yahudi soykirimi »
31. 1940 lı yıllarda olduğu için hala yaşayan tanıkları olan soykırım. ama buna rağmen inanmayanlar olduğuna göre muhtemelen 50 - 60 sene sonra yahudilerin almanları katlettiği iddia edilebilir. işin ilginci almanlar bile soykırım yaptık diyor, bazıları hayır yapmadınız diyor.

not : yazarın babası yahudidir ve baba tarafından 4-5 akrabası fransa'da yakalanarak toplama kampına götürülmüş ve kaybolmuştur.
30. bugun bir cok yahudinin avusturalya'da yasama sebebidir.
29. almanya da sabun kıtlığı yaşandığı dönemlerde hitler adında uyanık bir girişimcinin sabunumuz olmayabilir ama yahudilerden iyi sabun olabilir diye bir fikir ortaya atmıştır.amaç makul ölçülerde sabun yapmak iken arap yağı bol bulunca hesabı bir sürü yahudi telef olmuştur.tarihten günümüze yahudi soykırımı olarak yerini almıştır.***
28. olayın özünü anlamak için kavgam kitabına başvurulması gerekirmişmiş.*
27. (#1304242) bahsettiğim gibi yahudi devleti'nin kurulması için uğraş veren ingiliz, fransız ve rus halklar vardır. yönetimlerin yanında halk da "ırksal hoşgörü" yaptığını sanarak yahudi devletine destek olmuştur. yahudi toplumu hoşgörü göstermeyi hak edecek hiçbir şey yapmamıştır.

yapılmış bir algılama ve bencilliğin önüne geçmek için bir açıklamaya ihtiyaç var sanırım.#770760 belirtildiği üzere "birini reddetmek öbürüne taraf olmaktır gibi görülür. yahudi soykırımını lanetlemek, siyonist sempatizanlığı demek değildir." ise yahudi soykırımı yoktur demek de hitler sempatizanlığı demek değildir.
müslümanları asr-ı saadet sağlanıp kalmakla suçlamak kendinin 'sınıf perspektifi'ne saplanıp kalmasını haklı çıkarmaz. ve hatta eleştirilen hataya düşülmüş olur. arkadaşımın koluna omzumu atıyorum ve bu sınıf perspektifi yüzünden. ah ne kadar haklısınız.

ısrarla vermek istediğim bkz: anti semitizm/sunyata. okumadan karşıma geçmeyiniz.

bu bu değildir deyip arkasında yatan hiçbir sebebi söylemeyen/söyleyemeyen yazmasın artık. ortaya koyacak bir teziniz varsa bunu "bilgiler" ile ortaya koyunuz. bu bu değildir demek bir fikri çürütmek demek değildir.

edit: talmud tevrat'ın tefsiridir. yahudiliğin içinde ayrı bir görüş kol vs değildir.
26. Şu pek "aklıselim" moderen zamanlarda "asr ı saadet" rüyalarından öteye geçmemiş, geçemediği için güncel oılgulara bakış açısıda palaların parıltılı yansımasından başkasını göremeyen şeriatçıların tek "moderen" fikir kaynakları da ne hikmetse emperyalizmin göbeğinden fırlayan katolik anti-semitik komplo teorileridir. İslam dini herhangi bir toplumsal iktidar modeli olamayacağından, egemen sınıfların manevi ideolojik aracından başka birşeye dönüşememiştir. ortaçağ kalıntısı bir iktidar modelinin boyu tarihin hizzasına erişemeyince böyle bunalımlar geçirmesi de kaçınılmazdır.
...
bazı "aha çelişki bulduk" gırnatacıları için biraz da marksist metodolojinin durduğu konum hakkında bilgi vermek elzemdir. modernist sınaî gelişme karşsında feodal nostaljilere kaçmadan; gene modernizmi reddederken post-modern kafa karışıklığına prim vermeden; siyonist katliamlara karşı şeriatçı klikleri tahta oturtmadan sürekli yeniden üretilen bir sınıf savaşımı perspektifi ortaya koyar marksizm. dolayısıyla guantanamo'daki işkencelere karşı çıkmakla yahudi soykırımının öneminin azaltılmasına karşı çıkan bir marksist, insancılık konusunda her zaman ikiyüzlü bir tutum izlemiş, insanlığı mü'min ve kâfir oalrak ikiye ayırmış bir dinsel ideolojiye elbette şaşırtıcı ve anlaşılmaz gelecektir.
...
gelelim soykırıma ve yahudilere. sorun özü itibariyle mülkiyet sorunudur, sınıf savaşımı mücadelesinin bir boyutudur. yahudiler de günümüze kadar gelmiş diğer dinler gibi homojen yapıda değildir. elbette ortak bir geçmişin uzantıları olan mülkiyet fetişizmi ve bunların muhafaza edilmesi yahudilerde tarihsel sürekliliği olan bir izolasyon kültürü yaratmıştır. ancak yahudiikte de bir çok mezhep veya disiplin vardır (aklıma gelen örnek: talmud). nitekim, İslam'la yahudi cemaatinin anlaşmazlığı kitabî ya da dini motiflerdeki anlaşmazlık değil, ortadoğuda o zamanlarda para dolaşımının büyük çoğunluğunu ellerinde bulan yahudi tüccarlara karşı rekabet sorunuydu. faizin yasaklanması da "insafsızlık" olduğundan değil, bu yahudi tüccarlerla mücadele edebilmek içindi.
...
yahudilerden nefret edilmesinin nedenleri yukarıda belirtilenlerden daha farklı değildir. mülk ve sermaye yahudielrde ve izolasyon kültürü, başka bir toplum içinde barınmak için "en iyisini" yapma zorunluluğu doğurur, yoksa o toplum içinde barınamazlar. osmanlı'da bile bunun bir çok örneğini görüyoruz. yahudilerin bu disipliner yapıları, o toplumdakilerin işlerini almalarına neden olur, ticareti tekellerinde bulundurmalarını sağlar. hem para hem ayrıcalık kazandıkça üstüne üstlük bunu sadece kendi nesillerine aktaran tipik bir kapitalist şirket modeli olunca içinde bulunduğu topluma hiç bir yarar sağlamazlar. ancak, tüm yahudiler aynı şekilde tutunamamışlardır. savaş öncesi avrupa'da yoksul yahudilerin de olduğu ve tüm devrimcilerin de bu takımjdan çıktığını hatırlatmaya gerek yoktur.
...
yukarıda belirtilen komplo teorisinin saçmalığı ortadadır. naziler yahudileri bir çok konumdan tasfiye etmiştir. bunun sebebi de büyük alman sermayesinin yahudi sermöayesi karşısında güdük kalmış olmasıdır. ancak yahudisiz bir almanya'da sermaye tamamen ulusal büyük burjuvazinin dümenine girmiştir. nitekim hitler bu anlamda bir piyondan başka birşey de değildir, ne bir deha, ne de bir stratejdir. alman çeliği krupp, makina kimya endsütrisi ve otomotiv sektörleri için savaş bulunmaz bir fırsattır: opel, bmw, porsche, mauser vs alman silah sanayinin hala varolan şirketleridir. hitler, tıpkı günümüzün şeriatçı grupların yaptığı demagojiyi emekçi kitleler için yapmaktaydı. İşçi sınıfına, nasyonalizmin yanında "sosyalist" bir yanıltmaca ibaresi getirerek bir parti kurmuştur. bir yandan ulusal zenginlik ve anti semitik demagojiyle beraber yürütülen ikili oyundur. elbette bu oyun alman büyük burjuvazisi içindir. alaman burjuvazisinin savaşta "biriktirdiği" sermaye bugün almanya'nın dünyanın en büyük 3. ekonomisi konumuna getirmiştir. İran'ın güdümündeki hizbullah, hamas ve hatta bir anlamda chavez aynı anti emperyalist demagojiyi (ki bu söylem ne hikmetse sadece anti-amerikancılık çerçevesinden dışarı çıkamıyor!) kullanmaktadır. bu güç odakları ne kapitalizme karşıdır ne de mülkiyetin kendisine. dolayısıyla sermaye edinebilmek için gereken alanı bulduğunda bu güçler kendi halklarını emekçi ktilelerini hınca hınç sömürmekten geri kalmayacaktır.
...
"yahudisevicilik" iddiası karşsına çıkarılan "hitlersevicilik" de pek bir fark yaratmıyor sanki. hani ikisi arasında ortak bir yan bulmak zor da değil, dün hitler bugün siyonizm. marksist sınıf perspektifini algılayamayan "aklıselimler" bir kez daha yinelesin beyinlerindeki bilgileri. hiç fena olmaz.
25. -napıyorsun?!!?
-ben yahudi gördüm mü, soykırarım!.. evet, ben buyum...!
-bir nedir net arası? yahudili?
...
-tuğçe bu gerçekten bambaşka birşey. gerçekten, haklıymışsın.
(#1304242)
-tuğçe çünkü bunda gerçekten yahudi var!!!
24. yeni yetme devrimci gençlerin farkında olmadığı bir şeylerden bahsetmek gerek yahudi soykırımı yalanının anlaşılması için. mesela 1897 yılında yapılmış olan siyonist kongreden. theoder herzl ismi bu yeni yetmeler tarafından pek telaffuz edilmese de 20. yüzyılın en önemliş ismidir kanımca. marks'tan başkasını gözü görmeyen insanların dünyanın iktisadi ve siyasi gidişatı hakkına yorum yapmaları aptalca olmaktan ileri geçmez. ki marks biraz daha yaşasa theoder herzl'i eminim farkedecekti. (farketseydi öğretilerinin peşinde sorgusuz sualsiz ilerleyen "devrimci" gençler ne halde olurdu tahmin edebiliyorum)

theoder herzl 1896 yılında the jewish state (yahudi devleti) isimli bir kitap yazarak siyonizm'in amaçlarından büyük bir kısmını ortaya sermiş idi. haberiniz var mı? hayır. aynı theoder herzl'in öncülüğünde 1897 yılında bir siyonist kongre toplandı. bu kongrenin kararları konusunda bir fikre sahip misiniz? hayır. hmm o halde size biraz anlatalım ki bilgi sahibi olduktan sonra sonra fikir sahibi olabilesiniz.

en başından başlamak gerekirse durum şu: yahudiler tarihleri boyunca istenmeyen toplum olmuşlardır. bunun sebebi insanları ırkçı olması mı yoksa yahudiler'in fitne çıkarmak konusunda uzman olmaları mı? dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan farklı etnik kimlik ve dinlerdeki insanların yahudilerden nefret ediyor olmasının bir sebebi olup olmadığını düşündünüz mü hiç? herkes benden nefret ediyor çünki onlar salak diyorsa bir insan kendisi salaktır diğerleri değil.
yahudiler tarihleri boyunca insanları sömürmüş, kendi çıkarları için kullanmış, işkence etmiş, öldürmüş, devletleri mahvetmiş bir halktır. elbetteki bütün bunları yapacak kadar kalabalık olmadılar hiçbir zaman ama sermayenin gücü ile istediklerini yaptırabilme yetisine sahip oldular. şimdi olduğu gibi.

siyonizm politik bir hareket olarak 1800'lü yıllarda ortaya çıktı. ortaya çıkmasındaki ilk nedenler yahudilerin durumunun iyileştirilmesi ve israil topraklarına geri dönülmesi projesidir. israel zangwill isimli yahudinin "halkı olmayan bir ülkeyi, ülkesi olmayan bir halka devredin.“ talebini dillendirmesinden bir süre sonra theoder herzl tarafından siyonizm örgütlü bir hale getirildi. siyonizm'in amaçlarına hizmet etsin diye bir şirket kuruldu. ilk çokuluslu şirket de böylece ortaya çıkmış oldu.
burada bir konuya değinmekte fayda var. 1800'lü yılların başında ingiltere ortadoğu'yu daha kolay sömürebilmek ve sağlam bir müttefik meydana getirmek adına israil'de kurulacak bir yahudi devletine destek olacağını açıkladı. sizin de tahmin edebileceğiniz gibi ben orayı sömüreceğim siz gidin bana destek olun demedi. ingiltere'nin ortaya attığı bu fikir avrupa, amerika ve rusya'da hızla yayıldı ve bir çok taraftar topladı.
sir herry finch isimli bir ingiliz tarafından yazılan calling of the jews isimli kitabın taraftar toplanaktaki etkisi inkar edilemeyecek kadar büyüktür.
musos haim montefiore isimli bir yahudi kazandığı serveti de yanına alarak 1800'lerin başlarında filistin'e göç etti. amacı orada bir yahudi devleti kurmak idi. ama o yıllarda orada bulunan yahudi sayısının azlığı nedeniyle ingiltere'ye dönmek zorunda kaldı. döndükten sonra yayınladığı bir kitap ile filistin'in yaşamaya çok elverişli bir yer olduğunu anlatarak yahudileri oraya göç etmeye teşvik etti. 1862’de hess isimli bir alman yahudisi, roma ve kudüs isimli kitabında; yahudi davasının ortaya atılacağı ve emellerinin tahakkuk edeceği günün yaklaştığını, her ne bahasına olursa olsun filistin’de bir yahudi devleti kurulacağını, fransa’nın bu işte yardımcı olacağını, fransız ihtilâlinin bu maksatla yapıldığını yazdı. hess’in eserine cevap veren fransız muharriri ernest laharn, kurulacak yahudi devletinin sınırlarının dar olmayacağını söyledi.
bunların neticesinde yahudiler değişik ülkelerde örgütlenmeye başladı ve filistin'de koloniler oluşturdular.
1884 yılında silezya’nın kattowitz şehrinde ilk “yahudi millî kongresi” toplandı. 1896 yılında theodor herzl the jewish state isimli kitabı yayınyalarak siyonizmin örgütlü bir halde ortaya çıkmasını sağladı. 1897 yılında dünya siyonist teşkilâtı kuruldu. yine 1897 yılında birinci siyonit kongre toplanarak filistin'de yahudi devleti kurulması fikri hedefe dönüştürüldü.
1898 yılında toplanan ikinci siyonist kongre'de karen kaymet adlı bir vezne vasıtasıyla filistin’de, yahudi kolonileri teşkiline karar verildi. norman bertwich isimli bir yahudi, israil resurgent isimli kitabında, filistin’de yahudi devletinin, ingilizlerin siyasî ve malî yardımı ile inşa edildiğini itiraf etmektedir.

birinci siyonist kongre'de alınan iki önemli karar vardı. birincisi yahudilerin "zorla" bile olsa filistin'e göç etmelerini sağlamak, ikincisi ise 50 yıl içinde filistin'de bir yahudi devleti kurmak. theodor herzl'in "zorla" bile olsa yahudilerin filistin'e göç etmelerini sağlama fikrine karşı çıkanlara söylediği "bu uğurda gerekirse bir çok yahudi'nin ölebileceği" sözü yine bu kongrede söylenmiştir.

herkesin bildiği üzere yahudiler sultan ikinsi abdulhamid'ten filistin topraklarını kendilerine satmasını istemişlerdir. abdulhamid buna karşı çıktıktan bir süre sonra ittihat ve terakki cemiyeti tarafından tahttan indirilmiştir. ittihat ve terakki cemiyeti'nin hükümetinde maliye, ticaret ve ziraat ile nafia bakanlıkları yahudilere teslim edilmiş akabinde yabancıların toprak sahibi olmalarına izin veren bir kanun yayınlanmıştır. bundan sonra yahudiler hızla filistin topraklarını satın almaya başlamışlardır.
birinci dünya savaşı başlamadan evvel ingilizler yahudilere filistin'de bir yahudi devleti kurulacağı sözünü vermişlerdir.

lafı fazla uzatmadan anlatılanların yahudi soykirimi ile ilişkisine geçeyim. bütün bu çabalara ve ingiliz-fransız desteğine rağmen filistin'de bulunan yahudi nüfusu yeterli sayıya ulaşamamış ve siyonistler başka yollar aramaya koyulmuştur. (öyleki 1922 yılında filistin'deki yahudi nüfusu sadece 80.000 idi.)
nasıl oldu neden oldu bilinmez* tam bu yıllarda ortaya hitler çıktı. siyonistlerin ve ingiliz-fransız teşvikinin yıllardır başaramadığını göç hitler'in ortaya çıkması ile bir anda rayına oturdu..
duruma bakılırsa yahudilerin nefretle andığı "soykırım" onlara yahudi devletinin kapılarını açmıştır.
gelelim soykırım yalanı meselesine. konuya girmeden şunu beyan etmekte fayda var evet hitler bir çok yahudi'yi öldürmüştür.
ve lakin: hitler'in iktidara gelmesini sağlayan en büyük sermaye gücünün yahudilerden geldiği, alman ordusunda bulunan yahudi askerlerin varlığı, hitler gibi bir dehanın yapabileceği en salakça hareketi yaparak sadece yahudi nüfusunun en yoğun olduğu ve bundan başka bir özelliği olmayan polonya'ya saldırması gibi nedenleri bir araya getirince aklıma* theodor herzl'in "zorla" bile olsa yahudilerin filistin'e göç etmelerini sağlama fikrine karşı çıkanlara söylediği "bu uğurda gerekirse bir çok yahudi'nin ölebileceği" sözü geliyor.

saplantılı determinizm mi dersiniz, antisemitizm mi dersiniz bilemem. ama şu bir gerçek ki 1897 yılında alınan yahudi devleti kurma kararı 1947 yılında yani tam elli yıl sonra gerçekleşti. ve bunu sağlayan en önemli kişi hitler'dir.

ortada öldürülen binlerce* yahudi var evet. ama bunların tümü vaadedilmiş topraklarda devlet kurmak adına siyonistlerce gözden çıkarılan yahudiler'dir. yahudilerin öldürülmesinin* suçu birinin üstüne atılacaksa bu kesinlikle hitler değil siyonistlerdir.
dün yahudi devleti devletini kurmak adına kendi dindaşlarını öldüren yahudiler bugün o devleti korumak adına çocukları katletmekten kaçınmıyorlar. nasıl kendi dindaşlarının öldürülmesine ses çıkarmazlar sorusunu sormak istiyorsanız filistin'de katledilen çocuklardan birine sormanızı tavsiye ederim.

bütün yahudiler böyle değil. belki değil. ama bu genellemeyi bozacak yahudi sayısı çok çok az. yan komşum kendi halinde ticaretle uğraşan bir yahudi. öyle ki türk-müslüman esnaftan daha güler yüzlü ve daha ucuz mal satan bir tüccar. ve lakin kızı filistin'de çocukları katleden bir israil askeri. komşumun bundan rahatsızlık duyduğuna hiç şahit olmadım. bana yahudilerin "insan" olmalarından bahsetmeyin sakın.

konuyla alakalı olarak: (bkz: anti semitizm/sunyata)

entrydeki bazı bilgilerin kaynağı olarak: http://www.dallog.com/kavramlar/filistin.htm

yahudi sevicilerine ithaf olunur.
23. kardeşim yeter artık, yoksa yok dedirten olay. insan bir olayı bu kadar insanların kafasına kakmazki, mal mıyız biz yani, ders kitaplarına koyarsın*, milyon tane filmini çekersin* **... bi salın artık

madem haksızlığa bu kadar karşısın dünyada her gün ölen* , iki kuru ekmeğe muhtaç kalan binlerce insanın dramına değin biraz*...

aryıca iranda sözde yahudi soykırımı olarak anılması muhtemel olay
22. dünyanın yahudi soykırımına bakışıyla örneğin ruanda soykırımına bakışı arasındaki farkı tahlil edebilmek için, schindler'in listesi ve hotel rwanda filmlerine bakmak yeterli olacaktır.

hangisi daha stilize, hangisi daha ağır çekim, hangisi daha "duygusal çalışmalar"la donatılmış, hangisinde kırmızılı kız var; ya da bunların hiçbiri hangisinde yok, görülebilir.

yahudi soykırımı dünyanın her şeyi!
ruanda, sri lanka, darfur, çad, irlanda, filistin, güney amerika... dünyanın hiçbir şeyi!
21. soykırım iddialarını çürüten ayrı bir ayrıntı da o dönemde mevcut olan demiryolu sistemi ile o kadar bir sürede bahsedildiği gibi 5-6 milyonluk bir yahudi kitlesinin toplama kamplarına taşınmasının mümkün olmamasıdır.
20. her taşın altında yahudi komplosu arayan müslüman kesimin sürekli dillendirdiği hikâye'de yahudi soykırımının abartıldığıdır. bu malzeme, nedense müslümanların katledilişi gündeme geldiği zaman kullanılır. yahudi siyonizmine kılıf bulmak için sürekli sahnelenen "yahudi soykrımı" belgesel-filmeri ardarda piyasaya çıkar. siyoni
stler nasıl kendilerini haklı çıkarmanın ideolojik bir kılıfı oalrak buargümanı kullanıyorsa, müslümanlarda aynı şekilde bu argümanın önemini azaltmaya yönelik bir tutum içerisine girmektedirler.
...
"medeniyetler çatışması" saçmalığı, İslam'ı günah keçisi kılmış, "iyi islam-kötü islam" olarak ikiye bölmüş ve böylelikle abd ve av köpeği İsrail'in saldırganlıkları "anti-terörist" savaş olarak nitelenmiştir. Şimdi İsrail'in katliamları, yahudi soykırımının net bir insanlık suçu olmadığını göstermez. 7 milyona yakın yahudi faşistlerce katledilmiştir evet. ancak sadece yahudiler değil, 300 bin çingene, bir kaç milyonda muhalif, komünist ve kızılordu esiri öldürülmüştür. İsrail ne yaparsa yapsın bu bir insanlık suçudur ve asla önemi azaltılmamalıdır.
...
ancak İslamcıların bir başka ikiyüzlülüğü de, "insanlık suçu" kavramını sadece din kardeşlerine yapılan katliamlarda akıllarına getirmeleridir. bosna'da sırp faşistlerin yaptıkları kadar, ladin'in parasıyla silahlanan örgütlerin sırpların başını palalarla kestiği görüntüleri de "insanlık suçu" olarak tanımlamalıdırlar. hani "ha bir ölü ha bin ölü" diyoruz ya, buna bağlı kalalım. rus ordusu kadın çocuk demeden Çeçen halkına sistemli bir işkence uygulamaktadır evet. bu gündemde tutulmalıdır, bilinmelidir, karşı çıkılmalıdır. müslümanlar bunu çok iyi yaparken 1996'dan beri taliban'ın yoksul afgan halkına çektirdiklerinden hiç bahsetmezler, "gerçek islam o değil" diyerek önemsizleştirirler. 20. yy'lın ilk çeğreğinde İttihat terakki'nin örgütlediği, önce 200 bin'e yakın rumun sürülmesi ve öldürülmesi ve hemen ardından 800 bin ermeninin soykırıma uğratılması konusunda da hiç ses çıkarmazlar, çıkarmadılar.
...
20. yy katliamlar ve soykırımlar yüzyılıdır. abd ve maşası suudilerin anti-komünizm kisvesi altında finanse ettiği şeriatçı-gerici gruplar ve sivil takipçileri son 10 yıla kadar hiç bir zaman katliamlar konusunda tek bir söylem ve eylemde bulunmamıştır. baçık kemiğe dayandığında, namlu kendilerine döndüklerinde, yani artık emperyalizmin yeni günah keçisi İslam olunca sesler çıkmaya başladı. 50 yıldır İsrail kurulupta filistin halkını katlederken orada savaşanlar komünistlerdi, devrimci-demokratlardı, samimi müslümanlardı. Önce abd'nin parasıyla gerdeğe girip sonra anti-emperyalizmcilik taslamak, bu uğurda geçmişteki soykırımları önemsizleştirmek sahtekârca bir ikiyüzlülükten başka birşey değildir.
19. (bkz: anne frank)
18. altı milyon, beş milyon, dört milyon yahudi öldürüldü iddaası var. almanyada büyük bir katliam yaşanmış şeklinde
bir iddaa var. bu soykırım abartması bir kalkan gibi koruyor yahudileri.
beşyüz yıl önce ispanya, o günkü şartlarda dahi bıkmış yahudilerden.sınırdışı etmiş. neden, sınırdışı etmiş.
yahudiler, ticaret kültürünü çokiyi bildikleri ve sadece bu uzmanlaşmayı kendi cemaatleri ile dünya çapında
paylaştıkları için, diğer milletlere ve insanlara fazla birşey kalmaz. osmanlı kucak açmış ta ne olmuş.en
sonunda bu imparatorlukta zenginliklerine zenginlik katıp, para trafiğini ele alarak, osmanlıya, şartlar ileri sürerek borç vermişlerdir. abdulhamitten filistin topraklarını genişletmek amacı ile satın almak istemişlerdir.padişah sağlığımda izin vermem, vatan hainliğidir, bu demiştir.
işte, varsayılan soykırımda suçu olsun olmasın her millete kendilerini acındırarak, bir sempati elde etmeğe çalışarak, alttan işlerini götürmüşlerdir.
osmanlıya ne faydaları dokunmuştur ki, saraya tefecilik yapmaktan başka. bir sanayi mi gelmiştir. el altından, çevrelerini
etkileyerek günah yaftası yapışmasını sağlıyarak, pahalıya mal olan ilkel araçlı bir tarım ülkesi olarak kalmasına
yıllarca çalışmışlardır. bugün değişen hiçbirşey yoktur. güneydoğu parsellenmektedir.filistin gibi.
konuştukları vakit, çok dostturlar. fakat, bu dostlukları sadece kendi cemaatleri arasında vardır.
bugün, filistinde olanlara, lübnandaki olanlara bakınca, varsayılan soykırımı gerçekten yaşayan insanların torunları olduklarına inanmak imkansızdır.
17. kavgam kitabını okuyup anlamaya çalışmak gereklidir bu olayı...
16. sözde yahudi soykırımıdır efendim olmamıştır öyle birşey yahudiler nazi almanyasında sabuna gönüşerek alman çocukların gözlerine kaçarak yanmasına neden olmuştur bu alman gençliğini yok etme amacını gütmektedir.
danone yogurt.
15. olaylara herzaman tarihsel boyutta bakmak gerekir üzerinden 10 sene geçse bile tarihsel bütün veriler ile oynamak deforme etmek ve değiştirmek mümkündür şimdi,zaten kabak gibi onumuzde duran yaratılmış sözde ırak savaşı senaryolarıda hali hazırda ortadayken parçaları birleştirmek o kadar zor değildir şimdi biraz gerçeğin o çok hafif izinden gidersek hepimize kanıksandırılmış olayların arkasındaki gerçekler ile yüzleşmeye başlayabiliriz.

2.dünya savaşı sırasında ölen insan sayısının 56 milyon olduğu söylenmektedir birinci dünya savasında ise bu rakam 36 milyondur,1.dünya savasında Çarlık rus kuvvetleri avusturya ve macaristan yahudilerini imparatorluğa karşı ayaklandırmıştır,daha sonra bölgede sorun çıkaran yahudileri aynı çarlık rus kuvvetleri kılıçtan geçirmiştir
pryzemsval ve budapestedeki bu katliamlar 1917 devriminden sonra bir şekilde yokedilmiştir(rus toprakları),coğu yahudi amerikaya göç etmiştir.bkz:1870-1935 arası yahudi göçleri.

1.dünya savasında hitlerin avusturya ordusunda yasadiklari ve mein keimpf isimli sacma eserinde belirttiği gibi yahudilerin imparatorluk üzerindeki etkisi büyüktür ister istemez bütün kötü olaylarda suç paranoyaklık derecesine varacak şekilde yahudilere atılmaktadır.İster istemez halk kendi basına gelenlerin suclusu olarak yahudileri gormeye baslar..

1928 den sonra nazi almanyasında yükselen antisemitizm ve faşizan hareket ile yahudilerin mal varlıklarına el konur altınları alınır ve duvar ile örtülen gettolarda yaşamaya belirli işleri yapmaya mahkum edilir,almanyadaki yahudi nufusu eğer bir yanlısım yok ise 200-300 bin civarlarındadır.

şimdi polonya tarihini az biraz bilenler bu güzel ülkenin tarih boyunca rusya-prusya/almanya -ve avusturya arasında çektiği acıları çok iyi bilir polonya neredeyse 2 kere yıkılmış 3 kere kurulmuştur şimdi,türk tarihi açısından (bkz: jan sobieski) donemine kadar osmanlı ile lehler 1 numaralı müttefiktir hatta 50 sene süre ile osmanlının ittifak/vassalıda olmuştur polonya.

şimdi hepimiz komunist rusya ile nazi almanyasının yaptıkları saldırmazlık paktı olarak bize itelenen şeyi duymuşuzdur ama ama anlaşma sadece bununla sınırlı değildir gerçek şudur komunist rusya ile nazi almanyası kendi aralarında polonya'nın bölünmesi hakkında da anlaşma yapmıştır.

1939 da almanya saldırıya geçer 49 gün gibi kısa sürede polonya ordusu yenilir yeraltına çekilir,ve almanya ülkenin doğu kentlerinin çoğunu komunist rusya'ya bırakır ne ilginçtir polonya ordusu hem komunist rusya ile hemde nazi almanyası ile gerilla savaşına başlar dünya tarihinde içinde bulunduğu ortam içinde böyle reaksiyonlara uğramış az ülke vardır.

1939-1945 arasında ise hitler ss ve ozel birliklerine ilk hedefin kurucu ülke prusya*nın yeniden kurulabilip üçüncü reich a tekrar katılabilmesi için polonya halkını yoketme emri verir.6 milyon insan katledilir ne ilginçtir bilinenin aksine bunlardan sadece 2-3 milyonu yahudidir,keza polonya yahudileri diğerlerinin aksine zengin değil işçi sınıfındandır,bir kolları harzem yahudilerine kadar uzanır,diğer öldürülen insanlar ise katolik polonyalılardır ama savaş sonunda bir anda o 3 milyon insanın kimlikleri inkar edilir,soykırım fikrini ortaya atan yanılmıyorsam robert raphael idi(keza o da yahudidir)yapılan soykırımda olen herkesi yahudi olarak ilan etmiş buda büyük kabul görmüştür.
ünlü polonyalı yönetmen roman polanski 'nin katolik annesi gaz odalarinda oldurulmuş yahudi babası ise mauthausen kampından kurtulmuştur.

yazılan kitaplar çekilen filmlerde bu koca gerçekten hiç bahsedilmez,hiç değinilmez 4-3 milyon polonyalı katolik sihirli bir şekilde yahudileştirilmiş ve şehit edilmiştir.


ye yine bu yahudi soykırımın arkasına sığınılarak komunist rusya'nın almanyayı işgali sırasında yaptığı bütün pislikler,her ele geçirdikleri şehirde nazi almanyası ile mücadele uyarınca tecavuz ettikleri masum alman kadınları ki size kayıtlara geçmiş bir rakam veriyorum ;sadece berlin de 25.000 alman kadınına sistemli olarak tecavuz etmiştir ruslar-iğrençlikler gizlenmiş,hamburg da 2 saatlik bombalama ile yerin dibine görülen 200.000 masum alman'dan hiç bahsedilmemiştir.

hatta nazi almanyasında öldürülen üstün ırka geçiş aşamasında katledilen,homoseksueller,özürlü insanlarda yahudilerin hanesine yazılmıştır.

acınası derecedeki kısa yaşamlarınızda hangi ideolojilere hizmet ederse etsin beyniniz ama gerçekleri tarihin gerçeklerini ufak yapbozlarını bu ideojilere kurban etmeniz bu dunya üzerinde hiçbirşey değiştirmeyecektir.

olen masum insanlarin sirtindan politik kazanc kazanmaya calisan her insan bunun hesabını er geç verecektir.


son edit: reddedenlerin veya karşı fikir sunan herkesin "düşünce özgürlüğünün yüzeyselliği" sebebiyle taşlandığı nazi etiketinin takılmasına sebebiyet insanı insan olmaktan utandıran olaylar silsilesidir.*







14. (bkz: antisemitist cahillikler komedyası)
13. zenginlik ve aralarında çok iyi örgütlenme gibi özelliklere sahip yahudilerin, bu soykirim* karşısında koyun gibi davranmaları (filmlerde öyle gösteriolar) akıllara soru işareti getirir. ***
12. yumurtayı kırmadan omlet yapamazsın. (bkz: fight club)
11. bir soykırımdan bahsederken kıçları rahatta olan küçük burjuva bebelerinin fütursuzca laflar etmelerine neden olmuş olay. Çok düz bir mantıktır bu. birini reddetmek öbürüne taraf olmaktır gibi görülür. yahudi soykırımını lanetlemek,siyonist sempatizanlığı demek değildir. İsrail'in siyonist hareketlerini de meşrulaştırmaz. olayla uzaktan yakından bile ilgisi olmayan türkiye'nin internet çocukları ortalık yerde "hitler iyi yapmış abi yahudiler yönetiyor dünyayı" paranoyaklığıyla tarihsel gerçekleri 3-5 kişinin katliamıymış gibi önemsizleştirirler. yahudi çocuklarının hiç bir suçu yoktu! kendigeleneklerini sürdüren orta halli bir yahudi babanın hiç bir suçu yoktu! tıpkı filistinde evi bombalanarak ölen çocuk, çocuğunun ölüsüne sarılıp ağlayan filistinli babanında hiç bir suçu olmadığı gibi. kendilerine führer, önder, bilmemne diyen birileri çıkıyor, egemenlerin çıkarları uğruna masum halkları birbirine yediriyor ve internet çocukları güya filistinlilere duyarlılık gösterirmiş gibi bunlardan birine taraf kesiliyor.
...
İnsanoğlu bu katliamları yapabilecek kadar canavarlaştı evet. ama bu canavarlıklardan birine taraf olmak ya kara cehalet ya da kimliksiz küçük burjuva bebelerinin aidiyet aramasının bir sonucudur. bu insan müsvetteleri birilerine taraf olurken bu şiddete neden olan silah şirketleri kar üstüne kar yapmakta. "Öldürmek mi istiyorsun? al silahın benden, yalnız bedelini öde" diyorlar. yahudiler sadece öldürülmedi, köle gibi çalıştırıldı. karlarıda alman savaş sanayisine yaradı. mallarına el konuldu ve devletin en üstündekiler rahat rahat oturdu kıçlarının üzerine. aynı şekilde şimdi israil'deki gericiler bundan çıkar sağlıyor. onlar abd'yle türkiyeyle flört ediyorlar çünkü israil'de silah üreten, pilot eğitimi çok iyi olan bir ülke. savaş demek bir çok alanda kar yapmak demektir. Öte yandan, piyade silahlarının en büyük müşterileride hamas, hizbullah, al-aksa şehitleri tugayı gibi gerici radikal örgütlerdir. silahları kimlerden satın alıyorlar? sadece ekonomisini düzlüğe getirmeye çalışan rusya'dan mı? hayır. Çeçen hareketinin vahabi gericileri amerikan füzesiyle düşürüyor rus helikopterini. taliban'ı silahları eski amerikan silahlarıydı. bunları abd besledi hep. Şimdi meyvalarını topluyor. İşleri bittiğinde onları yokedecek ve yeni kurulacak ülkeleride kendi silahlarıyla donatacak. ama boşverin. herşeyin sorumlusu yahudiler ya. kesin gitsin.
...
en iyi keman virtüözleri yahudilerden çıkar, çünkü bu bir kültürdür. ama önemi yok. yahudi burjuvazisine alınan tavır kabul görecek bir harekettir ama yahudinin de israilde yoksulu, evsizi, sömürülen işçisi var, ezilen kadını var. orta hallisi var, bizdeki gibi kültür endüstrisinin yozlaşmasına uğrayan var. bunların önemi yok. yahudi ya!
...
faşizmi varolması toplumsal bir olay değildir sadece. herhangi egemen bir güç içselleşmiş ama belli dönemlerde baskılanmış faşizmi her an harekete geçirebilecek kurnazlığa sahip. yukarıdaki bazı entrylerde buna en görnüne örnektir. diyecek laf yok.
10. doğrudur. sözde değil özde temizlik operasyonudur.
İnsanlar temizlik yapmışlardır. Üstelik sabun bile kullanmışlardır.
almanya, yenik çıktığı savaştan ekonomisi çökük bir biçimde, belki de yıkılmadığına dua ederek kurtulmuştur. başa, tanrı'dan müthiş bir konuşma yeteneği ve zeka alan, bir o kadar da insanlık tarihinin yüz karası, anlatılamayacak derecede korkunçluklar ortaya koyan bir adam gelmiştir.
evet, bu adam biraz pisliği temizlemenin, kendi ülkesinin ekonomisini kaldıracağını çok doğru düşünmüştür. zekidir bu adam. haklıdır. kaldırımları bile kullandırmamıştır onlara, yukarıdan kendi ırkına bakmasın diye. bir el işareti ile sevgili subaylarına çalışamayacak derecede kötü pislikleri fırına, çalışabilecekleri ise kampa, sonra da gaz odasına atmalarını emretmiştir. İşte böylece temizlik, insaniyet, ahlak, sevgi dolu bir olaydır bu.
9. kazananlarin istedigi gibi tarihi yazmasi sonucu olusan,durumdur rakamlar neredeyse 1/100 oranında abartılmıştır,soykırım uygulanmıştır,ama ilginc olan sudur auschwitz'te kayitli olan 30 alman askeri vardir ve ne hikmetse auschwitz te olduruldugu iddia edilen 1 milyon yahudiden hicbiri bir eylem gerceklestirememistir.
8. yahudi paranoyaklarının sonunda iyice el atmaya başladığı konudur. bu soykırım rakamları abartılmış ya da abvartılmamış. olaya insani yönlerden bakılması gerekir. politik yabancılaşmanın canavarlığı neredeyse bu soykırımı haklı göstermeye yanaşması çok adicedir.
...
Çocuklar, yaşlı, kadın demeden bu insanlar katledilmiştir, yaşasalar bile üzerilerinden atamayacakları psikolojik yıkımlar yaşamıştır. elbette bu siyonizmi meşrulaştırmaz. ancak yaşanmış tarihsel gerçekleri, ideolojik kılıflara uydurmak için bulandırmak, en az bir halkı tümden mazlum göstermek kadar bilim ve tarih dışıdır. sadece yahudiler değil, çingeneler, komünistler sıradan rus, çek, sırp, fransız vatandaşlarıda bu kamplarda veya şehirlerde adice katledilmiştir.
...
yahudi paranoyaklığı yüzünden, insan ölümü üzerinden politika yapmaya çalışmak, ipsiz sapsız ideolojiler üretmeye kalkmak, komplo teorileriyle insan üstü tezler öne sürmek kimliksiz modernist toplumların postmodernizme karşı geri kalmış tepkisinden başka birşey değildir.
7. yahudi soykırımı kavramının siyasi -ve ekonomik- bir propaganda aracı haline geldiği gerçeğini vurgulayan önemli bir çalışma, new york Üniversitesi'nden yahudi asıllı tarihçi norman g. finkelstein'in the holocaust industry: reflections on the explotation of jewish suffering (soykırım endüstrisi: yahudilerin acılarının sömürülmesi Üzerine düşünceler) adlı kitabıdır. kendi öz anneannesi de nazi toplama kamplarında tutsak olarak yaşamış bir "soykırım mağduru" olan finkelstein, 2000 yılı basımı olan kitabında, soykırım kavramının gerek İsrail gerekse batı'daki yahudi örgütleri tarafından tam anlamıyla "sömürüldüğünü" anlatmaktadır.

bilindiği gibi, ii. dünya savaşı'nın ardından kurulan uluslararası mahkemeler, almanya'yı nazi mağduru tüm yahudilere büyük bir tazminat ödemeye mahkum etmiştir. milyar dolarlarla ifade edilen bu tazminatın taksitleri, almanya tarafından İsrail'e ve dünyanın farklı ülkelerindeki yahudilere on yıllardır ödenmiştir ve halen ödenmeye devam etmektedir. sadece almanya değil, başta İsviçre olmak üzere çeşitli avrupa ülkeleri, İsviçre'nin birer finans imparatorluğu niteliğindeki uluslararası bankaları hatta nazi işgali sırasında yahudilere yardım etmeyen doğu avrupa ülkeleri de defalarca nazi mağduru yahudilere tazminat ödemek durumunda bırakılmıştır.

finkelstein, soykırım endüstrisi adlı kitabında, tüm bu tazminatların kullanılmasında bazı yolsuzluklar yapıldığını, nazi mağduru yahudilere verilmek üzere almanya ve benzeri hükümetlerden çok büyük paralar alındığını, ancak bunların gerçek sahipleri, yani nazi mağduru yahudiler için değil, siyonist örgütlerin finansmanına kullanıldığını anlatmaktadır.

Örneğin, yahudi örgütleri geçtiğimiz yıllarda "nazi kamplarında köle işçi olarak çalıştırılan yahudilerin emeklerinin tazminatı" olarak almanya'dan yeni bir ödeme istemişlerdir. bu ödemeden yararlanacak yahudilerin sayısı olarak verdikleri rakam ise 135 bindir. oysa finkelstein, resmi istatistiklere dayanarak, nazi kamplarında işçi olarak çalıştırılmış olup halen hayatta bulunan yahudilerin sayısının 14-18 bin civarında olduğunu açıklamaktadır. arada kalan büyük fark, "tazminat" adı altında siyonist örgütlerin kasasına aktarılacaktır. (norman g. finkelstein, the holocaust industry, verso press, new york, 2000. s. 126)
sonuç

naziler, yahudileri ii. dünya savaşı sırasında soykırım politikasına tabi tutmuştur. binlerce yahudi -farklı milletlerden insanlarla birlikte- nazi vahşetinin hedefi olmuştur. vicdan sahibi her insan, her müslüman, bu vahşeti lanetler.

burada göz önünde bulundurulması gereken iki önemli konu vardır:

1- nazi zulmünün mağdurları, sadece toplama kamplarının tutsakları veya sadece yahudiler değildir.

2- yahudilerin nazi zulmüyle büyük mağduriyet yaşamış oldukları gerçeği, bazı yahudilerin diğer bir millete (örneğin filistinlilere) yaptıkları bir zulmü meşru ve haklı göstermek için kullanılamaz.

bu iki noktayı özellikle belirtmek gerekir. kendilerine resmi ideoloji olarak siyonizm'i seçenler, 50 yıldır, bu konuda yanıltıcı bir propaganda kullanmaktadırlar. ii. dünya savaşı'nın tek mağdurunun yahudiler olduğu ve bunun da İsrail'in filistinlilere karşı uyguladığı zulmün mazur görülmesine neden olması gerektiği telkin edilmektedir. bu konuda değerlendirme yaparken, söz konusu "sömürü politikası"nın son derece yanlış ve sonuç bakımından da tehlikeli olduğu mutlaka hatırlanmalıdır.

* * * *


»
Alakalı olabilir!
- yahudi seriati
- yahudi seviciligi
- yahudi reformu
- yahudi tabyalari
- yahu kardesim

nedir.Net