sanatci durusu
1. sahneye yakisma olayina popstar`da bulunan dahiyane isim.
2. çok anlamsız bir tanımlama, hatta anlamı olmayan bir kelime çifti....
3. sağ ayak az önde, baş dik, karın içerde, göğüs dışarda, göt az çıkık... göğe çıkacakmış gibisinden bir duruştur.
4. ilk kez levent inanir tarafından a takimi adlı programda telaffuz edilmiştir.
5. (bkz: sanatçı gidişi)
6. (bkz: oyuncu duruşu)
7. (bkz: bayhan durusu) *
8. (bkz: sanatçı kurusu)
9. isim popstar'da değil, yıllar önce savaş ay'ın "a takımı" programında bulunmuştu.(1998). "sanatçı duruşunun" tanımını yapanlardan biri de büyük sanatçı levent inanır'dı.

http://arsiv.hurriyetim.com.tr/tatilpazar/turk/98/11/15/eklhab/14ekl.htm
10. "bir oyuncu adayına ne önerirsiniz" diyen ebleh teatro öğrencisine, şener şen bir söyleşisinde ağzının payını fevkalade bir biçimde vermiş idi..

- "sen de yemek ye oğlum.. aşık ol, sokaklarda gez, tuvalete git.."

sanat ve sanatçı deyimlemelerinden bile hazetmez bir hale gelmenin müsebbibidir bu duruş/ davranış/ eda ve daha necelerine dair koyulan beylik kotalar ve beklentiler...

işler artık öyle sade suya bir yola girmiştir ki;
kendine sanatçı diyen -ki zahir bunu kendine söyleyecek kadar kibirli adamdan kanımca bir halt olmaz- kişioğlu; "toplumsalcı bir emsal teşkil etmenin" rahatlatıcı güvenine sığınıp, dilediği kadar yüksekten uçmak ve naylon bir nev-i şahsına münhasırlık derdine düşmek lüksünü kendinde görür olmuştur..
sanata dair faaliyet gösterenlerin/ imgelerle, ruhlarla, psikolojik süreçlerle, kendine tanıklık etmelerle hemhal olmayı kendine uğraşı edinmiş olması lazım gelir.. dünya'ya karşı iyicil -daha da doğrusu artniyetsiz ve sarihleşebilmiş bir mercek geliştiremeyen adamın ortaya çıkardığı şeyler de zaten bir eder taşımaz.
alıcısı olmayan sanat, sanat değildir.
(tavan arasındaki şiirlere yahut sürrealist tablolara kim- nasıl- neden "sanat" desin..?)
dolayısıyla "sanatçı duruşu" yaftası altında, lüzumsuz bir misyonu birilerinin sırtına geçirmek; o kişilerin egosunu palazlayıp, her dem bir objektife karşılarmışcasına "duruş" edinmelerine sebep olur.
yaratıcı-insan -yani medeni (!) deyimleme ile "sanatçı";
aristokrasinin, burjuvazinin -en genel tabirle kapitalist- tüketime ilüzyon kazandırmış birtakım çevrelerin boyalı ve çöp yığını "imajinasyon"u olmaktan ziyade, kanımca; ilk deyimlede anlatılmak istenen gibi "yaratıcı" ve "insan" olmalıdır.

alalade bir hayat da, yaratıcılığın felaketini eyletebilir. yaratıcılık için renkli bir dekorun gösterişli bir imgesi olmak lazım değildir.

hasan ali hocam, nefis söyler "usta olmak ne korkunç şey"...

evet, "sanat makul insanların işi değildir" onun dediği gibi.. lakin, makul olmamak; janjanlı bir duruş'tan ziyadelikli biçimde, içsel bir çalkalanmaya mazhar olmakla eşteştir.

sanatçı duruşu denilen şeyin, ne içeriği ne biçimi sahicilik ihtiva edemiyor.
yaratma mahareti edinmişler;
dur'masınlar.

sırtı dönüklük yeğdir.
11. Şu ana kadar çok tartışmaya olay olan bir duruş türü... (bkz: afyon sucugu sanatçı duruşu)
12. (bkz: sanatçı duyarlılığı)
Alakalı olabilir!
- sanatci kurusu
- sanatci oturusu
- sanatcinin duasi
- sanatci
- sanat koridoru

nedir.Net