ozdemir asaf »
1. siirlerinde coklukla ayrilik,yalnizlik gibi konulara yer veren begendigim siirleri olan bir sair.

yalnizlik paylasilmaz,paylasilsa yalnizlik olmaz"

dizeleriyle devlesmistir
2. sahsi dusunceme gore tum siirlerinin okunmasi gereken yazar, saygi duydugum ve asagidaki siirin sahibi insan..
sensiz

sensiz de denizi seyredebiliyorum
hem dalgalarin dili seninkinden acik
ne kadar hatirlatsan kendini bos
sensiz de seni sevebiliyorum
hep bos konusurduk hatirlar misin bula bula
karsilastigimiz zamanlarda
sen, sevgiden simaran cocuk
ben sasiran budala
3. sen bakmasını bildikçe görünür yanmışlığım
tatmasını bilirsen tartılır inanmışlığım
sen bilmezsen, bilmedikçe bilmeyeceksen
uyandırır uyumuşluğunu uyanmışlığım

diyen harika şaiir
4. anlatmak istediğini en kısa şekilde anlatan şair
5. yanımıza birer anlam alıp denize açılmak istediğim insan
6. yarmış insandır. Çoğu marjial şair * gibi oda alkol meraklısı ve hovarda bi insanmış.
eserleride şöyledir:
dünya kaçtı gözüme (1955)
sen sen sen (1956)
bir kapı Önünde (1957)
yuvarlağın köşeleri (1961)
yumuşaklıklar değil (1962)
nasılsın (1970)
Çiçekleri yemeyin (1975)
yalnızlık paylaşılmaz (1978)
bir kapı Önünde (1982, toplu şiirleri 1, ölümünden sonra)
yalnızlık paylaşılmaz (1982, toplu şiirleri 2, ölümünden sonra)
benden sonra mutluluk (1983, yayınlanmamış şiirleri, ölümünden sonra)

ilk 3 kitabında şair karakterini ve tarzını oluşturmaya çalışmıştır. daha sonrada olum ve yalnızlık yerine yaşından dolayı kaçış temasını daha fazlaca yer vermeye başlamıştır.
50 lerde atilla ilhanla beraber dönemin en popüler şairlerindendir.
hiç bir kalıba sığmayan yazım şekli ve tarzıyla daima ilgi çekmiştir.
kelime oyunları insanı bi hoş eder pekbi başarılıdır bu konuda.
kendi şiirinide kendi yorumlamıştır bir şiirinde

sanki asılacakmışım.. Ölecekmişim.. son sözünü söyle demişler gibicesine..
ben hep böyle yazmaya çalıştım, irili ufaklı, ne yazdımsa.
7. "İnsanlar, gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler. gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara âşık olurlar." şeklinde süper bi sözü olan (yuvarlağın köşelerinde) şair..
8. hakkında girilen entryleri okuduktan sonra aşık olasım geldi dedirten başlık.(bkz: en uzak gün)
9. tum rakilarin, tum karanliklarin, tum yanlizliklarin ürküttügü adam.
10. #204248
11. asıl adı "halit Özdemir arun" olan, şiirlerinde karşıtlıkları, benzerlikleri ve çağrışımları başarıyla kullanarak okurlarını kimi zaman şaşırtıp, kimi zaman düşündürüp, kimi zaman da gülümseten şair.
12. oyuncu şair..
13. her sözcüğünden, her dizesinden ayrı anlamlara atlayıp, uzuuun seyahatlere çıkabileceğiniz nitelikli şair.. senli benli şiirlerinin de tadı bir başkadır..
bkz:(#287212)
14. tek kelimelik şiirlerin adamı..şiirlerimi benzettikleri için gurur duyduğum,şiirlerini okurken bulutlarda oturduğum ve dörtlüklerini benimsediğim şair,büyük edebiyat adam...
15. zen adlı underground müzik grubuna ilham veren kişican..
16. en önemlisi ilhan irem gibi bir şahısa çok fazla ilham vermiştir..
ayrıca şakacı şiiri harikadır..
17. şehnaz tango dizisinde adı sıkça geçen şair
18. kısa cümleler, sınırlı kelimeler; buna karşın coşkun akan sonsuz duygulardır özdemir asaf.

"her seven
sevilenin boy aynasıdır.
sevmek
sevilenin o aynaya bakmasıdır."

aynı zamanda çaresizliğin gözlerine en çok vuran şairidir..

yön

"sen bana bakma
ben senin baktığın yönde olurum."
19. (bkz: ben değildim)
20. artık beni kimse yalnız bırakamaz.
21. aşkı güzel anlatan bir üstad
Özdemİr asaf:

''benim aşk konusundaki şiirlerim aşk şiirleri değil, aşka şiirlerdir.

insanlar olayların içinde onların akışıyla gidebilirler.

olayların içinde durumlar vardır. insanlardan bazıları bu durumlara takılır veya bu durumlarda kalabilirler.

o zaman olay devam eder, insan kalır.
o zaman yaşantı ve yaşantılar durur ya da değişir; düşünce başlar ya da çoğalır..
ya da hızlanır.

işte bu örgü insanların olaylarla ilişkisinde önemli değişmeler çıkarır ortaya.
o zaman biri kendisini gülerken, ağlarken, düşünürken ya da ne bileyim ne zaman, nasıl yaktığını bilmediği sigarasını içerken yakalar.

öyleleri de olur ki onlar da kendilerini, başlangıcını bilmedikleri bir hapsolmuş olmanın içinde bulurlar.

kendilerini severken takip eden insanlar olduğu gibi, kendilerini sevmiş bulan insanlar da vardır. olayların içindeki insanlara düşünceden, düşüncelerinin içindeki insanlara olaylardan bahsedemezsiniz, yabancıdırlar.

ben çalışmam, yaşarım.
çalışmak bence yaşamanın bir koludur da onun için.

ama düşünmek, o zaman doktorlarca yaşarım ama bana kalırsa ben ona başka şey derim, yaşamak demem.

olaylar insanlara bağlıdır, durumlar düşüncelere.

aşk bir olay mıdır, bir durum mudur?
bazılarına göre olaydır, ben onlarla beraber değilim.
bazılarına göre bir durumdur, ben onlarla beraberim.

olayını süresi mi kalır, durumun izahı mı ?
olay, herkesin havası, suyu, oksijenidir.
durum herkesin değildir, ona yetişkin olanlarındır.

yani kısaca:

ben yoksam aşk da yok
o yoksa aşk da yok
o varsa aşk da yok

bilmem anlattım mı ?
hiç sanmayorum.
ama kimse bir şey anlayamaz, yani kimseye bir şey anlatılamaz, onu anlamak lazımdır.''
22. yaŞ 5 anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.

yaŞ 7 meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

yaŞ 12 bir şeyin değerini almanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.

yaŞ 13 annemle babamın el ele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

yaŞ 15 bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

yaŞ 18 İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.

yaŞ 24 aşkın kalbimi kırabileceği ama buna değer olduğunu öğrendim.

yaŞ 33 bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

yaŞ 36 Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

yaŞ 38 eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.

yaŞ 41 bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

yaŞ 44 annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.

yaŞ 46 yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

yaŞ 49 herhangi bir işi yaptığımda daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.

yaŞ 50 sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

yaŞ 53 İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.

yaŞ 55 küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

yaŞ 64 mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.

yaŞ 70 İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

yaŞ 82 sancılar içinde kıvransam bile, başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

yaŞ 90 kiminle evleneceğinin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

yaŞ 95 Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.

şeklinde güzel bir yazı yazarak, öğrendiklerini öğrenmemizi sağlayan bir yazar.
23. saygıdeğer behçet necatigil usta, özdemir asaf ve onun şiirleri hakkında şöyle demişlerdir:

"özdemir asaf'ın şairdeki 'ikinci kişi' problemini, ikinci kişi ile kendi arasındaki bağıntıları çeşitli yönlerden derinleştirdiği, yaşayışını dolduran davranışları soyutlaştırarak bir düşünce planına yükselttiği, bunu yaparken de, 1950 şiirinin ortak biçim anlayışından ayrı, özel bir dil kullandığı görülür; çelişmeli, oyunlu bir mantık düzeninde mısra sayısını çok kere en aza indirdiği de olur." (1960)

dedikleri son derece doğrudur ve de özdemir asaf sadece bir kez okunup geçilecek türden bir şair değildir. bir şiirini iki kere, üç kere, beş kere ya da aklınıza geldikçe okumanız gerekir ki her seferinde başka birşeyler bulabilesiniz onun o mantık oyunlarını kavrayabilmek için..
24. asıl adı halit Özdemir arun'dur. İlk ve ortaöğreniminin bir bölümünü galatasaray lisesi'nde yaptı. 1942 yılında kabataş erkek lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nde, önce hukuk fakültesi'ne, sonra İktisat fakültesi ve gazetecilik enstitüsü'ne devam ettiyse de 1947'de yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. bir süre sigorta prodüktörlüğü yaptı. 'zaman' ve 'tanin' gazetelerinde çevirmen olarak çalıştı.

İlk yazısı 1939'da 'servetifünun-uyanış' dergisinde çıktı. 1951'de sanat basımevi'ni kurarak matbaacılık yaşamına girdi. kendi şiir kitaplarını bastı. 1955'te yuvarlak masa yayınları'nı kurdu.

İkilikler ve dörtlüklerden oluşan ilk şiirlerinde yoğun bir söyleyiş özelliği göze çarpar. İnsan toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edinerek düşündürücü bir şiir evreni kurmuştur. duygu ve düşünce yoğunluğuyla birlikte, alay ve taşlama şiirine egemen olan öğelerdir. İnsan ilişkilerinin toplumsal ve bireysel yanlarını sen ben ikileminde vermiştir. Çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları, son dönem şiirlerinde giderek yerini kaçış ve umutsuzluğun tedirginliğine bırakmıştır.

Şiirin bir görüşü yansıtması, bir iletisinin olması düşüncesinden yola çıkmıştır. yuvarlağın köşeleri kitabında şiirin ve yazarın işlevi konusundaki görüşlerini dile getirmiştir. batı şiiri ve geleneksel türk şiirinden yararlanarak verdiği bileşim sanatını zenginleştirip geliştirmiştir.

*
25. iyi bir şair olmayı az kelimeye çok anlam yüklemek olarak düşünen en sevdiğim şair, üstad...

bir kelimeye
bin anlam yüklediğim zaman
sana sesleneceğim.
»
Alakalı olabilir!
- ozdemir
- ozdemir sabanci
- ozdeyis
- ozdebir
- ozdemir erdogan

nedir.Net