satranc »
1. efsaneye göre;
canı sıkılan bir hint prensinin, kendisini eğlendirecek bir oyun bulana ne isterse vereceğini söylemesi ile başlar bu illet. brahman rahibi de satranc oyununu öğretir ona ve prens çok memnun kalır. ne istediğini sorar rahibe. rahip de şöyle der: "tahtadaki birinci kareye 1, ikinci kareye iki, üçüncü kareye dört gibi, her kareye bir öncekinin iki katı gelecek şekilde buğday istiyorum". prens de "istediğini verin" verin der. der ama hesap yapıldığında ekili alanlar kadar buğdayın bile yetersiz geldiği görülür. tekrar rahibi çağırır, rahip de "önce düşünmeyi öğrenmek için satranç oynamalısın" der.
efsanedir anlatılır işte. hoş
2. 8x8 toplam 64 kareden oluşan tahtada oynanan, savaş oyunu. her orduda 8 piyade, 2 kale, 2 süvari, 2 fil *, 1 vezir * ve 1 şah bulunur.
amaç rakibin şahını almaktır. her figürün kendine has ilerleyişi vardır. bunula birlikte oyunda iki tane özel hareket vardır.

(bkz: rok)
(bkz: en pessant)
(bkz: yahoo da satranc oynamak)
3. satranç oynarken..
yesil_kapak yazarımız hamlesini yapmıştır..beyti düşünmektedir*
yesil_kapak düşünmeden söylediği bir cümle yüzünden yerlere yatar::.
o anda ayakta insan kalmamıştır da zaten..
-abi satranç mı oynuyoruz?!çabuk olsana biraz...ıııı..zuhauhaahhuh
-puahahhhah.uzhuhauhauhahuu..mmahuahhhuuah*
4. stefan zweig bir romanı
5. filler çapraz karelere, atlar "l" çizerek *, kaleler düz, şah etrafındaki karelere, vezir fil+kale gibi, piyonlarda sadece ileri ve düz ilerler birini yemedikleri sürece..*..
6. fil olarak bildiğimiz eleman aslında din adamını temsil eder.
(bkz: kralın yanında neden fil var)
7. 8 sene boyunca oynamaya zorlandığım ve belki zorlanmasaydım sevebileceğim oyun.
8. ilkokul ve ortaokulun ilk bölümünde hastası olduum , kitaplar aldıım , interntte saatlerce tanımadıım insanlarla oynadıım oyun ...sonra 8. sınıfta aptal sınawlar (bkz: lgs) yüzünden vakit bulamadıım , vakit bulamadıkça oynamayı unuttuum , unuttukça da zevk almamaya başladıım spor . ama tekrar başlamak ve oynamak isterdim .
9. yavaş yavaş çok yavaşşş oynanan oyun.
10. saate karşı yapılan yarışmalarda en fazla 10 dakika süren, çoğu zaman bu kadar bile sürmeyen, bazı kombinasyonlar ezberlendiğinde (bunların sayısı tavladakinden fazladır), tak tak oynanabilen, belirli novice seviyeyi aşmadıkça tadı alınamayan oyun... (bu oyunun zevk alma eşiği, mesela tavladakinden çok daha yüksektir. bu sebeple sebat etmeyen insanlar tarafından pek oynanmaz.)
11. zeka oyunları arasında uzerine oyun tanımadıgım, soylemesi ayıp onume geleni devirdigim zeka oyunu
12. en sevdiğim zeka oyunu çünkü gerçek zeka oyunu. 64 karenin en güzel hali. sağol sana brahman rahibi. bir diğeri için (bkz: go)
13. ilk ismi saturanga olan oyun.
14. math ın dediği gibi hükümdarın birinin canı çok sıkılmaktadır. sarayda yapacak bir iş, vakit geçirecek bir uğraş bulamaz. bunun üzerine hükümdar ülkenin ileri gelenlerine, kendisine hoşça vakit geçirtecek bir oyun bulmalarını emreder. bir gün bir bilge, elinde bir tahta ve garip şekillerde yontulmuş taşlarla sarayın kapasına dayanır. hükümdar oyunu öğrenir ve oldukça hoşuna gider, bilgeye “oyunu beğendim, dile benden ne dilersen.” der. bilge bu, “saray isterim, altın isterim” falan demez. İllâki garip bir şey isteyecek, yıllar yılı adından söz ettirecek. “bir miktar buğday istiyorum.” der. “bulduğum oyunun birinci karesi için bir buğday, ikinci karesi için iki buğday, üçüncü kare içinse dört buğday. yani her karede bir önceki karenin iki katı kadar buğday istiyorum”. hükümdar bilgenin isteğine sinirlenir ve “hesaplayın, hak ettiğinden bir tane bile fazla buğday vermeyin.” der. bu sayıyı o zaman nasıl hesapladılar, bilgeye ne kadar buğday verdiler bilemiyoruz ancak hesapladığımızda karşımıza çıkan sayı, yani bilgeye verilmesi gereken buğday sayısı: 18 446 774 073 709 551 615. bu miktar yaklaşık olarak dünyanın 1500 yıllık buğday üretimine karşılık geliyor.
15. bir sans oyunu olmayan satrancin temeli taktiklere ve uygulanan stratejilere dayanir ki , bu da oyunlarin krali olarak tanimlanmasina neden olmaktadir. bununla birlikte; en iyi oyuncular bile, oyunun zor olmasi nedeniyle tum olasiliklari dusunemezler. satranc oyununda kurallar dahilinde 10 uzeri 43 ile 10 uzeri 50 * kadar pozisyon olabilmektedir.

satranc, insanoglunun populer oyunlarindan bir tanesidir, sadece bir oyun olarak degil sanat ve bilim olarak da tanimlanabilir. oyun, bazen soyut bir savas oyunu ya da zihinsel savas sanati seklinde betimlenebilir. eglence amacli oynanabildigi gibi turnuvalarda rakiplerle cekismeli olarak, internette veya mail yoluyla da oynanabilmektedir. satrancin dunyada cesitli degisik bicimleri oynanmaktadir. bunlara ornek olarak cin' de oynanan xiangqi, kore' de oynanan janggi, japonya' da oynanan shogi ve nepal' de oynanan buddhi chal ornek olarak verilebilir. tum bu oyunlar satranc gibi ayni tarihi kokten gelmislerdir.

cogu ulkenin satranci kendilerinin bulduklarini iddia etmelerine ragmen, yapilan arastirmalar sonucundaki kanitlarin ustunlugune bakilirsa, oyunun 1400 yil kadar once avrupa' nin batisindan kore' nin dogusuna kadar benzerleriyle birlikte yayilan bir hindistan oyunu olan chaturanga' dan kaynaklandigi gorulmektedir. hindistan' dan iran' a, oradan muslumanlarin iran' i ele gecirmeleri sonucuyla muslumanlar' a - cogu islam bilginlerinin satranca kumar b'yet'yle oynanmasina bakilmadan haram demelerine ragmen - gecmistir. satranc, rusya' ya 7. yuzyil' in baslarinda, rusya' ya ulasmistir. 10. yuzyil' da kuzey afrika gocebeleri tarafindan ispanya'ya tanistirilmis, 13 yuzyil' da alfonso x of castile sponsorlugunda ``libros de los juegos`` adi altinda el yapimi olarak satranc, tavla ve zar oyunlari olmak uzere uretilmistir. 13. yuzyil' da ingiltere' ye ulasan satranc, courier oyununa donuserek bir bakima evrim gecirmistir.

15. yuzyil sonunda, satrancin modern kurallari italya' dan adapte edilmistir. bu kurallara gore; piyonlar ilk hareketlerini iki kare birden ilerleyerek yapabilmekte ve gecerken alma hakkina sahip olabilmekte, filler, onlerinde engel yoksa istedikleri kadar uzun carpraz hareket edebilmekte - onceleri sadece carpraz 2 kare gitmeyle sinirliydilar - , vezir istedigi kadar uzak karelere gidebilmekte - onceleri sadece 1 kare carpraz gidebiliyordu - , bu onu satrancin en guclu tasi yapmisti.
16. duydugum bir baska efsaneye gore hukumdarin biri satranci icat edip baska bir hukumdara bir not ile birlikte gondermis. "iste hayat budur zeki olan kazanir.".. alici hukumdarsa tavlayi icat edip su not ile yollamis: "hayat asil budur, hem zeki hem sansli olan kazanir."
17. azerilerin sasirtici sekilde iyi olduklari oyun. (bkz: kasparov)
the sims oynunda, fun, social, comfort ve logic i arttiran tek aktivite.
18. 6 yas altı sabilere öğretmenin imkansız olduğu oyun.nitekim abimin 3,5 yasındaki yeğene öğretme çabaları yeğenin"ya benim talem niye tapraz gitmiyo"deyip küsmesi ile son bulmustur.
19. turnuvalarda hamle yapılan el ile saate basılması zorunludur, boylece zaman avantajı sağlama çabası önlenmiş olur.
(bkz: sah mat)
(bkz: checkmate)
20. satrançta iki oyuncuda birer hamle yapınca oynanabilecek 400 farklı hamle var. İkinci hamlelerden sonra bu sayı 71 852, üçüncü hamlelerden sonra 9 000 000’ un üstüne çıkar. george steiner’e göre, evrende bilinen elektronların sayısından fazla, farklı ve yinelenmeyen 40 hamlelik oyunlar oynanabilir.
21. kendi disinizde bir rakip olunca cok zevkli olan kapasite oyunu. beyazlar baslar.
22. sanilanin aksine, acilis ezberlemenin büyük ustalar için bile çok faydalı olduğu oyun.
(bkz: gm)
(bkz: im)
(bkz: fm)
23. satranç tüccarların oyunudur.
filozofların oyunu için (bkz: go)
24. saygıdeğerdir.önünde başımız kıldan incedir.*
25. sonunda piyonun da şah'ın da aynı kutuya konduğu strateji oyunu.
»
Alakalı olabilir!
- satrancli
- satriani
- satranc kolu
- satrap
- satrycon

nedir.Net