu film amacına ulaşmıştır.
13. filmin açılışı yapan beyaz giyme toz olur türküsünü kendisine öyle güzel yakıştırmıştır ki bu film, salon çıkışında bahsedilenlerin en başına bu türkü yerleşmiştir...
14. filmde söz konusu olan kişilerin* saflığı,iyiliği ve tatlılığıyla ve o kedilerin girdiği herbir kareyle beni kendine hayran bırakmış ve hatta izlediğim en güzel türk filmlerinden biri.ahmet uluçay'ın yolu çok açık bu filmden gördüğüm kadarıyla.
15. helal olsun türklerde böyle film yaptı yaaa, kimsenin gözü arkada kalmasın...
16. sicak, samimi ve sevgi golu bir film. kutahya agzi ile konusmalari filme ayri bir guzellik katiyor. izlendikten sonra yuzumuzde os bir gulumseme bırakmayı becerebılen bır film
17. türk sinemasina ictenligi ögretmesini bekleriz bu filmin.
18. iki yakın arkadaşın sinema salonu sevdasını masalsı bir şekilde anlatan gayet başarılı bir film. gayet normal bir şekilde gişe hasılatı yapamadı çünkü türk insanına pek hitap etmiyor. sanat filmi ya o bakımdan ** film karpuzcuda çıraklık yapan recep adlı çocuğun dul bir kadının ineklerine karpuz kabuklarını götürmek için söz vermesiyle başlıyor. nezihe adlı bu kadının da iki kızı var ve yaptığı iş karşılığında recep'i kaymakla besliyor. recep orada nezihe'nin büyük kızı nihal'e abayı yakıyor. *. akşamları da arkadaşı berber çırağı mehmet ve köyün delisi ömer ile projeksiyon makinesi yapmakla uğraşıyorlar. sinema salonu açacaklar ya. düşlerin peşinde koşulması gerektiğini öğütleyen bir film. izlemesi gerçekten zevk veriyor.
çocukların oyunculukları filmin başından sonuna kadar doğal ve şirin. 14-15 yaşın o gençlik havasını tam anlamıyla hissetmek mümkün ama arada sırada özellikle yan karakterlerde bir yapaylık baş gösteriyor ve film izlediğinizin farkına varıyorsunuz.
yönetmen * çok başarılı ve her kare bir fotoğraf gibi. çok uğraşılmış olmalı. canlılık fışkırıyor. ve kansere karşı verilen bir mücadele gibi bu film. gibi değil, bu mücadelenin bir parçası. helal olsun dedirten bir film. eğlenceli, ödülleri haketmiş.

not: hala fırında pişen kulakların neyi sembolize ettiğini anlamadım.
19. özellikle filmin başında ki kedili bölümü hiç bir zaman unutamayacağım, güzel filmin çok büyük paralar olmadan da çekilebileceğini, ağaların, patronların, silahın, vurdunun kırdının olmazsa olmaz olmadığını göstermiştir. özellikle diyalogları mükemmeldir, doğallığı, samimiyeti, gerçekliği, uyumu. köy gencinin kasabalı kızlara bakışı çok iyi yansıtılmış ve sevginin en saf halini yansıtmıştır. filmde detaylara önem verilmesi o dönemi yaşamak öğrenmek isteyenler için çok güzel bir araç olarak kullanılmış, izleyeni o döneme süreklemiştir.
20. istanbul uluslararasi film fesivali'nde iyi film, 52. san sebastian film festivali'nde juri ozel odulu, 26. montpellier film festivali'nde en iyi film odullerini almis; ayrica new york'taki regal sinemalari battery park stadyumu'nda amerikali sinemaseverlerle de bulusmus yapit.
21. kim icat etti len kımıldatçı lafını?kımıldatçı recep aşağı kımıldatçı mehmet yukarı
22. sinemacı olsak film çeksek nihal bana varır mı?
23. beyaz giyme söz olur türküsü eşliğinde iki ufaklık yaya yolunda ilerlerken köy havasını içinize çekersiniz ietrafınızdaki teknolojik yığıntılardan kurtulup, biraz daha geliştikce iki mazeracı hayalperest sinema severin dünyasına konuk oluyorsunuz, vesselam güzel film.
24. entellere hitap eden normal sinema izleyicisini boğan film
25. (bkz: bagimsiz sinema)
»
Alakalı olabilir!
- karpuz kabugundan ucaklar yapmak
- karpuz kabugunu kemirmek
- karpuzu kesip gunese koymak
- karpuz kabugu dusmeden denize girilmez
- karpuz kabugu

nedir.Net