seyh bedrettin
1. ahmet kaya'nın an gelir albümünden güzel bir parça


yağmur çiseliyor, yağmur çiseliyor
serezin esnaf çarşında
yağmur çiseliyor.

“yağmur çiseliyor
korkarak yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi
yağmur çiseliyor
beyaz ve çıplak
mürtet ayaklarının
islak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
yağmur çiseliyor
serezin esnaf çarsında
bir bakırcı dükkanın karşında
bedrettin’ in bir ağaca asılı
yağmur çiseliyor
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir
ve yağmurdan ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan
Şeyhimin çırılçıplak etidir
yağmur çiseliyor
serez çarşısı dilsiz
serez çarşısı kör
havada konuşmamanın görmemenin
kahrolası hüznü
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü
yağmur çiseliyor.“

Şiir : nazım hikmet
2. (bkz: seyh bedrettin destanı)
3. osmanlı vaktinde saltanata karşı gerçekleşmiş ancak bastırılmış eşitlikçi bir halk isyanının önderi. *
4. osmanlı tarihinde gerçekleşmiş diğer isyanlardan farkı ilk ideolojik* isyan olması olan şeyh bedrettin isyanınını başlatan kişi.
5. yarin yanağından gayri her şeyde , her yerde , hep beraber diyebilmek için kanını döken kişi.
6. cem karaca'nın o müthiş tiyatral yorumuyla söylediği "opera" tarzında şarkı ;

Şeyh bedrettin destanı
sıcaktı,
sıcak.
sapı kanlı, demiri kör bir bıçaktı
sıcak
sıcaktı.
bulutlar doluydular,
bulutlar boşanacak
boşanacaktı.
o kımıldanmadan baktı,
kayalardan
İki gözü iki kartal gibi indi ovaya.
orda en yumuşak, en sert
en tutumlu, en cömert,
en seven,
en büyük, en güzel kadın;
torak nerdeyse doğuracak doğuracaktı.


sıcaktı.
baktı karaburun dağlarından o
baktı bu toprağın sonundaki ufka çatarak kaşlarını;
kırlarda çocuk başlarını kanlı gelincikler gibi koparıp,
Çırılçıplak çığlıkları sürükleyip peşinde,
bes tuğlu bir yangın geliyordu karşıdan ufku sarıp.
bu gelen Şehzade murat'tı
hükmü humayun sadır olmuştu ki Şehzade murat'ın ismine
aydın eline varıp bedreddin halifesi mühid mustafa'nın başına ine.
sıcaktı.
bedreddin halifesi mühid mustafa baktı,
baktı köylü mustafa
baktı korkmadan, kızmadan, gülmeden.
baktı dimdik dosdoğru.
baktı o.
en yumuşak, en sert,
en tutumlu, en cömert,
en seven,
en büyük, en güzel kadın;
toprak nerdeyse doğuracak doğuracaktı.
baktı bedreddin yiğitleri kayalardan ufka baktılar.
gitgide yaklaşıyordu bu toprağın sonu fermanlı bir ölüm kuşunun kanatlarıyla.
bu kayalardan bakanlar,onu
Üzümü, inciri, narı;
tüyleri baldan sarı,
sütleri baldan koyu davarlan,
İnce belli aslan yeleli atlarıyla,
duvarsız ve sınırsız bir kardeş sofrası gibi açmıştılar.
sıcaktı.
baktı.
bedreddin yiğitleri baktılar ufka...
en yumuşak, en sert,
en tutumlu, en cömert,
en seven,
en büyük, en güzel kadın;
toprak nerdeyse doğuracak, doğuracaktı.
sıcaktı.
bulutlar doluydular.
nerdeyse tatlı bir söz gibi ilk damla düşecekti yere
birdenbire
kayalardan dökülür, gökten yağar, yerden biter gibi,
bu toprağın verdiği en son eser gibi
bedreddin yiğitleri şehzade ordusunun karşısına çıktılar.
dikişsiz ak tibaslı baş açık, yalnayak ve yalınkılıçlılar.
mübalağa cenkolundu.
aydının türk köylüleri,
sakızlı rum gemiciler,
yahudi esnaflan,
onbin mühim yoldaşı börklüce mustafanın
düşman ormanına onbin balta gibi daldı.
bayrakları al, yeşil,
kalkanları kakma, tolgası tunç saflar pare pare edildi ama,
boşanan yağmur içinde gün inerken akşama
onbinler ikibin kaldı,
hep bir ağızdan türkü söyleyip,
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanağından gayri her şeyde,her yerde hep beraber diyebilmek için
onbinler verdi sekizbinini...


yenildiler
yenenler, yenilenlerin dikişsiz akgömleğinde sildiler
ve hep beraber söylenen bir türkü gibi, kılıçlarının kanını.
hep beraber kardeş elleriyle işlenen toprak
edirne sarayında damızlanmış atların eşildi nallarıyla.
tarihsel, sosyal, ekonomik şartların zaruri neticesi bu.
deme...
bilirim
o dediğin nesnenin önünde kafamla eğilirim.
ama bu yürek
o bu dilden anlamaz pek.
o 'hey gidi kanbur felek, hey gidi kahpe devran hey', der.
ve teker teker,
bir an içinde,
omuzlarında dilim dilim kırbaç izleri, yüzleri kan içinde.
geçer çıplak ayaklarıyla yüreğime basarak,
geçer aydın ellerinden karaburun mağlupları.
dostlar
biliyorum
dostlar
biliyorum nerde, ne haldedir o.
biliyorum gitti gelmez bir daha.
biliyorum bir deve hörgücünde, kanayan bir çarmıha, Çırılçıplak bedeni mıhlıdır kollarından.
dostlar bırakın beni, bırakın beni
dostlar bir varayım göreyim bedreddin kullarından börklüce mustafayı mustafayı.
boynu vurulacak ikibin adam, mustafa ve çarmıhı.
cellat kütük ve satır herşey hazır herşey tamam.
kızıl sırma işlemeli bir başa, altın üzengiler, kır bir at.
atın üstünde kalın kaşlı bir çocuk, amasya padişahı Şehzade sultan murat.
ve yanında onun bilmem kaçıncı tuğuna ettiğim bayezid paşa


satırı çaldı cellat
Çıplak boyunlar yandı nar gibi,
yeşil bir daldan düşen elmalar gibi birbiri ardına düştü başlar.
ve her baş düşerken yere.
Çarmıhından mustafa
baktı son defa.
ve her yere düşen başın kılı depremedi;
İriş dede sultanım iriş dedi bir,
başka bir söz demedi.


7. cem karaca'nın yorumu çok gazdır. özellikle "yarin yanağından gayri her şeyde,her yerde hep beraber diyebilmek için" bölümünden sonra şarkı kopar.
8. yildirim bayezid'in oğlu celebi mehmet'in kardeşi musa celebi'nin seyhulislam'idir. celebi mehmet degilde musa celebi fetret devri'nden padisah olarak ciksa idi osmanli imparatorluğu'nun şeyhülislam'ı olacak idi. başlattığı isyanı ise tamamen musa celebi taraftarı olarak başlatmıştır. nasıl oldu da sosyalist isyan olarak anılmaya başladı merak etmekteyim.
9. (bkz: ortaklar)
10. son araştırmalarla kendisinin İran tarafından kendisine rakip görülen osmanlıyı karıştırmak için gönderilmiş bir şahıs olduğu savı desteklenmektedir. Şu anda bile bu tip insanların yaşadıklarını görünce tarih boyu türkleri birbirine kırmak için ajan göndermenin eski bir düşman taktiği olduğu ortaya çıkar. bilge kaan ın orhhun kitabelerinde dediği gibi çinin prensesleri ve hediyeleri bizi zayıf bıraktı cümlesi bu olayı doğrular.
11. (bkz: Şeyh bedreddin ayaklanması)
12. oysa sevenleri bedreddîn derler...
13. nazim hikmetin en etkileyici şiirlerinden bir tanesidir, özellikle tok sesli güzel şiir okuyan biri tarafından okunduğu zaman harika olur.
son zamanlarda cemberimde gul oyanın finalinde mehmetin arkadaşlarından bir tanesinin idama giderken okumuması ile gündeme gelmiştir.
14. edirne yakınlarında, bugünkü yunanistan topraklarında bulunan simavna kasabasında doğmuştur. babası selçuklu sultanı ii. İzzeddin keykavus'un torunu olduğu söylenen abdülaziz'in oğlu İsrail, annesi ise rum asıllı bir hristiyan iken müslüman olan melek hatun'dur. babasının mesleği nedeniyle simavna kadısı oğlu diye tanınmıştır. edirne'nin osmanlılar tarafından alınmasından sonra ailesi ile buraya yerleşmiştir. Şeyh bedreddin ilk tahsiline babasının yanında başladı. daha sonraları Şahidi adlı bir hocadan ders aldı. mevlana yusuf'tan sarf ve nahiv okudu. koca efendi diye de bilinen bursa kadısı Şeyh mahmud ile oğlu musa Çelebi'nin i. bayezid'in refakatinde edirne'ye gelmeleri üzerine, ileride astronomi ve matematik alanlarında büyük şöhret kazanacak olan musa Çelebi ile birlikte koca efendi'den ders almaya başladı; bu arada mevlana yusuf'un yanında fıkıh öğrenimine de devam etti.

6 ay sonra musa Çelebi ve amcası abdülmü'min'in oğlu müeyyed ile birlikte 1 yıl süre ile bursa kaplıcaları medresesi'nde yine hoca efendi'nin derslerini takip ettiler. bu 3 öğrenci bursa'dan konya'ya gittiler ve orada mevlana feyzullah'tan mantık ve astronomi dersleri aldılar. 1 yıl sonra musa Çelebi semerkant'a giderek uluğ bey'in astronomi hocası olurken bedreddin simavi ve müeyyed 1381'de Şam'a gittiler. fakat veba salgını nedeniyle küdus'e dönerek mescid-i aksa'da İbnü'l askalani'den hadis okudular. daha sonraları türk beyi ali keşmiri'nin himayesinde kahire'ye gittiler. ali keşmeri verdiği yemekte yapılan ilmi sohbet sırasında orada bulunan Şah el-mantıki, bedreddin simavi'yi çok beğenmiş, bunun üzerine bedreddin simavi kendisinin en gözde öğrencisi olmuştur. 1383'te hac için mekke'ye giden Şah, bedreddin simavi'yi de yanına alır.

sultan berkuk, bedreddin'in başarısını öğrenmiş, bunun üzerine oğluna ders vermesi için kendisini saraya davet etmiştir. bedreddin Üç yıl bu görevde kalmıştır. sultan berkuk, hocası olan ahlatlı Şeyh seyyid hüseyin ile bedreddin simavi'nin tartışmalardaki başarılarından memnun kalmış ve bedreddin'i cariyelerinden cazibe ile, ahlatlı hüseyin'i de onun kardeşi meryem ile evlendirmiştir. bu evlilik onun ilmi ve fikri hayatında bir dönüm noktası olmuş, baldızı meryem'le yaptığı tasavvufi sohbetler üzerine tasavvufun aleyhinde iken tavrını değiştirerek ahlatlı Şeyh hüseyin'e intisap etmiştir. bir süre sonra hastalanan bedreddin simavi doğuya bir geziye çıktı.

1402-1403 yıllarında tebriz'e giderek timur'un otağında İranlı alimlerle yaptığı tartışmalarda timur'un ilgisini çekmiştir. daha sonra kahire'ye geçen bedreddin simavi, Şeyhinin gözetiminde çilesini doldurdu ve onun ölümü üzerine şeyhlik makamına geçmiştir. diğer şeylerle arası açılınca edirne'ye dönmeye karar verdi. filistin, Şam ve halep üzerinden konya'ya geçmiştir. daha sonra tire'ye geçerek isyan hareketlerinin ileri gelenlerinden börklüce mustafa ile tanıştı. daha sonraları İzmir'e geçti ve burada bir başka isyan hareketinin elebaşısı olan torlak kemal ile tanıştı.

Şehzadeler mücadelesi sırasında bayezid'in oğullarından musa Çelebi'nin kardeşi süleyman Çelebi ile yaptığı savaş sonunda edirne'yi ele geçirmesi üzerine Şey bedreddin kazaskerliğe tayin edildi ve aktif olarak siyasi hayata atıldı. musa Çelebi'nin kardeşi mehmed Çelebi karşısında yenik düşmesiyle 1413'te Şey bedreddin ailesi ile birlikte İznik'e sürgün edildi. kendisine 1000 akçe maaş bağlandı fakat bu durumu kabulenmeyerek siyasi teşkilatlanmayı sağlamak üzere harekete geçti. börklüce mustafa'yı aydın ve civarında propaganda faaliyetleri için görevlendirdi. börklüce aydın ve karaburun'da binlerce sempatizan topladı. ancak onun bu faaliyetleri nedeniyle kendisinin sorumlu tutulacağından kaygılanan ve bu gelişmelerin isyan hareketi başlatma imkanı hazırladığını düşünen Şeyh, göz hapsinde olmasına rağmen muhtemelenen 1416'da İznik'ten kaçmayı başarmış, kastamonu'ya giderek İsfendiyar bey'e sığınmıştır. tatar iline ulaşmak niyetinde iken bu amacına ulaşamamıştır. bunun üzerine sinop limanı'ndan bir gemiye binerek rumeli'ye geçmiştir. Önce zağra, oradan da silistre, dobruca ve deliorman'a gitmiş ve buraya yerleşmiştir. burada taraftarları oldukça hızlı bir şekilde artmıştır.

bu üç isyancının başarılarından endişelenen sultan mehmed, Şeyh'in üzerine büyük bir kuvvet göndermiştir. börklüce mustafa ve torlak kemal bozguna uğratılmış, şeyin adamları dağıtılarak, şey esir alınmıştır. padişah'ın emriyle bir heyet kurularak şeyh yargılanmıştır. bu heyet Şeyhin, malı ve ailesi korunmak şartıyla idamına karar vermiştir. bu fetva üzerine Şeyh bedreddin 1420'de serez'de idam edilmiş ve burada defnedilmiştir. 1961'de kemikleri, sultan mahmud'un divanyolu'ndaki türbesi haziresine defnedilmiştir.
kaynak: http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=519
15. *tanrı dünyayı yarattı ve insanlara verdi. demek ki; dünyanın toprağı ve bu toprağın bütün ürünleri insanların ortak malıdır. ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.

diyen osmanlı aydını.nitekim çıkardığı isyan nedeniyle idam edilmiştir.*
16. ""yarin yanağından gayrı, her yerde her şeyde hep beraber" deyimiyle tek cümlelik komunist manifesto yayımlamıştır.
17. (bkz: varidat)
Alakalı olabilir!
- seyh bedreddin
- seyh bedrettin destani
- seyh edebali
- seyh dairesi
- seyh bedreddin destani

nedir.Net