Tevhid Kavramının Anlamı
Sözlükte “tek ve bir olmak” anlamındaki “vahd” kökünden türeyen tevhid, “bir şeyin bir ve tek olduğunu kabul etmek” demektir. İslam terminolojisinde monoteizmin, yani tek tanrıcılığın karşılığıdır. Tevhid, Allah’ın varlığını, birliğini, tüm yetkin nitelikleri kendisinde topladığını, eşi ve benzeri bulunmadığını bilmek ve buna inanmaktır. Bu bilgi ve inanç, en özlü biçimde “Lâ İlâhe İllallah” (Allah’tan başka ilah yoktur) cümlesiyle ifade edilir ve bu cümleye “kelime-i tevhid” denir.
Tevhidin Boyutları
Tevhid inancı, Allah’ın birliğini farklı boyutlarda ele alır:
- Zatta Tevhid: Allah’ın zatının kısmının, parçasının veya bölümünün olmadığını, O’nun birleşik bir varlık olmadığını ifade eder.
- Sıfatlarda Tevhid: Allah’ın sıfatlarında eşi ve benzeri bulunmadığını, yaratılmış varlıklara benzemediğini kabul etmektir.
- Fiillerde Tevhid: Allah’ın fiillerinde ortağı bulunmadığını, yaratma, rızık verme, diriltme ve öldürme gibi tüm eylemlerin yalnızca O’na ait olduğunu belirtir.
- Rububiyyet Tevhidi: Allah’ın âlemlerin Rabbi olarak tek idareci olduğunu, yaratma, rızık verme, hidayete sevk etme gibi vasıfların sadece O’na ait olduğunu vurgular.
- Uluhiyyet Tevhidi: İbadet edilecek tek varlığın Allah olduğunu, ibadette hiçbir şeyi O’na ortak koşmamayı gerektirir.
İslam’da Tevhidin Önemi
Tevhid, İslam dininin en temel ilkesi ve özüdür. İnsanlık tarihi boyunca gönderilen tüm peygamberlerin tebliğ ettiği inanç sistemi tevhiddir. Kur’an-ı Kerim’de “tevhid” kelimesi doğrudan geçmese de, “vahd” kökünden türeyen “vâhid”, “ahad” gibi kelimelerle ve birçok ayette tevhid inancı çeşitli yönleriyle dile getirilir. Özellikle İhlas Suresi, “Tevhid suresi” olarak da bilinir ve tevhidin en özlü ifadesidir.
Tevhidin karşıtı ise “şirk”tir; yani Allah’a ortak koşmaktır. Şirk, Allah’ın varlığında, özelliklerinde, fiillerinde veya kendisine ibadet edilmesinde eşi, benzeri veya ortağı bulunduğuna inanmak ve bu doğrultuda davranmaktır. Tevhid inancı, insanı şirkin her türlüsünden uzaklaştırarak, hayatın her alanında yalnızca Allah’a yönelmeyi ve O’na güvenmeyi sağlar. Bu inanç, bireyin ahlaki gelişimine katkıda bulunur, kötü ahlakı yok eder ve toplumsal düzenin sağlanmasında önemli bir rol oynar.