kurk mantolu madonna
1. sabahattin ali romani. raif efendinin hayatini anlatan turk edebiyatinin en harika eserlerinden biri kanimca.
2. kitaptaki tespitlerin gercekciligi korkutuyor insani. sahsen beni korkuttu. hayattaki gercek iliskilerden bahseden hic kasmadan felsefenin dibine vuran cumleleri sokak yuruyuslerinde sarfediyor kahramanlar. maria nin cikmazlari raif in basiretsizlikleri. sacma sapan yalan abarti alakasiz ask fabrikasyonlarinin yaninda o kadar gercek o kadar guzel duruyorki. iste bu kadar basit aslinda alalade insanlardan bu kadar ustun bir hikaye cikarabilmek. sahane.
3. berlin de tiyatro oyunu haline getirilecek roman.
4. güzide bir sahabattin ali romanı. bir defa okumak belki yetersiz kalacaktır. kelimelerin taşıdığı anlam çok yüklüdür.
5. dünyaya küsmüş, hiçbir iletişimi kalmamış. hatta geç bünyelerce yaşıyor olması bile bir israf görülen bir adam, geçmişinde parmak ısırtacak farklılıkta, çok özel bir hayat yaşamış, tutkuyu en derinden yaşamış olabilir mi ?

okuyun ve görün.

(bkz: sabahattin ali)
6. "şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum." dedi. "bu eksiklik sana değil, bana ait...bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum... bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.... ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum... seni istiyorum...içimde müthiş bir arzu var... bir iyi olsam!"

unutamamanın kitabıdır bu, unutulmayanların. türk romanının en güçlülerinden.
7. sabahatin ali'nin almanya'da yaşadığı şehirde geçen ve bundan dolayı da onun başından geçenleri yazdığı iddia edilen romanıdır.onun başından geçmiş bir aşk hikayesimidir bilinmez ama müthiş bir roman .benim şimdiye kadar kaç defa okuduğumu hatırlayamadığım tek romandır kendileri.bu yüzden her fırsatta herkese önerdiğim bir romandır.bu kitabını okuduktan sonra diğer tüm kitaplarını okuduğum sabahhatin ali'nin dili müthiştir.yaln bir dil kullanarak yaptığı betimlemeler insanı dehşete düşürmektedir.kuyucaklı yusuf'ta da oldukça ghüzel bir hikaye anlatmaktdır.fakat kürk mantolu madonna 'da yaptığı kişi betimlemelerinin üzerine çıkamamıştır.bu arada benim aradığım dönemde piyasada baskısı yoktu fakat yky yeni baskılarını yaptı.oradan temin edebilirsiniz....
8. sabahattin ali'nin gerçek hayatından esinlenerek yazdığı öne sürülen romandır.
9. bogaziçi üniversitesi tk derslerinde bir dönemde * zorunlu olarak okutulan ama iyi ki bu kitapla tanıştırdılar dedirten sabahattin ali romanı...
herkese önerebileceğim güzel bir roman...
insanı aşırı hüzünlendiren bir sona sahip roman...
sinemaya geçirilmesi için çalışmalar yapılmış ama şuana kadar başarılamamış roman...
10. thomas dumasın çektigi bir fotografa verdigi isim *
11. zamanar arası geçişlerle, yumuşacık uslubuyla,sabahattin alinin o üstün anlatımıyla insanı alıp götüren roman.
12. tasvir romani, bir harika..
sabahattin ali`ye ve insan tahlil yetenegine hayran olmamiz icin var sanirim.
13. kitabın unutulmayan kadını maria puder'in esas oğlanımız olan raifle söylediği;
''...bakın gördünüz mü? siz de bütün diğer erkekler gibi,her şeyi kabul eder görünerek her şeyi kabul ettirme yolunu tutuyorsunuz...neden? niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksızın? niçin sizin yalvarışlarınız da bile bir tahakküm,bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak?çocukluğumdan beri buna daima isyan ettim,bunu asla kabul edemedim.niçin böyleyim,niçin diğer kadınların farkına bile varmadıkları bir nokta bana bu kadar ehemmiyetli görünüyor?...''
gibi cümlelerle sebahattin ali'nin insanın iç dünya tasviri noktasında aştığı bir türk klasiği.unutulmuyan bir aşkı gönül kırıklıklarının,idealize etmenin,platonikliğin ötesinde çapraz diyaloglar ve kuvvetli edebi uslubuyla çimentosunda insan olan bir hüzün evreni kurmasındaki başarısı ile takdire şayandır.
14. bu portrede ne vardı?...bunu izah edemeyeceğimi biliyorum, yalnız bu zamana kadar hiç bir kadında görmediğim garip, biraz vahşi, biraz mağrur ve çok kuvvetli bir ifade vardı. bu çehreyi veya benzerini hiç bir yerde görmediğimi bilmeme rağmen, onunla aramızda bir tanışıklık varmış gibi bir hisse kapıldım....
tabloyu görüşü, maria ya aşık oluşu, onunla yaşadıkları ve sonucu hepsinin tasviri müthiş. bana madam bovaryideki tasvirleri hatırlattı. ama bu kürk mantolu madonnanın hikayesi daha sarıcı daha sarısıcıydı. kitabı bitirince 10 dakika oturduğunuz yerden kalkamıyorsunuz.
15. (bkz: raif bey)
16. sabahattin ali ile tanışmama neden olan, raif bey gibi son derece naif ve aşık bir adamı anlatırken kullnadığı son derece kısa bir cümle ile bile felsefe yapabilmeyi başarmış, son sayfasına gelince ağlamaya ramak bırakan, adını bir tablodan alan türk edebiyatının en önemli eserlerinden *
17. girişinde deli' nin defterindeki* memuru anımsatan; sıradan, kendi halindeki bir insanın içinde neler sakladığını dosteyevski' ye yakışır bir ustalıkla anlatarak insanın ne kadar şaşırtıcı olduğunu bir kez daha görmemizi sağlayan kitaptır.
18. bir gecede bitirilmeden bırakılamayan kitap. oğuz atay'ın tutunamayanlar'ını ve dostoyevski'nin beyaz geceler'ini okuduysanız size çok tanıdık gelir anlatılanlar. satır aralarında kimi zaman oğuz atay'ı görürsünüz, kimi zaman dostoyevski'yi. raif efendi'de bazen selim ışık'ı hissedersiniz, maria puder'de ise nastenka'yı.

raif efendi'nin maria puder'le tanıştıktan sonra şu anlattıkları insanın önce içini aydınlatır, "ben bu duyguları çok iyi tanıyorum," dersiniz. ama sonra siz de yanarsınız raif efendi gibi:

"halbuki şimdi her şey değişmişti. bu kadının resmini gördüğüm andan beri geçen birkaç hafta içinde, ömrümün bütün senelerinden daha çok yaşadığımı hissediyordum. her günüm, her saatim, uyuduğum zamanlar bile dopdoluydu. bana sadece yorgunluk veren uzuvlarımın değil, ruhumun da yaşamaya başladığını, içimde haberim olmadan bekleşen üstü örtülü derin tarafların da birdenbire meydana çıkarak bana fevkalade cazip, kıymetli manzaralar arzettiklerini görüyordum. maria puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu."
19. kamelyalı kadına benzeyen kitap.*
(bkz: la dame aux camélias)
20. yapma güzel kardeşim, etme güzel kardeşim başka nick mi bulamadın? demek istediğim yazardır.

(bkz: modifiye tanım)
21. enfes bir kitap. aşkın, sevginin, tutkunun, vazgeçilmezliğin tüm tarifleri var. daha önce de pekçok defalar tarif edildi bu kavramlar ama bunlar en güzeli.
Alakalı olabilir!
- kurk mantolu madonna kitabindan raif bey
- kurklu venus
- kurklu merkur
- kurk avcilari
- kurkcu han

nedir.Net