Ücretsiz İzin Kavramı ve Yasal Çerçevesi
Ücretsiz izin, en basit tanımıyla, işçi ile işverenin karşılıklı anlaşmasıyla iş sözleşmesinin belirli bir süre için askıya alınması durumudur. Bu dönemde işçinin iş görme borcu ve işverenin ücret ödeme borcu geçici olarak ortadan kalkar. Ancak iş sözleşmesi tamamen sona ermez, sadece askıya alınır ve işçi ile işyeri arasındaki hukuki bağ devam eder.
Türk İş Hukuku'nda, 4857 sayılı İş Kanunu'nda genel bir ücretsiz izin düzenlemesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Kanun'un bazı maddelerinde özel durumlar için ücretsiz izin hakları tanımlanmıştır.
Ücretsiz İzin Türleri ve Şartları
Ücretsiz izin uygulaması genellikle iki ana şekilde ortaya çıkar:
- Kanundan Doğan Ücretsiz İzinler: İş Kanunu'nda açıkça belirtilen ve işverenin vermekle yükümlü olduğu bazı ücretsiz izin türleri vardır. Bunlar başlıca şunlardır:
- Doğum ve Evlat Edinme Halinde Ücretsiz İzin: Kadın işçilere, analık izninin (doğum sonrası 8 hafta) bitiminden itibaren istekleri halinde altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Çoğul gebeliklerde bu süreye eklenir. Aynı hak, üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçiler için de geçerlidir.
- Yıllık İzin Yol İzni: Yıllık ücretli iznini işyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olan işçilere, istemde bulunmaları ve bu durumu belgelemeleri koşuluyla, gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren tarafından dört güne kadar ücretsiz izin verilmesi zorunludur.
- İşçi ve İşverenin Karşılıklı Anlaşmasıyla Verilen Ücretsiz İzinler: Kanunda açıkça düzenlenmeyen diğer ücretsiz izin halleri, işçi ve işverenin karşılıklı rızası ve yazılı anlaşması ile mümkündür. Bu tür izinler genellikle sağlık sorunları, ailevi nedenler, eğitim veya seyahat gibi kişisel sebeplerle talep edilebilir.
Ücretsiz izin, iş sözleşmesinde esaslı bir değişiklik anlamına geldiği için, İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işçiye yazılı bildirim yapılmalı ve işçi bu değişikliği altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmelidir. Aksi takdirde ücretsiz izin uygulaması hukuki bağlayıcılık kazanmaz. İşverenin tek taraflı olarak işçiyi ücretsiz izne çıkarması hukuka aykırıdır ve iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi anlamına gelebilir, bu durumda işçi kıdem tazminatı gibi haklarını talep edebilir.
Ücretsiz İznin İşçi Haklarına Etkileri
Ücretsiz izin süresi boyunca işçinin bazı hakları askıya alınır veya etkilenir:
- Ücret Ödemesi: Ücretsiz izin süresince işçiye herhangi bir ücret ödemesi yapılmaz.
- Sosyal Güvenlik Primleri (SGK): İşveren tarafından ücretsiz izinli günler için SGK primi ödenmez ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na eksik gün bildirimi yapılır. İşçi, bu süre zarfında isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek sağlık güvencesini sürdürebilir. Ancak, kanundan doğan özel ücretsiz izinler dışındaki ücretsiz izin sürelerinin bir takvim yılı içinde 30 günü aşması halinde, genel sağlık sigortası kapsamındaki sağlık hizmetlerinden yararlanılamayabilir.
- Kıdem ve Yıllık İzin Süresi: Ücretsiz izin süreleri, kıdem tazminatı hesabına esas süreye ve yıllık ücretli izin hak edişine dahil edilmez.
- İşe Dönüş Hakkı: Ücretsiz izin süresi sona erdiğinde, işçinin işine geri dönme hakkı vardır ve işveren, işçiyi iş sözleşmesini askıya aldığı yerden devam ettirmekle yükümlüdür.
Özetle, ücretsiz izin, işçi ve işveren arasında karşılıklı rızaya dayalı, iş sözleşmesinin geçici olarak askıya alındığı bir durum olup, yasal düzenlemeler ve tarafların anlaşması çerçevesinde belirli koşullara tabidir.