usta
1. (bkz: polat alemdar)
2. 1. bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
2. sanatöğreticisi.
3. zanaatkarlar için san
4. sıfat eli uz, işinin eri, becerikli, mahir
5. tarih osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlilerine verilen ad.
6. mecaz akıl veren veya öğreten
kaynak : tdk
3. arkadaşlar arasında bir tür hitap şekli..
- naber usta?
- iyidir hacı, senden?
4. hayata isyan eden birinin* tanrıya ve ustasına yakarışını anlatan müslüm gürses parçasıdır.


cilesiz bir gun olmadi gitti
bilmedim omrumun sucu ne usta
allahin gucune gider mi bilmem
verdigi bu candan ben ciktim usta

mutluluk kapimi calmadi gitti
dalinda bir yaprak gormedim usta
murat yalan imi$ umutsa hayal
boyle ya$amaktan biktim ben usta, biktim ben usta
boyle ya$amaktan biktim ben usta

bu kotu yazima kader diyolar
dertler zincirine vuruldum usta
gittigim bu yolun donu$u yoktur
hakkini helal et, el ver ah usta

mutluluk kapimi calmadi gitti
dalinda bir yaprak gormedim usta
murat yalan imi$ umutsa hayal
boyle ya$amaktan ben biktim usta, ben biktim usta
boyle ya$amaktan ben biktim usta

cilesiz bir gun olmadi gitti, bilmedim omrumun sucu ne usta.. allahin gucune gider mi bilmem, verdigi bu candan ben ciktim usta.. mutluluk kapimi calmadi gitti, dalinda bir yaprak gormedim usta.. murat yalan imi$ umutsa hayal, boyle ya$amaktan biktim ben usta.. elveda usta ho$cakal usta *
5. işini iyi yapan
6. farsça Üstad'ın türkçeleştirilmişi.
7. çatalı görünen kimse.
8. Çekçe, lehçe slovakça ve slovence'de "ağız" manasına gelen kelime.
9. sanat uzmanı.
Alakalı olabilir!
- ustat
- ustad
- ustashe
- ustasha
- ustalik

nedir.Net