trainspotting »
1. "on kutu heinz domates çorbası, sekiz kutu mantar çorbası (hepsi de soğuk tüketilecek), bi büyük tüp vanilyalı dondurma (eritilip içilecek), iki şişe magnezyumlu süt, bi şişe parasetamol, bi paket rinstead ağız pastili, bi şişe multivitamin, beş şişe içme suyu, on iki tane lucozade izotonik içicek ve bazı dergiler; hafif porno, viz, (...) aldıkça listemdeki her şeyi zevkle işaretliyom. bu hafta zor geçicek."
2. bir öküz hobisi.* *
3. ariza film. irvine welsh sagolsun.
4. requiem for a dream kopyası film. yinede basarılı sayılabilir.
5. soundtrack'i mükemmel olan film.
6. en çok bebeğin öldüğü bölümden etkilendiğim $aheser sayılabilecek film..
7. kült film.
"son bir kötülük, tüm iyiliklerin baslangici olabilir."
(bkz: perfect day)
8. -neden kendimi o boktan kimyasallarla zehirleyeyim ki
9. bir çok kişinin (benim de) such a perfect day gibi kusursuz bir şarkıyı tanımamızı sağlayan metafor yumağı kült film.
10. tuvalet bölümü en iğrencidir*
11. soundtrackleriyle gönüllerimizi fethetmiş bir yapıt..
12. gerek soundtrack olarak, gerek film olarak mukemmel diye niteleyebilecegim akabinde kitabini da okumaliyim dedigim en cok ta kitabini sevdigim basyapit.. izlemeyenin ya da okumayanin cok sey kaybettigine inanmak haksizlik sayilmaz..
13. irvine welsh'in filme de uyarlanan kitabi
14. "her sey degisiyor. kadınlar ve erkekler degisiyor. bundan bin yıl sonra kadın-erkek diye bisey kalmayacak. herkes escinsel olacak ve bence harika olur."*
15. izlenmesi gereken şahane soundtracki olan film..
uyuşturucuyu kötülemez , ona özendirir ilginç bir şekilde..
16. (bkz: i choose not to choose)
17. ariza filmlerden..
18. rent-boy;

"choose life. choose a job. choose a career. choose a family. choose a fucking big television. choose washing machines, cars, compact disc players and electrical tin openers. choose good health, low cholesterol, and dental insurance. choose fixed interest mortgage repayments. choose a starter home. choose your friends. choose leisurewear and matching fabrics. choose diy and wondering who the fuck you are on a sunday morning. choose sitting on that couch watching mind-numbing, spirit crushing game shows, stuffing junk food into your mouth. choose rotting away at the end of it all, pishing your last in a miserable home, nothing more than an embarrassment to the selfish, fucked up brats you spawned to replace yourself. choose a future. choose life... but why would i want to do a thing like that"
19. sick boy'a hayran olduğum, küçük yaşlarda izlenmesi durumda kötü etkiler bırakan, bağımlılığı süper bir şekilde anlatan film.
20. (bkz: lust for life)
21. perfect day'in çaldığı sahne- hani esas oğlanın kısa bir aradan sonra dayanamayıp uyuşturucu kullanıp akabinide kırmızı halının içine düştügü** sahne- mükemmeldir.
22. otoritelere göre yeraltı edebiyatının örneklerindenmiş.
23. ne kadar mide bulandırıcı olursa olsun kesinlikle izlenmesi gereken modern bir kült..
----------spoiler-----------
özellikle klozetin içine girme sahnesi ve tavanda dolaşan bebek sahnesi bence sinema tarihinin en önemli sahnelerindendir, unutulamaz..
24. izledikten sonra obi-wan kenobi*nin gözünüzden düşmesi muhtemeldir. ancak izlenesi, güzel bir filmdir.
25. 1996 yapımı olan, bu kesinlikle izlenmesi gereken kült film neden bu basligi almıştır? çünkü trainspotting aslında iskoçların oynadığı gayet boş bir oyundur. sanayi devriminden sonra kurulan tren yollarının kenarına oturan boş beleş insanlar gelen geçen trenleri saymaları ve trenlerle ilgili ayrıntıları ezberlemelerinden ibaret bir oyundur, hatta bunu bir oyun değil de bir spor (!) olarak görmektedirler. bu da şunu simgeler, tüm film boyunca tüm hayatları uyuşturucudan ibaret olan bu gençlerin yaptıklarında kayda değer bir şey yoktur. filmin başında renton "i've got work to do.." der ve "trainspotting" başlığı çıkar.
bir başka bakış açısı da, bir insan eroin aldiktan sonra uyuşma süreci öncesi bir uğultu duyar ve bu uğultu uzaktan gelen bir trenin sesine benzetilir, bu sebepten dolayı filmin adi trainspotting'dir.
ayni zamanda illa filmdeki kararterler eroin kullanıyorlar diye requiem for a dream ve trainspotting'i birbirine benzetmek * çok yanlıştır, iki filmin felsefesi apayrıdır, filmler izlenirken girilen psikoloji de.
»
Alakalı olabilir!
- trainspottingdeki tuvalet
- training day
- trains
- train of thought
- train in vain

nedir.Net