sehir efsanesi
1. genellikle bir arkadaşın arkadaşından duyulmuş olan gerçekliği hiç bir zaman kanıtlanamayan ama sanki gerçekmiş gibi herkesin birbirine anlattığı modern efsaneler diye de nitelendirilebilecek hikayeler. en popülerleri mikrodalga fırınlarda ya da çamaşır makinelerinde öldürülen hayvanlar, okul yurtlarında öğrencilerin başına gelen olaylar ve ilginç sınav ya da sözlü soruları ile ilgili olanlardır.
2. bunların korkunç versiyonlarını kamp ortamında ve kısık ışıkta millete anlatıp milleti cırtlatmak ayrı bi zevk verir....
3. http://www.efsaneler.com
4. dilden dile uzanarak dogrulugu veya yanlisligi tamamiyle karambole ugramis hikayeler veya durum
5. (bkz: urban legends)
6. kulaktan dolma bilgi ve söylentiler. istanbul, izmir ve ankara şehirlerinde yaşayan insanların " aa bak şu da şöyleymiş", "bu da bunu yapmış" şeklinde üzerine geyikler yaptığı mitler.
örnek vermek gerekirse :
"mercan dedenin sırtındaki kuş dövmesi bedeni hareket ettikçe kanatlarını çırpıyormuş."
bu tür bilgileri veren insanlara gelen genel tepki "yapma yaa, hakikaten mi?" ya da "sallama oğlum" şeklindedir.
7. nerden ciktigini merak edenlere bir ornek
http://www.internethaber.com/mays/article_view.php?aid=252061
8. herkesin bildiği ama gerçekliğinden emin olmadığı hikaye. misal, otu fena halde seven evli ciftin cocuklari olur. bunlar sarip icerken cocuk bir turlu rahat durmaz ya aglar ya amacsizca bagirir. anne sonunda dayanamaz ve esrarin dumanini cocugun suratina periyodik olarak uflemeye baslar. sonuc; misil misil uyuyan bir bebek.
9. akbili biten çocuk otobüse binmek zorundadır ama cebinde de parası yoktur. akbilini basarmış gibi yapar ve sonra ağzıyla;
- biiip.
uyanan şoför çocuğa ters ters bakar. çocuk utana utana;
- abi akbilin metali paslanmış ondan ses böyle.
10. denildiğine göre ekonomi ile alakalı bir bölümde hoca öğrencilere tek bir soru sormuş: risk nedir? sınavın sonunda sadece bir kişi 100 almış ve onun kağıdında yalnızca bir cümle varmış: risk budur. bu hikayeyi dokuz eylül'den oxford'a kadar değişik yer ve zamana uydurulmuş hali ile dinlemek mümkündür. gerçek mi? bence biraz riskli..
11. minimum adsl hizinin 512 kbps olacak olmasi en guzel orneklerden biridir.
12. birçok kaynakta gerçek olduğu rivayet edilen ancak şehir efsanesi olduğuna dair kanıların gitgide arttığı bir hikaye:

amerikan adli tıp derneğinin 1994 te san diego da tertiplenen ödül yemeğinde dernek başkanı don harper mills, aktardığı acayip bir ölüm olayındaki adlî komplikasyonlarla dinleyicilerini şaşkına çevirmişti. kaderin adaletine dair ince bir nükte taşıyan bu yaşanmış öykü, sanırız sizleri de hayrete sevk edecektir.

23 mart 1994 te ronald opus un cesedini inceleyen adlî tabip, onun kafasından yediği kurşunla öldüğü sonucuna vardı. müteveffa, on katlı bir binanın tepesinden, intihar niyetiyle aşağıya atlamıştı. (umutsuzluğunu, geride bıraktığı bir notta açıklıyordu.) ancak, dokuzuncu katın önünden geçerken pencereden gelen bir kurşun başına isabet etmiş, hayatı bu kurşunla sona ermişti. apartmanın sekizinci kat penceresi düzeyinde cam silicileri korumak için konulmuı bir ağ vardı; ama bu ağın varlığını ne silahı çeken, ne de müteveffa biliyordu. açıkçası, kurşun olmasaydı, opus un intihar girişimi başarılı olamayacak; zemine çakılmadan, sekizinci kattaki ağa takılıp kalacaktı. bu durumu anlattıktan sonra,
" normal olarak, " diye devam etti dr. mills, " intihar etmeye karar veren biri, mekanizma tasarladığı gibi olmasa da, bunu eninde sonunda başarır. "

opus un dokuz kat aşağıda yere çakılmayıp da dokuzuncu kattan düşüyor olduğu anda başına gelen kurşunla vurulmuş olması, muhtemelen, onun ölüm modunu intihardan cinayete çevirmeyecekti. fakat, opus'un intihar girişiminin başarılı olmayışı, savcıyı elinde bir cinayet vakası olduğu düşüncesine itti. silahın patladığı dokuzuncu kattaki odada yaşlı bir adam ve karısı yaşıyordu. tartışıyorlardı ve adam kadını silahla tehdit ediyordu. Öyle sinirlenmişti ki, tetiği çekti; fakat mermi kadını ıskalayarak pencereden dışarı yöneldi ve opus a isabet etti. bir insan a şahsını öldürmeye teşebbüs eder, fakat b şahsını öldürürse, o b şahsını öldürmekten suçlu sayılmalı idi. savcının ulaştığı sonuç buydu. dolayısıyla, dokuzuncu kattaki yaşlı adam, cinayetten suçluydu.

bu suçlamayla karşı karşıya kaldığında, adam da, karısı da çok şaşırdılar.

Çünkü, tetiği çekerken adam da, karısı da silahın dolu olmadığından kesinlikle emindiler. yaşlı adam uzunca bir süreden beri boş silahla karısını korkutmayı alışkanlık haline getirmişti. bunu karısı da bilir, o yüzden adamın tehdidine pek aldırmazdı. kısacası, adamın karısını öldürme kasdı yoktu; silahın dolu olduğunu dahi bilmiyordu. böylece, opus un öldürülmesi bir kaza oluyordu; silah kazara doldurulmuştu.

araştırmalara devam edilince, ölümcül kazadan yaklaşık altı hafta önce yaşlı çiftin oğlunu silahı doldururken gören bir tanık ortaya çıktı. anlaşıldığına göre, yaşlı kadın oğlundan mali desteğini çekmişti ve babasının annesini silahla korkutma temayülünü bilen oğul, annesini cezalandırma kasdıyla, babasının annesini vuracağını umarak, gizlice silahı doldurmuştu. annesi ölecek, baba cinayetten suçlanacak, mallar oğula kalacaktı. artık olay yaşlı çiftin oğlunun ronald opus cinayetinden sorumlu olduğu noktasına gelmişti.

tam bu sırada savcının karşısına yeni bir viraj çıktı. araştırmalara devam edilince, geçen altı hafta içinde anneyle babasının silahla tehdide varan bir tartışma yaşamamaları, dolayısıyla annesinin ölümünü bir türlü başaramayışı nedeniyle, oğulun umutsuzluğunun arttığı anlaşıldı.

bu, onu 23 martta on katlı binanın tepesinden atlayarak intihar etmeye itmişti.

ancak, ölümü planladığı gibi olmamıştı; dokuzuncu katın önünden geçerken babasının boş zannettiği silahı tetiklemesiyle annesine isabet etmeyip pencereye seken kurşunun kafasına isabet etmesi nedeniyle, ronald opus un hayatı sona ermişti.

dosya intihar olarak kapatıldı.
13. bir gün adamın biri sinemaya gider, geç kaldığı için ortam karanlıktır. el yordamıyla oturacağı yeri bulur, oturur. ancak makatta bir şey hisseder, kalkar bakar, bir iğne vardır bir de not. notu alır ve dışarı çıkar. notta şunlar yazılıdır: aids'liler klubüne hoş geldin.*
Alakalı olabilir!
- sehir efsaneleri
- sehir zebanisi
- sehir insani
- sehir devesi
- sehit anasi

nedir.Net