pinhan
1. elif şafak ın süper romanı.. metis yayınlarından çıkmıştır.
2. ciftcinsiyetli bir dervisin yolculugunun ve yolun sonunda vardigi mahallenin hikayesinin anlatildigi muthis roman. beyaz karinca, bilekteki igne, dervisin basinda kalan tek tuy cok iyi imgelerdir.
3. arka kapaktan:

"bir de baktım ki / ben ben değilim artık
döndü halka/ döndü olanca hızıyla/ toprak ki siyah bir halka idi/
ve geceye saklanırdı bazen/ tuttu su ile karıştı/ su ki sarı bir halka
idi/ rengiyle dalaşırdı bazen/ tuttu toprağı kucakladı/ eğildim suya
baktım/ suda kendimi gördüm/ kendimi sen sandım/ sarılmak için
atıldım/ köprüye hıncım yalan imiş/ onu yıkarken suya karışan/
ben oldum

bir de baktım ki/ ben ben değilim artık/ sûretim başka bir sûret/ is-
mim bir başkasının ismi/ gönlüm ne yöne akar/ ben ne yöne/ver-
diğin emaneti yitirdim yollarda/ hata ettim/ kusur ettim/ affola.."
-- elif şafak
4. elif şafak ın tapılası eserlerinden birisidir.
5. yeni bir yazarımız. hoşgelmiştir.
6. elif şafakın aşmış romanıdır. yer yer mevlevilikten dem vurur.
7. "biz nefsimizi silmekten değil, bilmekten yanayız; unutma."
8. kız ismi.
9. farsça; gizli, saklı, gizlenmiş.
elif şafak'ın mevlana buyuk odulu alan ilk ve aşmış romanı sayesinde anlamını öğrendiğimiz kelimelerden..
10. "gamım pinhan tutardım ben dediler yare kıl ruşen
dedim ol bi vefa bilmem inanır mı, inanmaz mı"

fuzuli
11. akıllara zarar kitapçık, okurken harcanılan zamana yazık.
12. elif şafak'ın ilk romanı. üzerine söylelenler yazılanlar epeyce fazla. elif şafak 24 yaşında yazmış bu ramanı - bazı yerlerde 26 diye de geçiyor- ödül almış, çok okunmuş başka bir dile çevrilmesi en zor kitabım diyor pinhan için.

24 yaşında bir kitap yazıyorsunuz, çıktığında fark ediliyor çok okunuyor ödül alıyor -mevlana büyük ödülü- hala çok okunuyor çok konuşuluyor pranoyak olmaya gerek yok insan bir kuşkulanıyor.

tasavvufu bir alem oluşturmuş elif şafak terimler kurgu fena değil bence toparlayamamış vurucu bir son, bütün soruların cevaplandığı daha tatmin edici bir son yazabilirmiş. sıkça terimlere başvuran ya da osmanlıca kelimeleri kullanmaktan çekinmeyen elif şafak ramazan ayından sonraki bayrama ısrarla şeker bayramı diyor. biz ramazan bayramına kitabın dönem anlattığını da düşünürsek ne zaman şeker bayramı da demeye başladık bir bakmak gerek.

elif şafak eş cinselliği tasavvufi bir atmosferde sempatik göstermeye çalışmış bence. ya da çalışmamış da öyle gözüküyor. bit palas bunun tersi bir duruş gösterdiğini en azından övmediğini de söyleyebilirim. "karanfil yorgaki , son bir kez dönüp baktı. tuz kesilmedi; ne de taş" bu çok ciddi bir göndermedir şahsen beni rahatsız etti.

tasavvuf anlatıyorum diyorsun kur'an hükümlerine hürmet - burda ne desem şık durmayacak- etmiyorsun, mevlana büyük ödülünü veriyorsun kitaptaki eşcinsellik övgüsünü ya da normalleştirilmesini görmüyorsun şimdi gönül deyince, işin içine aşkı katınca her şey mübahlaşıyor mu ? mübahlaşsın mı ?

şöyle bir baktım internet ortamındaki yorumlara beğenilmiş, çok sevilmiş üzerine çalışmalar yapılmış. biraz daha bakarsam belki benim göremediğim ya da yanlış gördüğüm, anladığım şeylerin cevapları verilmiştir.

Alakalı olabilir!
- pinhani
- pinhas avivi

nedir.Net