sokrates »
1. sokak filozofu dur dolasarak felsefe yapar genclerin beynini acar..
en guzel aciklamalari" atina uyuyan bir at bense onu uyandirmaya calisan bir sinegim." olum karari verildiginden "senin olumune karar vermisler" sokrat " doga da onlarinkine karar verdi" daha sonra 70 kusur yaslarinda asilmistir. dogustan bilgilerimizin oldugunu savunmus bunu kanitlamak icin calismalar yapmis kendine gore kanitlamistirda..
2. socrates, bir felsefe sehididir. sehittir cunku, devletin resmi tanrilarini tanimadigi, yeni tanrilar yarattigi ve atina genclerinin akillarini zehirledigi iddiasi ile yargilanmis ve sonunda da olume mahkum edilmistir. sofistler ki onlarin gunumuzdeki muadili avukatlardir, en nefret ettigi kislerdir. insanin dogustan herseyi bildigini fakat dogum aninda bunlari unuttugu icin, hayat boyu aslinda bildigi seyleri yeniden ogrendigini iddia etmistir. yazili hicbirsey birakmamasi, o'nu ogrencisi plato'nun yazdiklarindan tanimamiza neden olmustur. bir filozof olarak en buyuk erdemi (erdem onun icin cok sey ifade etmektedir) "bildigim tek sey hicbir sey bilmedigimdir" fikridir ki bu da bize ogrenmenin sonu olmadigini isaret etmektedir. olume mahkum edildigi an, ogrencilerinden biri perisan bir halde " boyle haksizca olume gonderilmen adil degil" demistir ve kendisi de su cevabi vermistir " hakli yere olume gonderilmem daha mi adil olurdu" iste bu socrates in felsefesinin temelidir.
3. "adaletsizlige ugramak adaletsizlik yapmaktan yegdir" demis ve akabinde adaletsizce baldiran zehiri icirilmis hayta filozof
4. platonun hocası.
5. kesin genel, genel gecer bilginin var oldugunu ve bilginin dogustan geldigini savunmustur. (bkz: idealizm) insanlara, deger yargilarina korukorune inanmanin yanlis oldugunu gostermek icin ironi ve maiotik olmak uzere iki yontem kullanmistir: ironi (alay), bir sey bildigini sanan kimseyi sorgulayarak ona gercekte bir sey bilmedigini gostermektir. maiotik (dusunce dogurtma) ise bir konuda bir sey bilmedigini sanan kimseye yonelttigi sorular ve aldigi yanitlarla aslinda o konuda cok sey bildigini kanitlamaktir.
6. susma yerine olmeyi secmis filozof.
7. sofist filozof.
8. arkasında yazılı eseri olmayan tek filozof
9. aslında yaşamadığı, platonun hayal ürünü olduğu tartışmaları felsefeciler arasında tartışma konusu olmuş, "bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir." demiş, yol aydınlatan felsefe babalarından.
10. "ben,bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım"

(bkz: sokrates)
11. (bkz: diyalektik)
12. "karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun"

-sokrates
13. baldıran zehiriyle yaşamına son verilmiştir. arkadaşlarının onca baskısına rağmen tutuklu kaldığı hapishaneden imkanı olduğu halde kaçmayarak şimdinin onursuz mevki sahiplerine onurun ne demek olduğunu yüzyıllar öncesinden göstermiştir.
14. akıllı bir adamdır vesselam.
15. ''insanin içinde kavradigi seydir gercek bilgi'
16. sokrates ölüme mahkum edildiğinde esi:
-haksiz yere öldürülüyorsun diye ağlamaya başlayınca,
sokrates:
-ne yani, bir de hakli yere mi öldürülseydim? diye cevap veren hazırcevap filozof.
17. (bkz: çıplak ayaklı sokrates)
18. yaşayıp yaşamadığı bile bilinmeyen antik çağ filozofu. bazı filozoflar, sokrates' in platon' un hayal ürünü olduğunu söylerler..
19. yaşamadığı idda edilen filazof...platon un hayal gücünde yarattığı var sayılan ve bu tartışmaların felsefeciler ve tarihciler arasında devam etmesine neden olan kişi...isa'nın yaşadığına dair de bir bilgi yoktur yada sezarın...insanların arkasından kayıt belge yada kanıt bulunamadı diye onun başkası tarafından uydurulmuş olma ihtimalini su yüzüne cıkarmaya çalışmak saçmadır kanımca...yukarıda bahsettiğim sezar ve isa da sokrates kadar kanlı canlı yaşamış insanlardır....
20. kitap birakmadigi için hakkindaki bilgileri ögrencisi platondan ögrendigimiz ,etik kavramini ilke edinmis, hatirlatma teknigini kullanan,yaz kis çiplak ayakla gezen, serefiyle yasayip ölen muntazam insan.
21. döneminde bir filozof olmaktan öte bir aydınlanmacı olarak addedilmiş olan, milattan önce 469 yılında doğmuş ve halk tarafından sevilip sayıldığı halde zehir içirilmek suretiyle 70 yaşında öldürülmüş olan filozoftur. mevzubahis sokrates olunca, aydınlanma kelimesini şu anlamda yorumlamak yeğdir: "toplumun gelenek ve göreneklerinin olduğu gibi kabullenilmek yerine aklın ışığı altında açıklığa kavuşması, desteklenmesi aydınlanmadır."
genç yaşlarında sofist öğretilerle tanışmıştır ve bu anlayışın toplum için çok büyük bir tehlike yarattığını görmüştür. ona göre yanlış olan kişiden kişiye göre değişen * bir doğru anlayışının, tek ve tümel bir doğru olabilecekken kabullenişidir. sokrates, hayatını bu yüzden sofistlerle ve sofizmile savaşmaya adamıştır. bu açıdan sofistler gibi o da çalışmalarını doğa felsefesine değil insani sorunlara yönelik yapmıştır.
daha önceki dönemlerde doğa filozoflarından parmenides ve daha sonra sofistlerin tanımladığı doxa yani sanrı kavramının karşısına epistemi yani bilgiyi koymuştur. "bilgi erdemdir" sözü de buradan gelmektedir aslen, bilgiyi insani sorunların çözülmesindeki ortak payda olarak yorumlamıştır o. bu hemen varılabilecek, ders alınarak edinilebilecek bir bilgi değildir, ortak bir çalışma ile uğraşılarak varılacak bir amaçtır.
epistemiye ulaşmak için sokrates'in seçtiği metoda dialog denir, bu metod soru cevap üzerine kurulu sorgulamaya dayalı bir öğretme tekniğidir, bunların arasından en bilineni menon diyalogudur.
dialog denilen teknikte, sokrates öncelikli olarak "ben hiçbir şey bilmiyorum" der, karşısındaki kişi ise bilgili olduğunu düşünmektedir, sorduğu sorularla sokrates karşısındaki kişinin bilgisizliğini göstermektedir. genellikle karşısına çıkan insanlar, dönemin hakim düşüncesi olan sofizmden etkilenmişlerdir, buna göre genelgeçer bir doğru olmadığı için iyi tartışmayı bilmek en iyi doğrudur, işte sokrates diyaloglarında bu tip insanları çok avlamıştır.
birşeyler yazmak yerine bölgesindeki insanlarla, yerel halkla konuşmak ve onlarla bu diyalogları yaşamak yoluyla felsefi anlayışını tanıtlardı. sokrates, bu diyaloglarda ortak olan şeyler sayesinde az önce bahsettiğim tümel doğruları bulabileceğine inanmaktadır. aslen, dialog kavramını onun öğretme merakı olarak da görebilmek mümkündür.
bilgi şunu demektedir: "ben sofist * değil filozofum *" aslen, onun diyalogun yoluyla öğrettiği yani sorular üzerinden bir yerlerden varışı bu açıdan haklıdır, felsefeyi o bilgiyi sorgulama ve fikirleri doğurtma eyleminin kendisi olarak görmektedir. (bkz: maieutike) (bkz: ironie) soru sorulan herkeste ortak doğan fikirlerin, tek tek verilen cevapların, yani tekillerin tümel doğruya filozofu götürebileceğini düşünmektedir. bu tümel doğrulara tanım * * demiştir. bu izlediği doğruyu bulma metotu aristoteles tarafından onun tümevarımın mucidi olarak adlandırılmasına yetmiştir. ancak, kanımca bu tümevarım metodu günümüzün tümevarımına pek benzememektedir. * *
bu satırları okuyan biri muhtemelen * şunların soracaktır: bu mücadelenin amacı nedir? kişi dialoglarla ve ortak çalışma ile tümel doğruları bulmak üzerinden tanımlara vararak nereye ulaşacaktır? bu soruların cevabı demokritosun eudaimonia kavramı ile ortaya konur. yarara yönelik bir çabadır bu, bireyin kazanabileceği en büyük yarar olan mutluluğa ulaşacaktır insan tanımların bilgisi ile. eudaimonia denilen şey mutluluğu getiren erdemdir, işte bilgi ile mutluluğa ulaşılacak olması bizi dönüp dolaşıp sokrates'in önceki önermesine götürecektir: 'bilgi erdemdir'
sokrates bir de tanrısal ses olarak addettiği diamonion kavramından bahsetmiştir. ona göre en zor zamanlarında diamonion ona yardımcı olur, ne yapması gerektiğini söylermiş. bu noktaya kadar rasyonalist olan sokrates felsefesinin irrasyonel ve dini boyutu olarak algılanagelmiştir diamonion. nitekim, sokrates'in atina'ya yeni tanrılar getirme iddiası ile mahkemeye verilmesinin, sonra da zehir içerek öldürülmesinin nedeni de bu diamoniondur. bu kavramın tanrısal bir kavram olduğundan şüpheli olanlar da mevcut olmakla beraber, eğer bu varsa daha önce xenophanes'in savunduğu gibi yunanistan'da hüküm süren, insana benzeyen anthromorphist tanrılara karşı bir zihniyetle ortaya atılan bir tanrıdır. bu dönemde onun rasyonalizmi, sofistlerin relativizmi kadar tehlikeli sayılmıştır.
22. (bkz: sokratesçi okullar)
23. sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. bir gün eşi
sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. bakmış
kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı
boşaltmış. sokrates, gayet sakin:
- "bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum"
demiş.
24. i.ö. 470-399 yıllarında yaşamıştır. tek bir satır bile yazmamıştır. sokrates atina da doğup büyüdü ve ömrünü bu şehrin pazarlarında insanlarla sohbet ederek geçirdi. karışık ve sır dolu bir insandı. filozof kimliğiyle bilinir. müthiş derece de çirkin olduğu rivayet edilir. öğrencisi platon dialoglar adı altında konuşmalarını toplamıştır. sokrates isa gibidir. kendi hiç bir şey bırakmamıştır. onun öğrencisi platona aittir herşey. ayrıca sofist değildir. çünük o zamanda ki sofistler verdikleri bilgi karşılığında para alırlardı. halbuki o hiç bir şey bilmediğini idda eden bir insandı.
25. sokrates'e:
-neden sakallarını kesmiyorsun? diye sormuşlar.
sokrat:
bilinmeyenden korkar insan neyle karşılaşacağımı bilmiyorum

atinalıların 'at sineği' dediği sokrates her şeye ragmen zaferinin bayrağını zirveye dikmiştir.
»
Alakalı olabilir!
- sokrat
- sokratesci ironi
- sokrat kedidir
- sokratesci okullar
- sokrates in savunmasi

nedir.Net