Preeklampsi Nedir?
Preeklampsi, halk arasında 'gebelik zehirlenmesi' olarak bilinen, gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Bu durum, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) ve idrarda protein varlığı (proteinüri) ile karakterizedir. Nadiren de olsa, doğumdan sonraki ilk dört hafta içinde de preeklampsi gelişebilir.
Belirtileri Nelerdir?
Preeklampsinin belirtileri hafif veya şiddetli olabilir ve vakadan vakaya değişiklik gösterebilir. En yaygın belirtiler şunlardır:
- Şiddetli veya geçmeyen baş ağrısı.
- Bulanık görme, göz önünde uçuşmalar veya ışık çakmaları gibi görme bozuklukları.
- Yüz, eller ve ayaklarda ani şişlik (ödem).
- Ani kilo alımı.
- Kaburgaların hemen altındaki bölgede veya karnın üst kısmında ağrı.
- Mide bulantısı veya kusma.
- Nefes almada zorluk.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Preeklampsinin kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak, plasentanın (bebeğin beslenmesini sağlayan organ) anormal gelişimi ve damar fonksiyonlarındaki değişikliklerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bazı risk faktörleri preeklampsi geliştirme olasılığını artırabilir:
- Daha önceki gebeliklerde preeklampsi öyküsü.
- Kronik yüksek tansiyon.
- Diyabet.
- Böbrek hastalıkları.
- Çoğul gebelikler (ikiz, üçüz vb.).
- Obezite.
- 35 yaşından büyük veya çok genç anne adayları.
- Tüp bebek tedavisi görmek.
- Otoimmün hastalıklar (Lupus gibi).
Tanı ve Tedavisi
Preeklampsi tanısı, kan basıncı ölçümleri ve idrar testleri ile konulur. İdrarda protein varlığı ve kan testlerinde böbrek veya karaciğer fonksiyon bozuklukları gibi bulgular tanıyı destekler. Bebeğin gelişimi ve iyilik hali ultrason ve NST (Non-Stres Test) ile takip edilir.
Preeklampsinin tek kesin tedavisi bebeğin doğmasıdır. Ancak, gebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıktığında, bebeğin akciğerlerinin gelişimi için doğumun bir süre ertelenmesi gerekebilir. Bu süreçte, anne ve bebeğin durumu yakından izlenir ve tansiyonu kontrol altına almak için ilaçlar (antihipertansifler) kullanılabilir. Şiddetli vakalarda hastanede yatış ve magnezyum sülfat gibi ilaçlar eklampsi (sara krizi) gelişimini önlemek için verilebilir.
Komplikasyonlar
Tedavi edilmezse, preeklampsi hem anne hem de bebek için ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu komplikasyonlar arasında karaciğer yırtılması, böbrek yetmezliği, beyin kanaması, plasental abrupsiyon (plasentanın rahim duvarından erken ayrılması) ve HELLP sendromu (hemolitik anemi, yükselmiş karaciğer enzimleri, düşük trombosit sayısı) yer alabilir. Bebek için ise düşük doğum ağırlığı, erken doğum, solunum ve gelişim problemleri görülebilir.