muhsin bey
1. dürüst bir istanbul beyefendisini canlandırıyordu şener şen bu filmde, uğur yücel de saf anadolu çocuğuydu. muhsin bey (şener şen) uğur yücel'i(filmdeki adını unuttum) idealist bir sanatçı yapmak isterken uğur yücel bir an önce ünlü bir arabeskçi olma peşindeydi.. muhsin bey hapse düşer düşmez de uğur yücel hem arabeskçi oluyordu hem de muhsin bey'i boynuzluyordu.. güzel filmdi..
2. ugur yücel in ali nazik karakterini basari ile canlandirdigi,türk sinemasinin güzide örneklerinden biridir.
3. filmdeki esas rollerden birinde de sermin hürmeriç oynar..şener şen'in canlandırdığı karaktere acımamak mümkün değil bu filmde..
4. büyük bir klasiktir,uğur yücelin elinde çatalla "evlerinin önü boyalı direk" türküsünü acı ve umutsuz söylemesi,filmin sonunda altın kolyeli,künyeli,uğur yücelin ,arabesk karşıtı,ona hayatını adayan karakteri canlandıran şener şene bağıra bağıra arabesk çığırması,viski ikram etmesi ...şahane film..
5. şener şen ve uğur yücel'in devleştiği türk sinemasının yüzakı
6. trt1 de az önce yayınlanmıs olan, kadrosuyla ve konusuyla eskıyayı hatırlatan, basyapıtlardan bırıdır. ali nazik arabeskçi olmak degıl turkucu olmanın amacındadır ancak hayat oyle bır yere surukler ki sonunda oda arabesk olur.
7. ali nazik * arabeskçi olunca muhsin bey'e * "kendimi kurtarmam lazımdı" diyor. muhsin bey'de "kurtardın mı bari" diyor. filmin güzel sahnelerinden biri de buydu.
8. (bkz: muhlis bey)
9. muhsin bey hapishaneden çıkmış evine gelmiştir;çiçekleri ölmüştür artik, evide yıkılacaktır,arabesk söylemesin diye hapse bile düşmeyi göz aldığı adam;arabesk söylemektedir, lakin bıraktığımız neyi, bıraktığımız gibi geri sunmuştur ki bize hayat?her izlediğimde beni ağlatan film.. muziğide çok güzel.
10. türk sinemasının en önemli filmlerinden. bir yavuz turgul şaheseri.. önemli yanı uğur yücel ile şener şeni buluşturması, yavuz turgulun uzun aradan sonra türk sinemasına dönmesi (sanırım bu filmden önce en yakın züğürt ağa nın senaryosunu yazmış) ve bir dönem arabesk kültürünün masumiyeti, bozuluşu, "kentli adam"ın arabeske mesafesi, direnişi ve ona "bir şans vermesi"nin anlatımı konusunda önemli bir sembol olması.. "ali nazik ve muhsin bey" filmin gerçek imzası budur.. final ise ali nazikin söylediği en son "yalnızım dostlar" şarkısı.. iyiki de sesini de çok iyi kullanan uğur yücel oynamış..
11. dünyanın en duygusal üç beş filminden biri.. yanına yaklaşabilen yerli yapım çıkmamıştır...
12. her izlendiğinde; varolan- süregelen deformasyonu suratımızda patlatan, saptamalarıyla seyrettikten sonra bi' süre konuşmak istemediğiniz, oyunculuğu- rejisi- senaryosu- iğneden ipliğe tercih edilen her şeyiyle derinliğini artıran yavuz turgul filmidir..
ali nazik' in ve muhsin bey' in karşılıklı hayal kurdukları sahne; muhsin bey' in sırça- naif- alçak gönüllü- hırssız düşleriyle/ kız kulesine yakın bir evde oturmak isteyişiyle; ali nazik' in gösterişli, alaturka, sabun köpüğü, para canlısı ve köylü inadına sahip olan düşleri öyle güzel çarpışır ki, insan her ikisinden de taşıdığı özellikler ve istençler olduğunu farkeder, kızarır, bozarır.. dünyaya söver, kendine söver, kentine söver, yumruklarını sıkar.. ağlar.
13. yavuz turgulun naifliğinden nasibini almış sinema karakteri
14. İstanbul'da ve gittiğim muhtelif şehirlerde cd'sini aradığım ve bir türlü bulamadığım, televizyonda yayınlandığı zamanlarda da illa ki bir olumsuz sebeple izleyemediğim yavuz turgul'un kült filmi. Şener Şen ve uğur yücel'in eküriliğe adım atışı da sayılabilir. sonu, her şeyi naylon ve sentetik yaşayan "yığın"a tokat niteliğindedir. *
15. evlerinde lambalari yaniyor
goz goz olmus cigerlerim kaniyor
beni goren deli oldum saniyor
olurum de ayrilamam yar senden

evlerinin onu boyali direk
yerden yere vurdun sen beni felek
her aciya dayanamaz bu yurek
olurumde ayrilamam yar senden
(bkz: soundtrack)
16. her muhsin bey denildiğinde, içimden ince bir "âh" göğe salına salına yükselir/yükselecektir.
17. bitiren filmdir...
18. filmin çekildiği doğan apartmanının avlusunda dostlarımın şaşkın bakışları altında hüngür hüngür ağladım. kimse anlamadı ne olduğunu, doğrusu ben de anlamadım. ama biliyorum muhsin bey anladı. konuştu benimle, umut verdi bana....
19. yavuz turgul'un iki efsane filminden birisidir. bir diger nikta ise bu filmin cekiminden sonra sener sen ve sermin hurmeric evlenmistir. eskiya ile de bosanmislardir.
20. doğan apartmanı'na gittim bugün..
bahçeyi yeniden yapılandırmışlar.. binayı da..
evet, muhsin bey artık orda yaşamıyor; ödün vere vere dün'lerden bihaber bir kuru kalabalığın arasına karıştı.. ama biliyorum ben; hala kebap sevmiyor/ hala rakıyı yeğ tutuyor/ hala o afitap hanımefendiyi ziyaret ediyor -ki o hanımefendi de yaşıyor, konuşamasa da-..
hala "mana vermekte" güçlük çekiyor bazı olağanlaşmış sayılan hallere.. hala mektuplar alıyor, uzak-yakın diyarlardan muhsin bey.. biliyorum.

eğreti ismi mıh gibi aklımda muhsin bey.
biliyorum; yaşıyor yaşıyor..
son kare geliyor; "ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor."
sonra film; bir projeksiyon makinasında, sağdan çevirmeli koluyla, başına sarıyor; film hiç bitmiyor/ şarkı hep aynı pejmürde halde/ aynı kontes muhayyilede dönüyor...

küçük bir kadın var -belki sevda hanım'ın kızıdır, filmden çıkıp genç kız olmuş-; pop-art ikonlarının silleleriyle hemhal oluyor; ama inadına muhsin bey ile aynı masaya oturuyor. andy'nin campell çorba kapaklarını hiç görmemiş/ hiç öğrenmemiş sayıyor.. evet, 21. yy'da herkes onbeş dakikalığına meşhur oluyor..
ali nazik'ler artık hep pembe ipek libaslar satın alıyor..
ama yok, muhsin bey de yaşıyor yaşıyor...

[..genceliyor muyuz nedir/ ölümlerden ölüm beğenirken/ huy işte..]


21. muhsin bey- "hani ben kazanmıştım?"
...

kabul etmek mi gerek, nedir..
afitap hanım da/ muhsin bey de/ raif de/ maria ve dahi sevda hanım da yok- kalamamış bizim dünyamıza..
sardunyalar; o billur açılmakları gibi/ aynı güzel'lik ilen, ölüp gitmişler hulasa..
yazgı mı diyelim/ cüret edememek mi vakıa?...
22. ölüm döşeğinde yatarken, son saatlerimde son bir kez daha izlemeyi isteyeceğim, her izleyişimde dünya üzerinde kimsenin hissedemeyeceği şeyleri hissettiğim ya da öyle olduğunu sandığım, beni benden almış ve yerine koymamış mükemmel ötesi başyapıt... sanat eseri... kelimelerle anlatılamayacak güzellikteki film...
23. türksat 1c uydusunda td1 kanalında çok sık oynayan film...
24. musikiye, çiçeklerine,istanbula son derece düşkün bir istanbul beyefendisi muzik organizatörü muhsin bey ile (muhsin kanadıkırık), köyünden istanbula gelmiş ve meşhur olma hayalleri ile yanıp tutuşan ali nazik'in hikayesi. sürekli yenilen, hayatta başarısız olmuş bir adamın hayata tutunma çabası.

yozlaşmaya başlayan, kültürel bir erozyona uğrayan istanbul'un bütün renklerini anlatır filminde yavuz turgul. dişçi kirkor agopyandan, evsahibi madama, komşu ilişkilerine, çiçeklere,istanbula egemen olan çiğköfte kültürüne,pavyon ve gazino kültürüne, dönemin şarkı yarışmalarına, umut tacirlerine, müzisyenler kahvesine, arabeske, türk müziğine....

yavuz turgul'a göre kendisinin yaptığı en iyi film. bencede kesinlikle öyledir. hele ki;

ali nazik'in damda ben sana gülüm demem gülün ömrü az olur türküsünü söylediği sahne
muhsin beyin düşkünler evindeki sahnesi.
filmin sonunda çiçekleriyle konuştuğu sahne. unutulmazdır.

ve elbete filmin sonundaki o unutulmaz melodi;
ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor


ve harika bir finalle bitirir filmini.
ali nazik: kusura kalma ağam kendimi kurtatmam lazımdı.
muhsin bey: kurtardın mı bari?
gazino çıkışında gazino çalışanlarının adları görünür. en altta çok küçük harflerle bir ismi okuruz: ali nazik!
Alakalı olabilir!
- muhsin
- muhsi
- muhsin batur
- muhsin yildiz
- muhsin kocyigit

nedir.Net